Simavi koleksiyonu satışa çıkıyor

Artam Antik A.Ş. toplam 42 adet Fikret Mualla tablosundan oluşan bir sergi açacağını duyurduğunda böylesine bir koleksiyonu nasıl bir araya getirdiklerini merak etmiştim.

Haberin Devamı

Hele sergilenecek eserlerin 18 Eylül tarihinde müzayede ile satılacağını öğrenmem merakımı daha da arttırdı.

Türk resminin en bohemi, ‘yaralı ve yalnız’ yeteneği Mualla’nın daha önce hiç görülmemiş eserleriydi bunlar üstelik. Sanatsal biyografisini etkileyecek kadar farklı dönemlerine ait çalışmalar.

Simavi koleksiyonu satışa çıkıyor

Başlı başına bir Fikret Mualla sergisi açacak kadar tablonun bulunduğu bu büyük koleksiyonun sahibi kim olabilirdi?

Simavi ailesi cevabını alınca taşlar yerine oturdu.

Türkiye’nin en önemli çağdaş sanat koleksiyonlarından birine sahip olduğu biliniyordu Simavi ailesinin.

Hürriyet’in eski sahipleri Erol Simavi ve eşi Belma Simavi’nin yıllar içinde oluşturdukları bir koleksiyon.

Simavi koleksiyonu satışa çıkıyor

Erol Simavi’nin 7 Haziran 2015 yılında, ardından eşi Belma Simavi’nin de 22 Mayıs 2022’de vefat etmesi üzerine aile koleksiyonu satma kararı almış. Başta güvenlik olmak üzere muhafaza koşulları gibi şartlar büyük ihtimalle bu kararda etkili oldu.

Haberin Devamı

Artam’ın 18 Eylül’de gerçekleştireceği 377’nci müzayedesinde satılacak eserler Fikret Mualla tablolarıyla sınırlı değil. Aile koleksiyonundan yüze yakın eserin satışa sunulacağı koleksiyonda 22 adet de Burhan Uygur tablosu bulunuyor.

Eserler bugünden itibaren 17 Eylül’e kadar Antik Palace’ta sergilenecek. Hatta sırf bu sergiye özel olarak Antik Palace’ın kapıları pazar günü de açık olacak.

İstanbul Bienali, Contemporary İstanbul ve bütün galeri açılışlarının toplandığı İstanbul’da haftanın sürprizi Fikret Mualla oldu.

Simavi koleksiyonu satışa çıkıyor

Yokluklarla dolu yaşamı boyunca yaptığı resimlerinde Paris’in sokaklarını, gece ve bar hayatını konu alan, Türkiye’nin dünya çapında en bilinen sanatçılarındandı Fikret Mualla. Pek çok kez akıl hastanesinde kalan sanatçı Güney Fransa’daki küçük bir köy olan Reillanne’da 1967’de vefat etmiş ve naaşı 1974 yılında Türkiye’ye getirilerek Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verilmişti.

Haberin Devamı

Sanatçının çok nadir rastlanan eski dönemlerini de içeren Simavi koleksiyonu, 1930’lardan son yıllarına kadar uzanan sıradışı eserler ile sanatçının bilinmeyen dönemlerine de ışık tutuyor. En zengin Fikret Mualla koleksiyonunun Simavi ailesinde olduğu ortaya çıkmış oldu böylece.

‘KAPLUMBAĞA TERBİYECİSİ’ DE VAR

Simavi aile koleksiyonunda Türk resminin kurucularından Osman Hamdi Bey’in en meşhur eseri ‘Kaplumbağa Terbiyecisi’ tablosunun da olduğu biliniyor. Pera Müzesi’nde halen sergilenen Kaplumbağa Terbiyecisi’nin ikinci bir edisyonu olan tabloyu aile satış dışı tutmuş.

'ŞİİR HATTI' BAŞLIYOR

ÖNCEKİ gün Beyoğlu’ndaki Turkuaz Sahaf’ın vitrininde Haydar Ergülen’in “Can Ceviz” başlıklı yepyeni bir şiirine rastladım. Büyükçe bir postere basılmış ve camekâna asılmıştı. Posterin altında #istanbulbienali etiketini görünce İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) ekibine sordum. Meğer bunun gibi 200’e yakın şiir, 17 Eylül’de başlayacak 17. İstanbul Bienali’nin habercisi olarak şu an İstanbul’un dört bir yanındaki sahafların, kitabevlerinin, restoranların, kafelerin camlarında asılıymış. Bakırköy’den Beyoğlu’na, Adalar’dan Üsküdar’a, Kadıköy’den Sarıyer’e kentin farklı noktalarına dağılan şiirlerin tümü topluca projenin ana mekânı olarak belirlenen Kurtuluş’taki Nostalji Kafe’de toplanacakmış. Projenin detayları ve şiir haritası yakında bienalin web sitesinde açıklanacakmış ama ben önden biraz bilgi vereyim.

Simavi koleksiyonu satışa çıkıyor

SAKIN ŞAŞIRMA

Haberin Devamı

Dünya sanat gündeminde önemli bir yere sahip olan İstanbul Bienali’nin bu yılki edisyonunun, öncekilerden biraz daha farklı bir formatta gerçekleştirileceği zaten açıklanmıştı. Bienalin küratörleri, sanata ve özellikle de sergileme yöntemlerine yeni, heyecan verici yaklaşımlar getirmeyi ve bu sebeple mevcut sergi mekânlarının yanı sıra farklı formatları bienale dahil etmeyi amaçlıyormuş. 17. İstanbul Bienali’nin bu farklı akslarının biri de şair ve yazar Süreyyya Evren’in danışmanlığında hayata geçirilen ‘Şiir Hattı’ olacakmış. Bienal ekibi, geçtiğimiz yıl, 15 şairi bir yıl boyunca her ay yeni bir şiir yazarak bienal katılımcısı olmaya davet etmiş. Aralarında Cevat Çapan, Haydar Ergülen, Bejan Matur gibi isimlerin de bulunduğu bu 15 şair, 2021 yılı boyunca her ay yeni bir şiir kaleme almış. Bu şiirler, bienalin sonunda basılacak şiir kitabının yanı sıra farklı formlarda ve şehrin birçok noktasında okuyucuların ya da dinleyicilerin karşısına çıkacakmış. Dinleyicilerin diyorum çünkü proje kapsamında ayrıca bienalin sona ereceği 20 Kasım tarihine kadar, duyurulmayan zaman ve mekânlarda performatif şiir okumaları da planlanmış. Yani şu sıralar vapurda, metroda, bir parkta ya da kalabalık bir meydanda birdenbire yüksek sesle şiir okumaya başlayan birini görürseniz şaşırmayın, bir bienal eseriyle karşı karşıyasınız!

Yazarın Tüm Yazıları