"Jale Özgentürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Jale Özgentürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Jale Özgentürk

Asker krizi ‘İş Forumu’nu vurdu

18 Mart 2018

YUNANİSTAN ile Türkiye arasında uzun süredir bir dargın bir barışık ilişkiler yaşanıyor. Kimi zaman Kardak Krizi patlıyor, kimi zaman bir açıklama bomba gibi düşüyor ilişkilerin üstüne. Oysa turizm ve ekonomide son 10 yılda karşılıklı hızla gelişen fırsatlar doğuyor, yatırımlar yapılıyordu. Örneğin Doğuş, Koç, Polat gibi büyük gruplar bu ülkede önemli yatırımlara imza atmış, küçük ve orta ölçekli işletmeler de iş fırsatları yakalamıştı.

KARAR ERDOĞAN’DAN SONRA

Son olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın aralık ayındaki Atina ve Gümülcine seyahatinden sonra Dış Ekonomik İlişkileri Kurulu’nun (DEİK) Türkiye Yunanistan İş Konseyi iki tarafın işinsanlarını bir araya getirmeye karar verdi.

İş forumu 15-16 Mart’ta Gümülcine’de yapılacaktı. Türkiye Yunanistan İş Konseyi Başkanı Levent Ahmet ve Gümülcine Batı Trakya İşadamları Derneği ve Keşanlı Yönetici ve İşadamları Derneği Başkanı Ahmet Eler’in ev sahipliğinde gerçekleşecek toplantının konukları arasında Devlet eski Bakanlarından, işinsanı Cavit Çağlar, Doğtaş’ın sahibi Davut Doğan, Birleşmiş Markalar Derneği Başkanı Sinan Öncel, Türkiye Çin İş Konseyi Başkanı Murat Kolbaşı ve Zeynel Abidin Erdem vardı. Yunanlı konuklar arasında ise önemli grupların sahip ve yöneticileri George Alex Milanos, Antonis Siarkos, Athanassios Savvakis yer alıyordu.

İLİŞKİLER GERİLDİ

Ancak geçen günlerde iki askerin sınırda yakalanması üzerine ilişkiler yeniden gerildi. Bunun üzerine toplantının bu ortamda yapılmasının doğru olmayacağını düşünen iki tarafın işinsanları ortak bir kararla forumu ileri bir tarihe ertelediler.

Batı Trakya’nın eski Türk milletvekillerinden Sadık Ahmet’in oğlu olan Levent Ahmet, siyasi ilişkilerin gerilimli olmasının ekonomiyi olumsuz etkilediğini belirtiyor. İki ülke arasında sıcak ilişkilerin olduğu dönemde ekonominin canlandığını ve dış ticaret hacminin 5 milyar dolara kadar çıktığını söyleyen Ahmet, geçen yıl ise bu rakamın 3 milyar dolara gerilediğini anlatıyor. Ahmet’e göre potansiyel yüksek ve hedef 7.5 milyar dolar.

ÇAĞLAR KRİZİ ÇÖZER Mİ?

Yazının devamı...

Migros’ta uyum tamam

11 Mart 2018

PERAKENDE sektörü Türkiye’nin en hızlı büyüyen sektörlerinden biriydi. Ancak son birkaç yıldır sıkıntılı bir süreç yaşıyor. Bir yandan çevre ülkelerde Türkiye’yi içine alan savaş ortamı, diğer yandan döviz artışı gibi makro ekonomik sorunlar, bu sektörde önemli değişimler yaşanmasına neden oldu... Sorunlardan en çok etkilenen ise bölgesel olarak kurulan, sonradan da zincirleşen yerel marketler.

KİPA’YI ALMIŞTI

Bunlardan biri de Makro Marketler zinciriydi. 1998’de kurulan ve 2012’de Uyum Marketler zincirini satın alarak büyüyen Makro Market, ödeme sıkıntısına girmiş, geçen ekim ayında da konkordato ilan etmek zorunda kalmıştı. Bu gelişmenin hemen sonrasında ise Makro Marketleri, Anadolu Grubu’nun sahibi olduğu Migros’un satın alacağı öne sürülmüş, ancak bu haber yalanlanmıştı. Bu haberin öznelerinden Anadolu Grubu, Migros’u BC Partners’tan 2015’te satın almıştı. Böylece Coca Cola, meyve suyu ve bira üretimiyle yer aldığı perakende sektöründe gıda perakendeciliğine de iddialı bir giriş yapmıştı. Ardından Tesco’dan Kipa Market Zincirleri’nin satın alınması geldi. 2016 sonunda Kipa’yı bünyesine katan Migros, sektörde BİM’den sonra ikinci büyük grup olarak yer alıyor.

TARİH 15 MART

Migros, geçen yıl çıkan haberleri reddetse de sonunda Makro ile masaya oturdu, ancak ilgilendiği marka Makro değil Uyum Marketler oldu. Aldığım bilgiye göre görüşmeler tamamlandı. Bugünlerde tüm Uyum Market çalışanlarına Migros’a satılma kararı açıklanarak ihbar süreleri verildi. 40 günlük bu süre içinde Migros, çalışmak isteyeceği personelle de görüşmeler yapacağını bildirdi. Migros’un satın alma kararını açıklama tarihinin ise 15 Mart olacağı belirtiliyor.

Bu arada Kipa’ları Migros’a dönüştürme sürecini iki zincirin sistemlerinin uyumlaştırılamaması nedeniyle ağustos ayına bırakan Migros, Kipa mağazalarındaki reorganizasyona devam ediyor. Kipa mağazalarının rafları yeniden zenginleşti, Kipa markası da şimdilik sürüyor.

Bugün 77 ilde 1662 mağazaya sahip olan Migros için 60 mağazalık Uyum’un alınması küçük gibi görünse de stratejik olarak anlamlı. Bu mağazaların çoğunluğu orta gelir seviyesinin yoğunlaştığı sitelerin içlerinde. Hatta ilk market de Halkalı Atakent’te açılmış İstanbul ve Trakya’ya da buradan yayılmıştı.

Yazının devamı...

Hayatları 500 TL destek ile değişti

9 Mart 2018

KAYSERİ

Akgül’ü uzun yıllardır destekleyen, yalnız bırakmayan iş insanlarından biri olan Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın, Kayseri’de bu vakıf üzerinden 1500 kadına katkı sağlarken, annesinin memleketinde ‘Hamdi Akın Mikrofinans Şubesi’ni açtı. Mikrofinansın bir kredi modeli olduğunu ancak bu kredide asla teminat, kefil, icra, faiz, mahkeme, haciz gibi bir durum söz konusu olmadığını söyleyen Akın, “Onun için rakamlarımız ufak. Ama 700-800 liralık mikro krediyle yapılan yaratıcı işleri görünce ‘biz hiçbir şey yapmamışız’ diyorum. Bu kadınlar harikalar yaratıyorlar” dedi. Hamdi Akın bugüne kadar 110 bin TL kaynak sağlarken, bu yıl bu rakamı 200 bin TL’ye çıkaracak.

HEDEF 200 BİN KİŞİ

Türkiye’de 61 ilde 91 şubeye ulaştıklarını belirten Aziz Akgül, 2018 hedefini 200 bin kişi olarak belirlediklerini, şu anda mikro kredi talep eden kadın sayısının 40 bin kişi olduğunu söylüyor. Yıllardır uğraşmasına rağmen sistemin ne iş dünyası ne de devlet tarafından desteklenmediğini söyleyen Akgül şöyle konuşuyor:  “Dünyada 193 ülkede mikro kredi uygulaması, 4 bin finans kuruluşu var. Muhammed Yunus Bangladeş’te 30 milyar dolarlık fon yürütüyor. Biz ise 14 yılda ancak 720 milyon TL kaynak sağlayabildik. Bu sistem kadınları destekliyor. Biz krediyi prensip olarak kadınlara veriyoruz. Kadın toparlayıcı. Toplumun itici gücü. Bugüne kadar kredisini ödemeyen yok. Batık bir kuruş bile yok.” AK Parti milletvekilliği de yapmasına rağmen uzun yıllardır Mikrokredi Kanunu’nu çıkartıramadıklarını da sözlerine eklen Akgül, “Türkiye’de 50 milyar TL hibe ve bağış dağıtılıyor. Bunun yerine insanlara iş yapmaya teşvik eden bu sistem desteklenmeliydi. Bundan sonra desteklenmeli.”

1500 KADINDAN SADECE BİRKAÇI

KAYSERİ’nin yoksul sokaklarından birindeyiz. Fadime Hacati’ye ait küçük bir mefruşat dükkanının içinde beş kadın çalışıyor. 5 yıl önce mikro kredinin Kayseri’de başladığı dönemde aldığı 700 TL kredi ile iki ikinci el makine, üç top kumaşla başlamış işe. Mikro kredi ile ticarete adım atıp bugün moda evi sahibi olan Gülendam Memiş, dikiş atölyesi açan Hediye Ünal, kamyonetle çevre ilçelerde sebze meyve satan Sahile Kaplan, bakkal dükkanı işleten Emine İzgi, hayatları değişen 1500 kadından sadece birkaçı…

Yazının devamı...

En heyecanlı seçim İzmir’de

4 Mart 2018

İş dünyasının önemli kurumlarının bugünlerde tek gündem maddesi var,  nisan ayında başlayacak seçim süreci...

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) 81 ildeki 365 odasına üye 1 milyona yakın iş insanı, Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) 50 bine yakın üyesi, yeni yönetim kurullarını ve başkanlarını belirleyecek seçimlere hazırlanıyor.

TİM’de iki dönem kuralı nedeniyle 60 ihracatçı birliğinden 43’ünün başkanının değişecek olması, ihracatçılar arasındaki heyecanı daha da arttırıyor. TİM’de İsmail Gülle, Hikmet Tanrıverdi ve Tahsin Öztiryaki isimleri konuşuluyor. Ancak 43 birlikteki değişim nedeniyle Gülle dışında eğilimini ortaya net koyan yok.

TOBB’da ise durumu önceki gün Ankara büromuzdan Hacer Boyacıoğlu çok detaylı biçimde ortaya serdi. Oda ve borsalarda rekabet yoğun.

Ancak bu yarışta en ilgi çekici rekabet İzmir Ticaret Odası’nda (İZTO) yaşanıyor. 1992’den beri İzmir Ticaret Odası Başkanlığı’nı sürdüren Ekrem Demirtaş’ın karşısına eski Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener rakip olarak çıkınca, İzmir’de seçim yarışı adeta bir genel seçim havasına bürünmüş durumda...

Mahmut Özgener, tütün üreticisi bir aileye mensup. İzmir’in geleneksel ihraç ürünlerinden biri olan tütünde 25 yıl ihracatçılar birliği başkanlığı yapan Esin Özgener’in oğlu. Dedesi ise İzmir’de 10 yıl belediye başkanlığı yapan ünlü siyasetçi Asfalt Osman yani Osman Kibar. Kendisi siyasetten uzak durmaya çalışsa da, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı döneminden beri adı hep AK Parti’yle anılıyor.

Demirtaş ise 25 yıldır çıkan tüm rakiplerini geride bırakmayı bilmiş bir başkan. İzmir’den, sonradan başarısız olsa da İzair, Efe Rakı gibi yeni markalar çıkabileceğini kanıtlayan, İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin kurulmasını sağlayan önemli bir işadamı.

Yazının devamı...

Hindistan’ın yatırım çağrısına sessiz kaldık

25 Şubat 2018

DÜNYANIN yatırımlarda yeni yıldızlarından biri Hindistan. 1.3 milyon nüfusu, 280 milyona ulaşan orta sınıfı, hızlı büyüme rekorları nedeniyle uluslararası şirketlerin gözünü çevirdiği Hindistan büyük bir değişim yaşıyor.

2014 yılında Başbakan olan Narendra Modi, yeni bir Hindistan hedefliyor. Yabancı sermayeyi çekmek için yerli ortaklık koşulunu kaldıran, liberalleşmeyi hızlandıran Modi, yatırımları arttırmayı, orta sınıfı güçlendirmeyi sağlayacak adımlar atıyor.

Türkiye ise hem yakaladığı büyüme hızını sürdürmek hem de giderek azalan doğrudan yatırım imkanlarını arttırmak için yeni pazarlar peşinde. İşte Türkiye’nin yönünü çevirmesi gereken o pazarlardan biri Hindistan. İki ülke arasındaki ticaret hacmi sadece 6.5 milyar dolar. Oysa Hindistan’ın dış ticaret hacmi 1 trilyon dolara yakın.

ÖNEMLİ MESAJLAR

Türkiye’den sadece tek bir şirketin Çelebi Holding’in yatırımı var. Çelebi Holding’in davetlisi olarak Hindistan’a gittik. Hindistan’da yaşayan Hintli ve Türk çeşitli iş insanları ile sohbet etme fırsatım oldu. Aldığım bilgilere göre geçen yıl mayısta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ziyareti sırasında yapılan iş forumunda çok önemli mesajlar verilmiş. Başbakan Modi özellikle Türk müteahhitlerini yatırım yapmaya davet etmiş. Ancak o günden bugüne çok fazla bir hareket olamamış. Modi’nin kalkınma hamlesi nedeniyle ciddi bir potansiyel oluşmasına rağmen Türk şirketlerinin neden yavaş davrandığını Türkiye’nin geçen yıl atanan Türk Büyükelçisi Şakir Torunlar’a sordum.

BÜYÜK POTANSİYEL VAR

Dünyadaki yatırımları ile Türk müteahhitlerinin Hindistan’da Almanya ve Çin kadar şöhrete sahip olduğunu söyleyen Torunlar, şu bilgileri veriyor: “Modi’nin 2022 hedefi var. Yeni Hindistan yaratıyor. Bu sürede 50 milyon konut yapılacak. Alt yapı yatırımları, köprüler, tüneller inşaa edilecek. Türk müteahhitler ellerini çabuk tutmalı. Ekonomi boşluk kaldırmaz. Dünyanın yatırımcıları burada.” “Türk yatırımcılarının gelmemesi için hiçbir neden yok. Biz büyükelçilik olarak ne zaman isterlerse onların yanındayız” diyen Torunlar’ın önerileri şöyle:

Yazının devamı...

‘Mürekkepbalığı’ altyapı ile geliyor

18 Şubat 2018

DALINÇ Arıburnu. Türkiye’den uluslararası arenaya çıkan en başarılı yöneticilerden biri. Birkaç yıl önce Deutsche Bank’dan Goldman Sachs’a yönetici ortak olarak transferini ünlü ekonomi gazetesi Financial Times “gelişen mürekkepbalığı” benzetmesi ile duyurmuştu.

Arıburnu emekli oldu ve büyüklüğü 100 milyar dolarları bulan fonların kuruculuğunu yapmak üzere Centricus’un ortaklarından biri oldu.

Dalınç Arıburnu’nun kurduğu şirket aralarında Katar Kraliyet ailesi ve Japon Softbank’ın da olduğu büyük küresel stratejik yatırımcılar tarafından destekleniyor. Bu şirketin kurduğu fonlardan biri olan Vision Found’da en büyük kaynaklardan biri Suudi Arabistan’a ait. 100 milyar dolarlık fon 2018 sonuna kadar teknolojiye dönük yatırımlara yönlendirilecek.

YENİ ADIMLAR

İngiltere merkezli Centricus’un, bir süredir Türkiye’de de yer almak için yatırım fırsatlarını değerlendirdiği biliniyordu. Bunun ilk adımı da geçen yıl Mehmet Kutman’ın ortağı olduğu Global Yatırım Holding’ten yüzde 30.7 oranında hisse alım yoluyla stratejik ortaklıkla atılmıştı. Bu ortaklık şimdi yeni adımlarla büyüme yolunda. Arıburnu’nun Türkiye’de altyapı projelerine odaklanacağı belirtiliyor. Centricus’un Global Yatırım Holding ile birlikte Türkiye’ye özel bir altyapı fonu kurma hazırlığını tamamladığı belirtiliyor.

ÖNEMLİ PROJELER

Aldığım bilgilere göre büyüklüğü 1 milyar doları geçecek fonun yatırımcı sayısı çok sınırlı tutulacak. Yatırım bankalarının yanı sıra uluslararası sıralamalarda üst sıralarda yer alan devlet varlık yatırım fonlarının da yatırımcı olacağı belirtiliyor.

Yazının devamı...

Zubizu’yu yurtdışına açıyor

11 Şubat 2018

DOĞUŞ Grubu, yeme-içme alanında uluslararası birçok markayı Türkiye’ye getirip, yurtiçindeki markaları da uluslararası arenaya taşıyarak önemli adımlar atıyor. Doğuş’un yeni vizyonunda tabii ki Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk’in büyük payı var. Yeni trendlerin peşinde olan Şahenk, yeni ekonomiyi de yakından izliyor. Yeni ekonominin en temel unsuru büyük veriyi doğru analiz etmek, yatırımlara adapte etmek. Bunun için en önemli mecra da internet üzerinden paylaşım platformları. Doğuş Müşteri Sistemleri bir süredir bu tür platformlar kuruyor. Zubizu da bunlardan biri.

345 BİN TL’LİK HARCAMA

Adını 1962’de Sophia Loren gibi ünlü şarkıcıların söylediği bir şarkıdan alan Zubizu, bir mobil uygulama. Bir alışveriş ve sadakat programı. Markalarda anında indirim, şehirdeki konser ve etkinliklere kolay erişim, restoranlarda rezervasyon önceliği gibi imkanlar sağlıyor. 2016 yılında başlayan macerasında ikinci yılı dolduran Zubizu, başarılı oldu mu? Bu sorunun yanıtını Doğuş Müşteri Sistemleri CEO’su Hakan Kaplan’a sordum. Önce rakamları verdi. Zubizu’nun cirosu 700 milyon dolara, üye sayısı ise 2.5 milyona ulaşmış. Kaplan, müşteriye yaratılan indirim miktarının ise 150 milyon TL’yi geçtiğini söylüyor. Zubizu, B ve A gelir grubunu hedeflemiş. Kaplan, işe başlarken üst gelir grubundaki patronların, iş dünyası temsilcilerinin indirim içeren bu uygulamayı kullanıp kullanmayacakları konusunda kaygılar taşıdıklarını söylüyor. “Şimdi ise şirket patronları telefondaki uygulamalarını gururla çıkarıyorlar. Kategoriler var. Black, platin, klasik olarak. Yılda 30 bin TL harcayan black kategoride oluyor.” Bugüne kadar bir seferde en yüksek harcamayı black statü sahibi bir işadamı 345 bin TL ile yapmış. 

1 MİLYAR DOLARLIK HEDEF

Kaplan, “Amacımız tarzı olan bir marka yaratmaktı. Bu bir yaşam tarzı uygulaması. Üyeleri ilgi duyduğu alanlara göre bir araya getiriyoruz. Organizasyonlar, mesela sanat buluşmaları yapıyoruz” diyor. Audi gibi otomobil markalarından sonra bir market ve elektro market zinciri ve Vestel ve Arçelik gibi beyaz eşya markaları ile çalışacaklarını söylüyor. Bankalardan, yatırım şirketlerinden işbirliği teklifleri geldiğini söyleyen Kaplan, 2018’de 3 milyon üye, 2019’da ise 1 milyar dolar ciro hedeflediklerini anlatarak, “En zoru prestijli bir marka yaratmaktı. Bunu başardık. İkinci faza geçiyoruz. Sadece Türkiye’de değil dünyanın başka yerlerinde veri odaklı pazarlama şirketi olarak ‘benchmark’ olmak istiyoruz. Yurtdışında Körfez bölgesinden görüşmelerimiz var” diyor.

 

AÇIK ARTIRMAYLA SURVIVORSEVDİĞİNİZ bir dizi de rol almak istiyor musunuz? Ya da çok başarılı bir işadamı ile mesela maç izlemek, ya da sohbet etmek… Survivor’a mı katılmak derdiniz... Artık bunlar hayal değil. SensinO sitesine girin açılmış bir açık arttırmaya katılın ya da önerin. Kazanırsanız gerçek...

Bu hayallerinizi gerçeğe dönüştürmek için dört girişimci yola çıktı. Metin Şen’in başını çektiği fikir sahipliğini Burç Avcı’nın yaptığı, Murat Zorlu, Ömer Avşar, İsmail Oygur’un da ortak olarak katıldığı SensinO projesi aynı zamanda yeni nesil bir sosyal sorumluluk projesi.

Yazının devamı...

Metal fırtınayı başlatan tablo

28 Ocak 2018

OTOMOTİV, beyaz eşya, demir çelik sektörlerinde faaliyet gösteren tam 180 işyerinde son günlerde heyecanlı günler yaşanıyor. Aralarında Ford, MAN, Aygaz, Arçelik, Bosch, Borusan, Mercedes Benz, Renault gibi Türkiye’nin dev şirketlerinin bulunduğu metal sektöründe yaşanıyor bu fırtına...

Metal sektörü Türkiye’nin en önemli sektörü. Ekonominin yüzde 30’unu üretiyor. 2017 bu sektör için çok parlak bir yıl oldu. Büyüme rekorları kırıldı. Sektörün 2015’de ihracat içindeki payı yüzde 34’ten yüzde 45’e çıktı. Metal sektörü Türkiye’de giderek yok olan özel sektör sendikacılığının da en yoğun olduğu sektörlerden. Türkiye’de sendikal örgütlülük oranı yüzde 11.95, bu sektörde ise yüzde 18 civarında.

GÜVENLİK GEREKÇESİ

Türk Metal, Birleşik Metal ve Metal İş sektörde örgütlü üç sendika. Sendikalar bu yıl bu büyümelerden paylarını almak istiyor. Ve istedikleri ücret artışı yüzde 30’un üzerinde başladı.

İşveren sendikası MESS ise memur ve emekli zamlarını örnek göstererek önce yüzde 3.20, sonra 6.40 son olarak da uyuşmazlık sürünce 13.2 olarak teklifini yeniledi.

Anlaşmazlık nedeniyle alınan grev ve lokavt kararı hükümet tarafından ulusal güvenlik gerekçesiyle ertelendi. Grev kararının tarihi 2 Şubat. Bu erteleme kararını daha grev olmadan alınması tüm sendikaları hayal kırıklığına uğrattı. Türk Metal, “İşçi sınıfının tek hakkının elinden alınmasını kabul edemeyeceklerini” söylüyor. 29’undan itibaren eylemlere başlayacağını açıklıyor. Devrimci İşçi Sendikaları’na  (DİSK) bağlı Birleşik Metal ise işveren tarafından talepleri kabul olmazsa yasağa rağmen fabrikaları boşaltmaya kararlı.

Başkan Adnan Serdaroğlu, şunları söylüyor: “Toplu sözleşmede kesinlikle iki yıl yerine üç yılı kabul etmiyoruz. Esnek çalışma, deneme süresinin 4 aya çıkarılması, ikramiyelerin çalışma süresine göre verilmesi kabul edemeyeceğimiz şartlar. Metal sektöründe yüksek ücretlerden söz ediyorlar. Alınan ortalama ücret 2145 TL, ikramiye dahil.”

Birleşik Metal’in 12 bin üyesi var. Serdaroğlu 2 yıl için 500 TL netin altına düşmeyeceğini bunun da yüzde 20 civarına geldiğini söylüyor.

Yazının devamı...