Kendi düşen ağlamaz

ZİRVE için yarıştığı rakiplerinin puan kaybettiği haftada fırsat tepmesini nasıl açıklamak gerekiyor Galatasaray’ın?

Haberin Devamı

Sneijder ve Selçuk’un eksikliğiyle mi? “Olabilir ama yerlerine forma giydirilmiş fasulye sırığı dikilmedi herhalde sahaya” diyeceğim ama manzaraya bakınca böyle de diyebiliriz. Teknik direktörün basireti bağlanmış diyebilir miyiz? “Bostan korkuluğu durmuyor ya kulübede” diyeceğim ama uygulamaya bakınca böyle de diyebiliriz.

Futbolcular, “Kazanmak şampiyonluk için dev adım olur” motivasyonuyla değil de, “Herkes kaybetti biz de kaybetsek ne çıkar be abi?” ciddiyetsizliğiyle mi çıkmış sahaya peki? “Olur mu öyle saçma şey?” diyeceğim ama zavallı hallerine bakınca böyle de diyebiliriz.

Maça seri top kayıplarıyla başlayan, istikrarlı şekilde bu sersemliği sürdüren, yemelere doyamadığı kafa gollerinden birbirinin kopyası 2 tane lüpleten felaket ötesi bir G.Saray vardı ilk yarıda.

Haberin Devamı

ÇUVALLA KÖTÜ ŞEY

İlk yarı böyleydi diyelim, ikinci yarıda ne yaptı G.Saray? Bu anlattıklarımın üstüne biraz panik atak serpiştirin yeter. G.Saray’ın dünkü haliyle (halsizliğiyle) ilgili daha çuvalla kötü şey söylenebilir; iyisi mi kazanandan bahsedelim, yiğidin hakkını vermiş oluruz bari...

Kadrosunu neredeyse baştan aşağı yenileyen ve dipten sıyrılmak için Sergen Yalçın yönetiminde hamle yapan Kayserispor, son haftalardaki süksesinin temelsiz olmadığını gösterdi. Baskıya baskıyla karşılık verip esnese de kırılmayan, müthiş yardımlaşan, kompakt şekilde oynayıp rakibe nefes aldırmayan bir takım olmuşlar. Fiziksel ve zihinsel olarak zindeler ki; bunu doğru ve sıkı çalışmaktan başka bir şekilde elde edemezsiniz.

Neticede Galatasaray kazanacak karakteri gösteremediği için dev bir fırsat tepti. Maçın son 10 dakikasında oynadığını daha önce oynayacaktı ama ona da puan veren çıkmıyor. Kendi düşen ağlamaz, geçmiş olsun...

Yazarın Tüm Yazıları