Suyunun suyunun suyu işte

“YENİ öğretmenler sınavdan çaktı...”

Haberin Devamı

Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi (ÖABT) sonuçlarından hareketle ÖSYM tarafından hazırlanan raporu, arkadaşımız Gamze Kolcu bu başlıkla duyurdu...

Yaklaşık 308 bin kişi başvurdu, 261 bin kişinin sınavı geçerli sayıldı.

Netice?

Yeni mezun öğretmen adaylarının büyük bölümü “kendi branşına dair” soruların yarısını bile doğru cevaplayamadı.

En feci tablo “fen bilimleri, teknoloji, kimya, fizik ve matematik” alanlarında beliriyor. Pozitif bilimler nanay diye özetleyeyim...

50 soru üzerinden yapılan değerlendirmeye göre fen bilimleri ve teknoloji mezunlarının başarı ortalaması 11.82, kimya öğretmenlerinin 14.14, fizik öğretmenlerinin 16.25, matematik öğretmenlerininse 11.97 oldu.

50 sorunun 34’üne doğru cevap veren psikolojik rehberlik ve danışma öğretmenleri en başarılı olanlar.

Haberin Devamı

Türkçe ve din kültürü de 29 doğru cevap ortalamasıyla takipte...

“Memleketin ekonomisi nasıl dirilir, büyür? Toplumsal refah nasıl artar?” sorusunun cevabında gezen uzmanların ortak cevaplarından biri de “katma değeri yüksek ürünler geliştirmek”tir; malum...

Nasıl olacak peki o iş? Güney Kore hayallerine yatmakla, “Ulan bu akıllı telefon aslında benim aklıma gelmişti önce” demekle olmayacak elbette...

O ürünleri hayal edecek, tasarlayacak kuşaklar gerekiyor.

O kuşakları eğitim sistemi kurgusundan başlayarak destekleyecek, ufuklarını açacak bir zihniyet gerekiyor.

Çocuklara matematik, fizik, fen, kimya öğretmek gerekiyor.

Bu alanlarda parlama potansiyelini önceden fark edecek ve yönlendirecek bir sistem gerekiyor.

Ve elbette bu öğrenmek isteyene öğretebilecek kapasiteye sahip öğretmenler, eğitmenler gerekiyor.

Eğitmenleri eğittiğin sistem buysa ortaya çıkan da ancak bilimin suyunun suyunun suyu ile beslenmiş cılız fidanlar olabiliyor.

2015 PISA sonuçlarını hatırlıyor musunuz? Bir ara tartışılmıştı, sonra şimdi benim yaptığım gibi ara sıra dönüp bakılan bir referans noktasına döndü.

Öğrencilerimiz 70 ülke arasında fen alanında 52’nci, matematikte 49’uncu, okumada 50’nci olabilmişti.

Sıralamada Singapur (ve Estonya) hem genel olarak hem de tek tek branşlarda en başarılı memleket(ler) olarak parlıyorlardı.

Haberin Devamı

O dönem El Cezire Türkiye adına Ayşe Karabat eğitim uzmanı Derya Şahin İpek’le bir röportaj yapmıştı.

Tamamını aktarmam mümkün değil, web üzerinde arama yaparak bulabilirsiniz.

Ama özetle “en parlak öğrencilerin öğretmenliğe yönlendirildiğini”, “öğretmenlere özerklik ve inisiyatif kullanabilecekleri alanlar verildiğini”, “yansıtıcı-uygulayıcı öğretmen” gibi modern/özgün modellerin devreye sokulduğunu vb anlatıyordu uzman.

Önce öğretmen iyi eğitiliyordu özetle...

Bizdeki manzaraya bakınca...

İyi eğitim almamış, anlatacağı dersi tam anlayamamış (suçlu onlar değil elbette) öğretmenlerin/öğrencilerin nasıl olup da kendilerinden daha donanımlı öğrencilere/öğretmenlere kapı arayabileceklerini, ufuk açabileceklerini anlayan varsa beri gelsin.

Haberin Devamı

Yoksa suyunun suyunun suyu işte...

Yazarın Tüm Yazıları