"Jale Özgentürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Jale Özgentürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Jale Özgentürk

Domateste ithalat korkusu

Enflasyonun yükselmesinde sembol ürünlerden oldu domates ve salça. Domatesin kilogram fiyatı bu yıl 6-10 TL’den geriye düşmedi, salçanın kilosu ise 4.75’ten 11 TL’ye yaklaştı. Aldığım bilgilere göre Ankara’da enflasyona olumsuz yansıması nedeniyle ithalat için hazırlıklar yapılıyor. Ancak sektör uzmanları ithalat yapılması durumunda üreticinin de domates ekmekten kaçacağı düşüncesinde. Çözüm ise planlı bir döneme geçişte.

BU yıl tarım ülkesi olan Türkiye’de domates fiyatları bir hayli yüksekti. Geçmiş yıllardaki o lezzetli yerli domateslerin tadını zaten unutmuştuk ama hiç olmazsa bolca ve ucuza buluyorduk.

Domatesin en bol olması gereken ayda ağustosta salçalık domates 5-6, salkım domates 7-8, Çanakkale domatesi ise 10 TL’den aşağı inmedi.

Tarım konusunda uzman arkadaşım gazeteci Ali Ekber Yıldırım öyle 3 kilosu 5 lira, 5 kilosu 10 liraya domates alma dönemlerinin tarih olduğunu söylüyor. Ali Ekber’e göre artık 5 TL’den aşağı domates bulmak hayal.

BUGÜNLERE NASIL GELİNDİ

Ali Ekber, köylünün maliyet artışından iklim değişikliğine kadar çok sayıda etken olduğunu söylüyor. Nakliye, paketleme masrafları. Yani bizim sofraya gelene kadar fiyata biniyor da biniyor.

Son zamanlarda fiyatı aşırı arttığı için gündemde olan ürünlerden bir diğeri de salça. Domatese bağlı olarak salçada da fiyatlar geçmiş yılları mumla aratıyor. Geçen yıl 4.75 olan bir kilo salça bu yıl 10.75 TL.

Fiyatlar artınca Türkiye’de klasik bir önlem var. İthalat. Buğdaydan, ete akla gelen ilk adım bu oluyor. Ancak fiyatlar da üretim artamadığı için kalıcı düşemiyor. İşte bugünlerde Ankara’da dolaşan bir bilgi de domateste yapılacak ithalat. Öğrendiğime göre hazırlıklar yapılıyormuş.

REKOLTE DÜŞÜYOR

Bu konuyu bu hafta sohbet etme imkanı bulduğumuz ünlü sanayici Ali Kibarla detaylarıyla konuştuk. Assan Grubu aslında 20 yıldır gıda sektörünün içinde ve ana konusu salça, ketçap ve soslar üretmek. Assan Foods’un Kingdom, Colorado gibi markalarla üretiminin büyük bölümü ihracata gidiyor ama BİM’in de en önemli üreticilerinden. Kibar domateste bu yıl yaşananları şöyle anlatıyor: “20 yıldır gıdada üretim yapıyoruz ve çiftçi ile sözleşmeli çalışıyoruz. Şirketimiz geçen sene aynı çiftçiden bir ton domatesi ortalama 275 TL’ye alıyordu. Bu sene başında sözleşmeli tarım anlaşması kapsamında kontratlar yapıldı, avansı, gübresi verildi, fidenin parası verildi. 375 TL’ye fabrikaya getirme taahhüdü alındı. Dolayısıyla çiftçi de arazisini ona göre planladı ve ekti. Fakat sezon yaklaşırken bir bölgede dolu oluyor, bir bölgede aşırı yağmur. Türkiye’nin normalde 1.6 milyon ton domates üretmesi lazım. Bu rekolte 1.1 milyon tona düşüyor. Fiyat 600 TL seviyelerinde başladı. Sene içinde 980 TL’ye kadar sanayi için kullanılan hammaddenin fiyatı çıktı.”

Kibar bu paranın kontrata uymayan çiftçiye gittiğini maliyetlerin ise kademe kademe piyasaya yansıtılmak zorunda olduğunu anlatıyor.

‘EKMEYEN PİŞMAN OLDU’

- ALİ Kibar, paranın çiftçiye gitmesinden memnun. “Bu sene domatesten kazandı, ekmeyen pişman” diyor. Ancak son zamanlarda Ankara’dan ithalat çalışması olduğu yönünde bilgiler ona da gelmiş. “Eğer bu mal uluslararası fiyatı daha ucuz oluyor deyip, içerdeki enflasyon etkisi şu deyip bunun önünü ithalatla açarsanız, ne sanayi bir daha çiftçiye böyle bir para verir, ne de çiftçi bir daha eker” diyor. Kibar’ın önerisi ise tarım sektöründe artık yapılması gerekenleri hatırlatıyor: “Tarımda ülkemizin kaçar ton hangi tarım ürününe ihtiyacı var, bu hangi arazilerde en verimli şekilde üretilebilir, çıkarılır. Bu arazilerde tarım il müdürlükleri bu planlamayı yapar, devlet çiftçiye ziraatçiye para verecekse, bu ekimi yapan kişiye o finansmanı verir. Ne mahsul ve rekoltede azalma ne de fazla olur. Ülkenin ihtiyacını dengeleyecek miktarda bir üretim ve bu tür endirek maliyetleri de şişirmeyecek seviyede bir ortam yaratır. Böylece ithalatla disiplin etmek yerine planlı üretim daha sağlıklı olur.” Yıllardır neden yapılamadığını anlamadığım öneriler umarım yerini bulur. Aksi takdirde tarım ülkesinde ithalatçı ülke olma kaderimiz değişmez!

 ENFLASYONLA MÜCADELEYİ DESTEKLİYORUZ

KİBAR Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar, bir süre önce açıklanan süper teşvikler listesinde yer alan iş insanlarından biri. Kibar Holding, Avrupa’nın üçüncü büyük alüminyum tedarikçisi.

Açıklanan 900 milyon dolarlık yatırımla ise Türkiye’nin bu alandaki dışa bağımlılığı azalacak. Kibarla sektörün en önemli buluşma noktalarından biri olan Düsseldorf’ta düzenlenen Alüminyum Fuarı’nda bir araya geldik. Kibar’a ekonomideki son gelişmeleri sorduk. Ekonomide bir süredir yaşanan sorunları “Yabancı finansal sistemlerin, Türk finansal sistemleri üzerine hedef alan bazı atakları ve ABD ile yaşanan stresli dönem” olarak yorumlayan Kibar, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın bu süreçte enflasyonla mücadele için yaptığı çağrıyı desteklediklerini söylüyor.
Kibar, şunları söylüyor:“Bu sürecin enflasyon ve daha farklı yeni maliyetlere sebep olmaması için Sayın Bakanımızın çağrısı var. Herkes rızaen bir süre buna dayansın diyor. Böylece tekrar olması gereken seviyelere doğal şekilde gelir, enflasyonu da daha aşağı noktalarda hissederiz. Enflasyonun artması hiç kimsenin faydasına değildir.”

KUR 5.10 OLMALI

Grup olarak çağrıya uyduklarını da belirten Kibar, uzun süredir fiyat artışı yapmadıklarını söylüyor. Şu andaki kurun gerçekçi olmadığını da belirten Kibar, “Bana göre olması gereken 5.10 seviyelerinin biraz üstü o kadar. Bazı normal algılar olduğunda yine oralara gelmesi lazım diye düşünüyorum. Ben Türkiye’den yabancı sermayenin gittiğini gideceğini düşünmüyorum. Yeter ki biz kendi temel baz kriterlerimizi sağlıklı sürdürelim. Kamu tasarrufları ve orta vadeli planın realize olmasının başlamasıyla, yabancı sermayenin güven ve akışı da tekrar doğal yolunu bulur.”

ABD’DE FABRİKA KURACAK

Grubun 2018 cirosunun 950 milyon dolara ulaşacağını da söyleyen Kibar, yeni hedef pazarın Amerika Birleşik Devletleri olduğunu söyleyerek şunları söylüyor: “Ana ihracat pazarlarımız Batı Avrupa ve yeni yeni başlayan ama giderek hızlandığımız Amerika. Kibar Americas’ta aktivitelerimiz başladı. Fabrika kurmayı da planlıyoruz.”

X