"Kanat Atkaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Kanat Atkaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Kanat Atkaya

Vah gidenlere vah gidenlere

DİYARBAKIR Baro Başkanı Tahir Elçi, 28 Kasım 2015’te Dört Ayaklı Minare’nin önünde basın açıklaması yaparken “neredeyse canlı yayın esnasında” öldürüldü.

Elçi, öldürüldüğü noktadan 100 metre ötede polis memuru Ahmet Çiftaslan’ın şehit olduğu, iki polisin de yaralandığı çatışmanın ardından yaşanan kovalamacada tam olarak “kim vurduya gitti”...

Polisin 2 YDG-H’liyi kovaladığı sırada yaşanan olayın ardından devletin sorumluluk ve yetki açısından en yüksek noktalarındaki isimlerinden açıklamalar peşi sıra geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Burhaniye’de tesis açılışında kürsüden haberi duyururken “Sayın Elçi’ye ve şehit polisimize Allah’tan rahmet, yaralılara şifa diliyorum. Bu olay Türkiye’nin terörle mücadeledeki kararlılığının ne kadar doğru olduğunu göstermiştir” dedi.

DEMEÇ SANATINDAN ÖRNEKLER

Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu, Tahir Elçi’nin eşi Türkan Elçi’yi arayarak taziyelerini sunduktan sonra net ve iddialı konuştu:

“Bu olay mutlak surette aydınlatılacak. Faili meçhul bizim dönemimizde kalmaz, kalmayacaktır. İdari soruşturma süratle yapılacak ve kamuoyuyla paylaşılacaktır. Hedef sadece Tahir Elçi değil, Türkiye’dir...”

İçişleri Bakanı Efkan Ala da netti: “Olayın tüm yönleriyle incelenmesi için 4 müfettiş görevlendirildi. Olay tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulacaktır. Saldırı milletimizin birliğine, bütünlüğüne yönelik yapılmıştır...”

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ da “Hükümet olarak soruşturmanın yakın takipçisi olacağız. Bütün ihtimaller araştırılacak. Bütün Diyarbakır’daki kardeşlerimizin bilmesini isterim, her ihtimal incelenecek ve gereği neyse yapılacaktır. Bunun da şahidi bütün Türkiye kamuoyu olacaktır...” diyerek teminat verdi. 

NELER YAŞANDI?

Peki sonra ne oldu?

Bir değil, yarım değil, çeyrek arpa bile yol gidilemedi bunca büyük lafa rağmen.

Çatışmalar sürdüğü için keşif 110 gün sonra yapılabildi mesela.

3 kez savcı değiştirildi, fail veya şüpheli sıfatıyla kimse bulunamadı, sorgulanmadı mesela...

Adalet Bakanlığı geçen ay “Soruşturma ne vaziyette, neredeyiz, savcısı kimdir?” şeklindeki soruya verdiği yazılı cevapta “Bahsi geçen olayın soruşturmasının hangi Cumhuriyet savcısı tarafından yürütüldüğünün bilinmediğinden, görev yerinin değişip değişmediği hakkında bilgi verilemediği bildirilmiştir...” ifadelerini kullandı mesela...

Adalet Bakanlığı’nın savcısını bile bilmediği vaziyette bir vaka... Fail meçhul müdür, değil midir onu bile bilmiyoruz vesselam! 

Geçtiğimiz ay, Tahir Elçi’nin öldürüldüğü noktada yapılan anma törenine katılan Sezgin Tanrıkulu vardığımız yeri şöyle özetliyordu:

“Polis kameralarında 13 saniyelik bir boşluk var, birçok işyerinin kamera görüntüleri alınmış değil, birçok kayıt da silinmiş. Tahir Elçi’nin vurulduğunu gören ya da ateş eden polislerin ifadesi şüpheli sıfatıyla alınmış değil...”

BEKLE RAPORUM BEKLE

Peki “Efkan Ala’nın duyurduğu dört müfettiş ne yaptı?” diye soralım mı?

Dün bu sorunun cevabının izlerini Birgün’den Hüseyin Şimşek’in haberi sayesinde öğrendik.

İki mülkiye, iki polis başmüfettişinin 24 polis memuruyla görüşerek 2 yıl önce yazdıkları ve yaşanan olaydaki ihmallere, yanlışlıklara dikkat çekilen rapor işleme konulmamış, “beklemede” imiş...

Vah Ahmet’e, vah Tahir Elçi’ye...

Vah gidenlere, vah gidenlere...

X