"Kanat Atkaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Kanat Atkaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Kanat Atkaya

‘Nasıl anlatsam sana? İlk harflere baksana!’

YETKİSİNİ bilmesek de üst düzey bir yetkili, adını açıklamak istemeyen bir başka yetkilinin bir diğer orta düzey yetkiliye dayanarak şu bilgiyi aktardığını kulis bilgisi olarak paylaşmıştı:

“Obama, Erdoğan’la görüşeceği sabah yumurtasının rafadan pişirilmesiniz istemiş...”

 

Bu bilgi inanılması güç derecede çok ama pek çok önemlidir arkadaşlar...

 

KAFADAN RAFADAN

 

Malum, Obama’nın nüfus kaydı Honolulu, Hawaii’dedir. Hawaii doğumluların yumurtayı sabahları kafadan rafadan istemesi o gün yapacakları görüşmelere üst düzeyde önem verdiklerini gösterir.

 

1794’te Honolulu’ya ayak basan ilk yabancı olan Britanyalı kaptan William Brown’ın da o ılık ve güneşli günün sabahında yumurtasını çırpılmış değil de rafadan istediği rivayet edilir.

 

Yani tarihi kökleri olan diplomatik bir jestten, zaferden söz ediyoruz burada; sayıyla kendinize geliniz!

 

Nükleer Güvenlik Zirvesi sırasında elde edilen başarılara dair alametler rafadan yumurtayla sınırlı değildir eyy vatandaş!

 

BİR SEVGİ PINARI

 

Obama ve Erdoğan arasında brüt 50, net 25 dakika sürdüğü belirtilen ikili görüşme Beyaz Saray’ın dekorasyonundaki hâkim renkten dolayı böyle anılan Kırmızı Oda’da yapılmıştır.

 

Bakınız, burası çok mühimdir mesela...

 

Kırmızı Oda Başkan Ulysses Grant döneminde ailenin kaynaştığı salondur. Eleanor Roosevelt, basının kadın temsilcileriyle sohbet etmek için, Clinton’lar ise küçük ev partileri için kullanmıştır.

 

John Kennedy’nin öldürülmesinin ardından yaslı Bayan Kennedy’nin önemli zevatın başsağlığı dileklerini bu odada kabul ettiğini de yazıyor kaynaklar...

 

Yani demem o ki; bir aile sıcaklığını yansıtır ve mütemadiyen çağlayan bir sevgi pınarı olarak görülür o oda.

 

Bu detayı önemsiz gibi göstermeye çalışan olursa inanmayın diye özellikle şeyettiriyorum abilerim, ablalarım!

 

ABİMSİN, BÜYÜĞÜMSÜN

 

İkili görüşmeden yansıyan fotoğraflarda Obama’nın elini çenesine koyarak, kravatının çizgilerinin aksi istikametinde kaykılarak ve bazı ada ülkelerinde “Abimsin, büyüğümsün, sen ne dersen o!” anlamına geldiği herkes tarafından bilinen (bilmeyenler de öğrensin artık, tamam mı?) bir jestle tek gözünü diğerine göre daha fazla kısarak bakmasını da doğru okumak lazım...

 

“Şer odakları” bu gibi diplomatik zafer işaretlerini çarpıtmaya çalışıyor ya...

 

Bakalım bu son aktaracağım detaya ne diyecekler.

 

Zirvenin finalinde liderlerin toplu fotoğraf çekimine odaklanalım şimdi...

 

AKROSTİŞE KUVVET

 

Fotoğrafta Werner Iohannis (Romanya), Emily Mashabane (Güney Afrika), Lars Lokke Rasmussen (Danimarka), Obama (ABD), Vieira (Brezilya), Enrique Nieto (Meksika), Rutte (Hollanda), Erna Solberg (Norveç), İlham Aliyev (Azerbaycan) ve Sobotka (Çek Cumhuriyeti) gibi isimleri görüyoruz.

 

Yan yana, dip dibe filan değiller, düzensiz olarak duruyorlar ama diplomasiyi benim kadar “mükemmel” bilenlerin görebileceği bir mesajı sizin de görmenizi ve gururdan şişinmenizi sağlayacağım şimdi.

 

Yazdığım isimlerin baş harflerini toplayın bakalım...

 

Ha gayret, akrostişe kuvvet...

 

Ne çıkıyor:

 

“WE LOVE REİS” yani “Reisi Seviyoz!”

 

Daha ne diyeyim, bu şanlı zaferi nasıl anlatayım sizlere daha!

 

Di mi ama?..

 

Hepimize akıl sağlığı dilerim...

X