"Jale Özgentürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Jale Özgentürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Jale Özgentürk

En heyecanlı seçim İzmir’de

4 Mart 2018

İş dünyasının önemli kurumlarının bugünlerde tek gündem maddesi var,  nisan ayında başlayacak seçim süreci...

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) 81 ildeki 365 odasına üye 1 milyona yakın iş insanı, Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) 50 bine yakın üyesi, yeni yönetim kurullarını ve başkanlarını belirleyecek seçimlere hazırlanıyor.

TİM’de iki dönem kuralı nedeniyle 60 ihracatçı birliğinden 43’ünün başkanının değişecek olması, ihracatçılar arasındaki heyecanı daha da arttırıyor. TİM’de İsmail Gülle, Hikmet Tanrıverdi ve Tahsin Öztiryaki isimleri konuşuluyor. Ancak 43 birlikteki değişim nedeniyle Gülle dışında eğilimini ortaya net koyan yok.

TOBB’da ise durumu önceki gün Ankara büromuzdan Hacer Boyacıoğlu çok detaylı biçimde ortaya serdi. Oda ve borsalarda rekabet yoğun.

Ancak bu yarışta en ilgi çekici rekabet İzmir Ticaret Odası’nda (İZTO) yaşanıyor. 1992’den beri İzmir Ticaret Odası Başkanlığı’nı sürdüren Ekrem Demirtaş’ın karşısına eski Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener rakip olarak çıkınca, İzmir’de seçim yarışı adeta bir genel seçim havasına bürünmüş durumda...

Mahmut Özgener, tütün üreticisi bir aileye mensup. İzmir’in geleneksel ihraç ürünlerinden biri olan tütünde 25 yıl ihracatçılar birliği başkanlığı yapan Esin Özgener’in oğlu. Dedesi ise İzmir’de 10 yıl belediye başkanlığı yapan ünlü siyasetçi Asfalt Osman yani Osman Kibar. Kendisi siyasetten uzak durmaya çalışsa da, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı döneminden beri adı hep AK Parti’yle anılıyor.

Demirtaş ise 25 yıldır çıkan tüm rakiplerini geride bırakmayı bilmiş bir başkan. İzmir’den, sonradan başarısız olsa da İzair, Efe Rakı gibi yeni markalar çıkabileceğini kanıtlayan, İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin kurulmasını sağlayan önemli bir işadamı.

Yazının devamı...

Hindistan’ın yatırım çağrısına sessiz kaldık

25 Şubat 2018

DÜNYANIN yatırımlarda yeni yıldızlarından biri Hindistan. 1.3 milyon nüfusu, 280 milyona ulaşan orta sınıfı, hızlı büyüme rekorları nedeniyle uluslararası şirketlerin gözünü çevirdiği Hindistan büyük bir değişim yaşıyor.

2014 yılında Başbakan olan Narendra Modi, yeni bir Hindistan hedefliyor. Yabancı sermayeyi çekmek için yerli ortaklık koşulunu kaldıran, liberalleşmeyi hızlandıran Modi, yatırımları arttırmayı, orta sınıfı güçlendirmeyi sağlayacak adımlar atıyor.

Türkiye ise hem yakaladığı büyüme hızını sürdürmek hem de giderek azalan doğrudan yatırım imkanlarını arttırmak için yeni pazarlar peşinde. İşte Türkiye’nin yönünü çevirmesi gereken o pazarlardan biri Hindistan. İki ülke arasındaki ticaret hacmi sadece 6.5 milyar dolar. Oysa Hindistan’ın dış ticaret hacmi 1 trilyon dolara yakın.

ÖNEMLİ MESAJLAR

Türkiye’den sadece tek bir şirketin Çelebi Holding’in yatırımı var. Çelebi Holding’in davetlisi olarak Hindistan’a gittik. Hindistan’da yaşayan Hintli ve Türk çeşitli iş insanları ile sohbet etme fırsatım oldu. Aldığım bilgilere göre geçen yıl mayısta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ziyareti sırasında yapılan iş forumunda çok önemli mesajlar verilmiş. Başbakan Modi özellikle Türk müteahhitlerini yatırım yapmaya davet etmiş. Ancak o günden bugüne çok fazla bir hareket olamamış. Modi’nin kalkınma hamlesi nedeniyle ciddi bir potansiyel oluşmasına rağmen Türk şirketlerinin neden yavaş davrandığını Türkiye’nin geçen yıl atanan Türk Büyükelçisi Şakir Torunlar’a sordum.

BÜYÜK POTANSİYEL VAR

Dünyadaki yatırımları ile Türk müteahhitlerinin Hindistan’da Almanya ve Çin kadar şöhrete sahip olduğunu söyleyen Torunlar, şu bilgileri veriyor: “Modi’nin 2022 hedefi var. Yeni Hindistan yaratıyor. Bu sürede 50 milyon konut yapılacak. Alt yapı yatırımları, köprüler, tüneller inşaa edilecek. Türk müteahhitler ellerini çabuk tutmalı. Ekonomi boşluk kaldırmaz. Dünyanın yatırımcıları burada.” “Türk yatırımcılarının gelmemesi için hiçbir neden yok. Biz büyükelçilik olarak ne zaman isterlerse onların yanındayız” diyen Torunlar’ın önerileri şöyle:

Yazının devamı...

‘Mürekkepbalığı’ altyapı ile geliyor

18 Şubat 2018

DALINÇ Arıburnu. Türkiye’den uluslararası arenaya çıkan en başarılı yöneticilerden biri. Birkaç yıl önce Deutsche Bank’dan Goldman Sachs’a yönetici ortak olarak transferini ünlü ekonomi gazetesi Financial Times “gelişen mürekkepbalığı” benzetmesi ile duyurmuştu.

Arıburnu emekli oldu ve büyüklüğü 100 milyar dolarları bulan fonların kuruculuğunu yapmak üzere Centricus’un ortaklarından biri oldu.

Dalınç Arıburnu’nun kurduğu şirket aralarında Katar Kraliyet ailesi ve Japon Softbank’ın da olduğu büyük küresel stratejik yatırımcılar tarafından destekleniyor. Bu şirketin kurduğu fonlardan biri olan Vision Found’da en büyük kaynaklardan biri Suudi Arabistan’a ait. 100 milyar dolarlık fon 2018 sonuna kadar teknolojiye dönük yatırımlara yönlendirilecek.

YENİ ADIMLAR

İngiltere merkezli Centricus’un, bir süredir Türkiye’de de yer almak için yatırım fırsatlarını değerlendirdiği biliniyordu. Bunun ilk adımı da geçen yıl Mehmet Kutman’ın ortağı olduğu Global Yatırım Holding’ten yüzde 30.7 oranında hisse alım yoluyla stratejik ortaklıkla atılmıştı. Bu ortaklık şimdi yeni adımlarla büyüme yolunda. Arıburnu’nun Türkiye’de altyapı projelerine odaklanacağı belirtiliyor. Centricus’un Global Yatırım Holding ile birlikte Türkiye’ye özel bir altyapı fonu kurma hazırlığını tamamladığı belirtiliyor.

ÖNEMLİ PROJELER

Aldığım bilgilere göre büyüklüğü 1 milyar doları geçecek fonun yatırımcı sayısı çok sınırlı tutulacak. Yatırım bankalarının yanı sıra uluslararası sıralamalarda üst sıralarda yer alan devlet varlık yatırım fonlarının da yatırımcı olacağı belirtiliyor.

Yazının devamı...

Zubizu’yu yurtdışına açıyor

11 Şubat 2018

DOĞUŞ Grubu, yeme-içme alanında uluslararası birçok markayı Türkiye’ye getirip, yurtiçindeki markaları da uluslararası arenaya taşıyarak önemli adımlar atıyor. Doğuş’un yeni vizyonunda tabii ki Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk’in büyük payı var. Yeni trendlerin peşinde olan Şahenk, yeni ekonomiyi de yakından izliyor. Yeni ekonominin en temel unsuru büyük veriyi doğru analiz etmek, yatırımlara adapte etmek. Bunun için en önemli mecra da internet üzerinden paylaşım platformları. Doğuş Müşteri Sistemleri bir süredir bu tür platformlar kuruyor. Zubizu da bunlardan biri.

345 BİN TL’LİK HARCAMA

Adını 1962’de Sophia Loren gibi ünlü şarkıcıların söylediği bir şarkıdan alan Zubizu, bir mobil uygulama. Bir alışveriş ve sadakat programı. Markalarda anında indirim, şehirdeki konser ve etkinliklere kolay erişim, restoranlarda rezervasyon önceliği gibi imkanlar sağlıyor. 2016 yılında başlayan macerasında ikinci yılı dolduran Zubizu, başarılı oldu mu? Bu sorunun yanıtını Doğuş Müşteri Sistemleri CEO’su Hakan Kaplan’a sordum. Önce rakamları verdi. Zubizu’nun cirosu 700 milyon dolara, üye sayısı ise 2.5 milyona ulaşmış. Kaplan, müşteriye yaratılan indirim miktarının ise 150 milyon TL’yi geçtiğini söylüyor. Zubizu, B ve A gelir grubunu hedeflemiş. Kaplan, işe başlarken üst gelir grubundaki patronların, iş dünyası temsilcilerinin indirim içeren bu uygulamayı kullanıp kullanmayacakları konusunda kaygılar taşıdıklarını söylüyor. “Şimdi ise şirket patronları telefondaki uygulamalarını gururla çıkarıyorlar. Kategoriler var. Black, platin, klasik olarak. Yılda 30 bin TL harcayan black kategoride oluyor.” Bugüne kadar bir seferde en yüksek harcamayı black statü sahibi bir işadamı 345 bin TL ile yapmış. 

1 MİLYAR DOLARLIK HEDEF

Kaplan, “Amacımız tarzı olan bir marka yaratmaktı. Bu bir yaşam tarzı uygulaması. Üyeleri ilgi duyduğu alanlara göre bir araya getiriyoruz. Organizasyonlar, mesela sanat buluşmaları yapıyoruz” diyor. Audi gibi otomobil markalarından sonra bir market ve elektro market zinciri ve Vestel ve Arçelik gibi beyaz eşya markaları ile çalışacaklarını söylüyor. Bankalardan, yatırım şirketlerinden işbirliği teklifleri geldiğini söyleyen Kaplan, 2018’de 3 milyon üye, 2019’da ise 1 milyar dolar ciro hedeflediklerini anlatarak, “En zoru prestijli bir marka yaratmaktı. Bunu başardık. İkinci faza geçiyoruz. Sadece Türkiye’de değil dünyanın başka yerlerinde veri odaklı pazarlama şirketi olarak ‘benchmark’ olmak istiyoruz. Yurtdışında Körfez bölgesinden görüşmelerimiz var” diyor.

 

AÇIK ARTIRMAYLA SURVIVORSEVDİĞİNİZ bir dizi de rol almak istiyor musunuz? Ya da çok başarılı bir işadamı ile mesela maç izlemek, ya da sohbet etmek… Survivor’a mı katılmak derdiniz... Artık bunlar hayal değil. SensinO sitesine girin açılmış bir açık arttırmaya katılın ya da önerin. Kazanırsanız gerçek...

Bu hayallerinizi gerçeğe dönüştürmek için dört girişimci yola çıktı. Metin Şen’in başını çektiği fikir sahipliğini Burç Avcı’nın yaptığı, Murat Zorlu, Ömer Avşar, İsmail Oygur’un da ortak olarak katıldığı SensinO projesi aynı zamanda yeni nesil bir sosyal sorumluluk projesi.

Yazının devamı...

Metal fırtınayı başlatan tablo

28 Ocak 2018

OTOMOTİV, beyaz eşya, demir çelik sektörlerinde faaliyet gösteren tam 180 işyerinde son günlerde heyecanlı günler yaşanıyor. Aralarında Ford, MAN, Aygaz, Arçelik, Bosch, Borusan, Mercedes Benz, Renault gibi Türkiye’nin dev şirketlerinin bulunduğu metal sektöründe yaşanıyor bu fırtına...

Metal sektörü Türkiye’nin en önemli sektörü. Ekonominin yüzde 30’unu üretiyor. 2017 bu sektör için çok parlak bir yıl oldu. Büyüme rekorları kırıldı. Sektörün 2015’de ihracat içindeki payı yüzde 34’ten yüzde 45’e çıktı. Metal sektörü Türkiye’de giderek yok olan özel sektör sendikacılığının da en yoğun olduğu sektörlerden. Türkiye’de sendikal örgütlülük oranı yüzde 11.95, bu sektörde ise yüzde 18 civarında.

GÜVENLİK GEREKÇESİ

Türk Metal, Birleşik Metal ve Metal İş sektörde örgütlü üç sendika. Sendikalar bu yıl bu büyümelerden paylarını almak istiyor. Ve istedikleri ücret artışı yüzde 30’un üzerinde başladı.

İşveren sendikası MESS ise memur ve emekli zamlarını örnek göstererek önce yüzde 3.20, sonra 6.40 son olarak da uyuşmazlık sürünce 13.2 olarak teklifini yeniledi.

Anlaşmazlık nedeniyle alınan grev ve lokavt kararı hükümet tarafından ulusal güvenlik gerekçesiyle ertelendi. Grev kararının tarihi 2 Şubat. Bu erteleme kararını daha grev olmadan alınması tüm sendikaları hayal kırıklığına uğrattı. Türk Metal, “İşçi sınıfının tek hakkının elinden alınmasını kabul edemeyeceklerini” söylüyor. 29’undan itibaren eylemlere başlayacağını açıklıyor. Devrimci İşçi Sendikaları’na  (DİSK) bağlı Birleşik Metal ise işveren tarafından talepleri kabul olmazsa yasağa rağmen fabrikaları boşaltmaya kararlı.

Başkan Adnan Serdaroğlu, şunları söylüyor: “Toplu sözleşmede kesinlikle iki yıl yerine üç yılı kabul etmiyoruz. Esnek çalışma, deneme süresinin 4 aya çıkarılması, ikramiyelerin çalışma süresine göre verilmesi kabul edemeyeceğimiz şartlar. Metal sektöründe yüksek ücretlerden söz ediyorlar. Alınan ortalama ücret 2145 TL, ikramiye dahil.”

Birleşik Metal’in 12 bin üyesi var. Serdaroğlu 2 yıl için 500 TL netin altına düşmeyeceğini bunun da yüzde 20 civarına geldiğini söylüyor.

Yazının devamı...

Hilton’dan 2018’de dokuz yeni otel

25 Ocak 2018

Türkiye’ye 1955 yılında gelen Hilton Oteller zinciri ise fuarda ilk kez stand açan gruplardan biri. Hilton Türkiye Ülke Müdürü Armin Zerunyan da, grubun İstanbul Harbiye’deki ilk otelinde bir grup gazeteci ile bir araya geldi. Hem turizm sektöründeki gelişmeleri hem de grubun hedeflerini anlattı. Zerunyan, Hilton Grubu’nun Türkiye’de beş markası ile Hilton Resort, Conrad, Double Tree by Hilton, Hilton Garden İnn ve Hampton ile bulunduğunu söylüyor.

DOLULUK YÜZDE 62

Zerunyan’ın verdiği bilgilere göre 57 otelde yatak sayısı 11 bin 360. Bu otellerden 21’ini Hilton kendisi işletiyor, geri kalan ise francihise. 2016’da 10, 2017 ise 7 yeni otel açtıklarını anlatan Zerunyan, 2018 için açılacak otel sayısını 9 olarak açıklıyor ve ekliyor: “İmzası atılmış, yapım aşamasında ya da planlanan 27 yeni otelimiz daha var. Türkiye Hilton için önemli bir ülke. Türkiye turizm sektörü her daim büyütme fırsatı bulmuştur ve Türkiye’deki uzun vadeli olanaklar için oldukça iyimser düşünüyoruz.” Zerunyan, 2017’de turizm sektörünün Körfez ülkeleri ve İran’dan gelen turistlerle 2016’ya göre iyi bir yıl geçirdiğini söylüyor. Doluluklar açısından kendi gruplarında yüzde 62’lere çıkıldığını belirten Zerunyan, gelir konusunda ise henüz olumlu bir gelişme olmadığını vurguluyor.

YERLİ KAMPANYA

Türkiye’nin Afrin’e başlattığı harekatın turizmi etkilemediğini anlatan Zerunyan, “Türkiye’ye gelen turist artık bu olaylara alışkın. Seyahat tercihlerini etkilemiyor. Batı ve ABD’den zaten gelen turist sayısı da çok sınırlı. Her hangi bir iptal veya tepki görmedik” diyor. Türkiye için yerli turistin öneminin de anlaşıldığını, Anadolu otellerinde yüzde 90’lara varan dolulukların yaşandığını belirten Zerunyan, şu bilgileri veriyor: “Bu yıl özellikle yerli turiste yönelik kampanyalar yapacağız. EMİTT’e ilk kez standla katılmamızın nedeni de bu. Diğer yandan Türkiye gibi biz de Çin, Hindistan ve Pakistan gibi ülkelerden turist almaya çalışacağız. Refah seviyesi artan Çinli turistler önce Paris’i, Londra’yı keşfetti, şimdi yeni destinasyon arayışındalar. Biz başta İstanbul olmak üzere Türkiye’yi bu bölgelerde özellikle sosyal medyayı kullanarak tanıtmaya başladık. “ Özellikle İstanbul’da turizmin eski seviyelerine çıkması için ise Zerunyan’a göre uluslararası toplantılar ve kongrelerin başlaması gerekiyor. 2019’a kadar rezervasyon olmadığını söyleyen Zerunyan, 2020’den itibaren ise durumun değişeceği görüşünde. Zerunyan, Hilton’un önümüzdeki 3-5 sene içerisinde 2.100 yeni istihdam yaratacağını da sözlerine ekledi.

Yazının devamı...

İş dünyasında Fenerbahçe hareketliliği

21 Ocak 2018

GEÇEN hafta yayınlanan bir fotoğraf, iş ve spor camiasında şaşkınlık ve merak yarattı. Fotoğrafta Fenerbahçe’nin birbirine rakip iki ismi; Mehmet Ali Aydınlar ile Aziz Yıldırım el ele birlik mesajı veriyordu. Fotoğrafın çekilme nedeni, Acıbadem Sağlık Grubu’nun Fenerbahçe’ye sponsor olmasıydı. Ancak şaşırtıcı olan, geçmişte yaşanan çekişme ve rekabet nedeniyle bir daha bir araya gelemeyeceği sanılan iki ismin büyük bir samimiyetle verdiği pozdu... Öyle ya, 3 Temmuz sürecinde Aziz Yıldırım suçlanırken dönemin Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Mehmet Ali Aydınlar’dı ve bu ikili birbirlerine karşı sert sözler de sarf etmişlerdi.

Peki, bu iki ismi bir araya getiren şey sadece sponsorluk muydu, yoksa Yıldırım’a rağmen başkan adayı olan Ali Koç’a karşı bir ittifak mı söz konusuydu? Aralarında Nihat Özdemir, Ferit Şahenk, Murat Ülker, Abdullah Kiğılı, Hamdi Akın gibi önemli iş insanlarının bulunduğu koyu Fenerbahçelilerden oluşan camiayı hareketlendiren de bu soru oldu. Barışma konusunda kulislerde ‘neler konuşuluyor, nasıl yorumlanıyor’ diye biraz araştırdım... Fenerbahçe’ye destek veren iş dünyası temsilcileriyle konuştum.

DOSTLUK İÇİN VAR

Önce kulubün güçlü isimlerinden Hamdi Akın’ı aradım. İlk sözleri şu oldu: “Söz konusu Fenerbahçe ise gerisi teferruattır.” Akın, “Fotoğrafı gördüğümde şaşırdım ama sevindim” diyor ve ekliyor; “Barış savaştan iyidir. Bu hareket güzel bir şey. Can düşmanı değiller ya. Spor da düşmanlık için değil dostluk için var.” Yorumu tabii ki “kongre yaklaşırken ittifakların artacağı” şeklinde. “Daha üç ay var. Daha çok ittifak göreceğiz” diyor.

FENERBAHÇE KAYBEDER

Adını kullanmamı istemeyen, bir dönem kulüpte çok önemli görevde ve her dönem Aziz Yıldırım’ın en yakındayken devre dışı kalan bir başka işadamı ise ortaya çıkan resmi doğru bulmadığını söylüyor. “Ben Aziz Yıldırım’ın yerinde olsam bu anlaşmayı yapmazdım. Bu ittifaka girmezdim. Formanın en değerli yerini veriyorsun ve rakam çok az. Bunu da seçim ittifakı için yapıyorsun” diyor.

“Fenerbahçe’nin efsane başkanı. 110 yıllık takımı ayağa kaldıran, yeniden inşa eden, unutulmaz bir başkan” olarak tanımladığı Aziz Yıldırım’ın, üstelik kendisinin öne çıkardığı Ali Koç’a karşı rekabete girmesini ise üzücü bulduğunu söylüyor. “Yıldırım’ın yerinde olsam, Ali Koç’u davet eder, ben de onursal başkan olarak devam ederim. Bu seçimde Aziz Yıldırım kaybederse, biz Aziz Yıldırım’ı kaybederiz, Ali Koç kaybederse Fenerbahçe de geleceğini kaybeder” diyor.

Yazının devamı...

TÜSİAD kaldı adam gitti

19 Ocak 2018

ÖNCE başkan Erol Bilecik verdi ipucunu. “Toplantının sonunda SİAD’la ilgili bir tüzük değişikliği açıklayacağız…”

Toplantı bitti. Divan Başkanı Muharrem Hilmi Kayhan, divan kurulu üyesi Serpil Veral’e verdi mikrofonu. Ve Veral açıkladı:

“Tüzük değişikliği ile Türk Sanayici ve İşadamları Derneği’nin adı Türk Sanayici ve İş İnsanları Derneği olarak değiştirilmiştir…”

Kendisi de bir sanayici olan Veral’in gururla okuduğu bu isim değişikliği tüm üyelerin oy birliği ve yoğun alkışları ile kabul edildi…

TÜSİAD’ın kadın erkek eşitliği açısından gerçekten devrimci bir adım olarak nitelenecek bu değişikliği ise beni yıllar öncesine götürdü.


Jale Özgentürk, 17 Ekim 2010’da iş insanı tartışmasını Radikal’deki köşesine taşımıştı.

Aslında TÜSİAD’ın isminden işadamı kelimesi çıkacak mı çıkmayacak mı tartışması ilk olarak 2007’de bir  kadın başkan Arzuhan Doğan Yalçındağ’ın seçilmesiyle başladı. O yıllarda toplumsal cinsiyet eşitliğini önemli ilgi alanlarından biri haline de getiren TÜSİAD’ta hemen sonra seçilen Ümit Boyner’in dönemi de tartışmaların yoğunlaştığı dönem oldu. Businness Europe gibi önemli bir örgütün üyesi olan TÜSİAD, 34 üye ülke arasında isminde işadamı bulunan tek dernekti.

Yazının devamı...