"Mehmet Uğur Yüksel" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Mehmet Uğur Yüksel" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Mehmet Uğur Yüksel

Tutku dediğimiz şey ne kadar derindir

Ankaralı tiyatroseverlerin yakından tanıdığı iki isim aynı filmde buluşuyor.

Erdal Beşikçioğlu ve Sezin Akbaşoğulları, kadın-erkek ilişkilerini masaya yatıran “Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku”da aşkı sorgulayan bir çifti canlandırıyor.

Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku
Yönetmen: Çiğdem Vitrinel
2014/Türkiye

“Geriye Kalan” adlı ilk filmiyle dikkatleri çeken Çiğdem Vitrinel’in ikinci filmi, Erdal Beşikçioğlu ve Sezin Akbaşoğulları’nı bir araya getiriyor. Yazar Arif tam da kadınları ve aşkı anlamaya çalıştığı bir sırada Müzeyyen’e rastlar. Arif’e göre, kadınlar kendilerinden söz etmeyi severler, Fakat Müzeyyen hep Arif’i konuşturur. Müzeyyen saçlarını kendisi keser, iyi bir kadın olmak istemez, konuşurken gözlerini kaçırmaz. Sonunda Müzeyyen, kitabını bitirmeye çalışan Arif’e büyük acılar ve bu acıların içinde de aradığı cevapların bazılarını verecektir. Kadın-erkek ilişkisini masaya yatıran film, romantizm arayanların ilgisini çekecektir.

Kim Ki Duk bildiğimiz gibi
Bire Bir
One On One
Yönetmen: Kim Ki Duk
2014/Güney Kore/122’

“Fedakar Kız”, “Boş Ev” gibi filmleriyle 2000’lerin en çok konuşulan yönetmenlerinden birine dönüşen Kim Ki Duk’un son filmi “Bire Bir”, eski günlerini tekrardan öteye geçemeyen bir dram-gerilim. Liseli bir kızı öldüren yedi kişiden biri, eğitimli bir askeri tim tarafından kaçırılır. İşkence yapıldıktan sonra cinayeti itiraf ettiği bir not yazar ve serbest bırakılır. Bir zamanlar hiçbir şeyden korkmadığını düşünen bu adam şimdi büyük bir korkunun içindedir. Cinayete karışan diğer altı kişinin de kaçırılıp işkenceye uğradığını ve kimilerinin intihar ettiğini öğrendikten sonra ise bu korkusu artacaktır. Yönetmenin takipçileri kaçırmasın.

Dans özgürleştirir
Özgürlük Dansı
Jimmy’s Hall
Yönetmen:
2014/İngiltere-Fransa/109’

Bu haftanın bir diğer usta ismi Ken Loach ise, benzer konular etrafında dönse de tekrara düşmeyen ve değerini yitirmeyen sinemasıyla umut vermeye devam ediyor. Bu hafta gösterime giren son filmi “Özgürlük Dansı”, düşünceleri yüzünden tehlikeli bulunan ve sürgüne gönderilen bir adamın hikâyesini anlatıyor. 20’lerin başında Jimmy Gralton adlı genç bir adam İrlanda’nın bir kasabasında bir dans salonu açar. Salon, insanların düşündüğü, ürettiği ve eğlendiği bir mekana dönüşünce kilise ve politikacılar tehlikeyi sezip buranın kapatılması için uğraşırlar. Haftanın en iyi seçeneği, kaçırmayın.

X