"Hikmet Demirkol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Hikmet Demirkol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Hikmet Demirkol

Teoman’dan arşivlik albüm: ‘Koyu Antoloji’

Az sonra okumak üzere olduğunuz aşağıdaki yazı için bir süredir içim içime sığmıyordu. Bu kadar heyecanlanmakta haklıyım, çünkü Teoman ile çok uzun zamandır hayalini kurduğum bir röportaj yaptık.

Ocak ayında yayınlanan, 26 şarkılık ‘Koyu Antoloji’ albümüyle uzun yıllar hafızalarda yer edecek çok özel bir projeye imza atan Teoman ile hem yeni albümünün detaylarını, hem de müzik hayatı üzerine içten ve detaylı bir sohbet gerçekleştirdik.

Teoman’dan arşivlik albüm: ‘Koyu Antoloji’Söyleşimizin bendeki yerim çok büyük, dilerim sizler de okudukça bu hislerime hak verirsiniz:

Papatya’yı ilk dinlediğimde ortaokuldaydım, şarkılarınızı en sevdiği rock müzik şarkıları olarak ezberleyen büyük bir kitlenin hafızasında çok önemli bir yeriniz var. Bu kadar hit şarkıdan sonra hala aynı hevesle şarkı yapmak kolay mı?

Şarkı yazmak bir zamandan sonra zorlaşıyor. Ama bu psikolojik bir nedenle oluyor. Hem artık bir şarkıyı  çok zor beğeniyorsunuz, hem de şarkı yazma motivasyonunuz  azalıyor. Daha önce yazdığınız şarkılar da başınıza bela oluyor. Onlara benzemeyen şeyler yapmaya çalışıyorsunuz.

Seneler içinde müziğe karşı olan hislerinizde nasıl bir değişiklik yaşadınız? Müziğe ara verdiğiniz dönem de oldu ama sonradan tekrar geri döndünüz. Bu bir çeşit pilinizi tekrardan şarj etmek gibi bir durum muydu?

Müziğe karşı olan hislerimde çok değişiklikler yaşadım yıllarca. Hala seviyorum şarkı ile uğraşma meselesini, ama eskisi gibi önemseyemiyorum. Müziği bıraktığımda, ondan gerçekten çok sıkılmıştım. 

Farklı bir hayat tarzı yaratabilirim zannetmiştim kendim için, ama öyle olmadı, hiç bir işe yaramıyorum diye fazladan bir rahatsızlık bile verdi işsizlik. Şu an müziğe farklı bir açıdan yaklaşmaya çalışıyorum. Eski bir dostmuş gibi ilişki kuracağım onunla. Yeni şeyler üretme stresini yaşamak istemiyorum. Zevkini çıkarayım bir kaç sene daha diyorum. 

Teoman’dan arşivlik albüm: ‘Koyu Antoloji’

“BABA OLUNCA, ARTIK PEK DE ROCKSTAR OLAMIYORSUNUZ”

Müziğe ara verdiğiniz dönemde, sizi dinleyen biri olarak ben de herkes gibi size çok kızmıştım. Aslında çok da insani bir durum, bazen insan yaptığı şeyi bırakmak isteyebilir, şimdilerde de buna kızdığım için ben de kendime kızıyorum. Ara verip geri geldiğinizde aradan geçen dönemdeki beklentiyi nasıl karşılarım diye düşündüğünüz oldu mu hiç? Geri dönmenin bırakmaktan daha zor geldiği anlar oldu mu?

Müziğe tekrardan başlamaya karar verince, sadece sayılı konsere çıkarım diye düşünmüştüm. Biraz saçmalık gibi gelecek ama ben şarkı yazmadığım zamanlarda çaptan düştüğümü düşünüp, aşağılık kompleksine giriyorum.

Müziğe geri döndükten sonra da onunla ilişkimi sorgulamaya devam ettim, sık sık bu işi boşuna devam ettirdiğimi düşündüm. Konserlerde strese girdim bu yüzden  bir çok kere. Bu, sağlıklı bir bakış açısı değil. Benim gibi bu işi uzun zamandan beri yapanlar, ilk zamanlardaki hislerini aramamalılar yaptıkları işlerde. Ben de kendimi bu bakış açısına ayarlamaya çalışıyorum bir süredir. Daha önce bahsettiğim, müziğe “eski bir dost” muamelesi yapmak, bu ilişkiye yarar diye umuyorum. Sürekli üretim stresinden uzakta, ara sıra konserler veren biri olmak, konserlere, “ anıları yâd etmek” gibi yaklaşmak daha iyi galiba.

Rockstar bir baba olmak nasıl bir durum? Sorumluluk ve hayattaki duruşunuz açısından size yansıması ne yönde oldu? Bir de baba olmak şarkı yazmanızda farklı bir etki yarattı mı?

Baba olunca, artık pek de rockstar olamıyorsunuz. Öncelikleriniz değişiyor, yaptığınız işi başka açılardan sorguluyorsunuz. Ama bir açıdan da faydası oluyor çocuk sahibi olmanın. Bir sorumluluğunuz oluyor ve o sorumluluk da hayata anlam katıyor. Küçücük bir canlıdan ve onun geleceğinden sorumlu oluyorsunuz. Ben genelde, anneleri, babaları ünlü olan çocukların hayatta fazladan zorluklar yaşadıklarını düşünüyorum. Onlardan beklenti fazlalaşıyor.

Kızıma, “ün, şan, şöhret” meselelerinin önemli olmadığını öğreteceğim ben. Hatta başarı odaklı da yetiştirmeyeceğim onu. Baba olmanın şarkı yazarlığıma etkisini soruyorsunuz, etkisi olmadı. Şarkı yazmak hala pek içimden gelmiyor.

Teoman’dan arşivlik albüm: ‘Koyu Antoloji’

Şimdi piyasaya çıkmış olsaydınız neyi farklı yapardınız? Ya da neyi kesin yapmazdınız?

Ben şimdi piyasaya çıksam, başka tür bir şeyler yapardım eski yaptıklarımdan. Bana kalsa, stil de seçmem, tek akustik şarkılar da, hip hop da yapardım. Benim şimdi pek kafam basmıyor ama elektronika’ya da bulaşırdım, şu an piyasaya çıksaydım. Çok etkileyici bir tür.

Teoman demek şarkı sözü demek. Hal böyle olunca,  şimdiye kadar yaptığınız şarkılar arasında hangi şarkının sözlerini tamamlarken en çok vakit harcamıştınız?

Genelde, düşünür, düşünür, bir anda yazarım şarkı sözlerini. Ama eskiden çok daha analitik çalışırdım. 2000’lerin başındaki albümlerim o analitik ve uzun süreli çalışmalarımdan çıktılar. Çok didiklerdim şarkı sözlerini o zamanlar.  Ama kariyerim genelde düşünüldüğünde, bir çok parçayı bir oturuşta yazdım.

Koyu Antoloji’nin basın bülteninde şarkıların çoğunda bir filmin soundtrack’i havasını vermek istedik demişsiniz. Albüm gerçekten de bir filmin soundtrack albümü olsaydı, bu filmin en can alıcı sahnesinde hangi şarkı çalsın isterdiniz?

Ben “durum”lar anlatıyorum genelde şarkılarımda. Bu albümde de öyle bir çok şarkı var. Bir tanesini seçmem çok zor, çünkü ben şarkıları daha yazarken, sinematografik olmasına çalışıyorum. Birçok şarkımı da, kendi hayatımın can alıcı sahnelerinden seçtim. Birçoğunu öykü veya bir film-tiyatro sahnesiymiş gibi tasarladım. O yüzden de seçim yapamıyorum.

Teoman’dan arşivlik albüm: ‘Koyu Antoloji’

YENİ ALBÜMLER YOLDA!

‘Koyu Antoloji’ için kariyerinizdeki şarkıları gelecek nesillere daha derli toplu bırakma niyetinde bir albüm olduğunu belirtmişsiniz. Bu ifadeniz bende bambaşka bir merak uyandırdı, bu albüme girmeyen diğer şarkılarınız için de farklı bir çalışma olacak mı?  Yani bu çalışmanın bir devamı olur mu dersiniz?

Derleme-toplama işindeyim gerçekten de. Daha önce konserlerimin bir box-set’ini yayınladım. Ardından slow parçalarımın olduğu bir seçki “yavaş yavaş” adıyla çıktı. Yavaş yavaş 2 de gelecek. Ama beni asıl heyecanlandıran projelerim, “ cover” tabir edilen projeler. Türk popüler müziğinde, başka sanatçıların yazdığı, benim de çok beğendiğim şarkılar var. Onlardan toplama albümler yapmak istiyorum. Bunun nedeni; şu anki ve gelecekteki dinleyicilerime, benim çok sevdiğim şarkı yazarlarının şarkılarını, kendi sesimden de bırakmak istemem. Başkalarının yazdığı öyle güzel şarkılar var ki, onları da diskografime katmak istiyorum. Ayrıca, zaten çok sevdiğim şarkılarla uğraşıyor olacağım. Sevilir mi?, sevilmez mi? gibi dertlerim de olmayacak. Kendime ve kendi dinleyicim için yapacağım onları zaten.

‘Tuzak’ şarkısını ‘En Güzel Hikayem’de dinlediğimde beni bu kadar çarpmamıştı. Bu sefer bir başka hissediyorum şarkıyı dinlerken, ‘üç adım at sonuca doğru/ayrılışa sevene doğru/sevdiklerin, acıların/tatlı evin, çocukların/sahibiysen/Tuzak Bunlar’ bu tuzaklardan uzak durmak hayatı daha gerçekçi kılar mı sizce?

Ben çözümler öneren bir şarkı yazarı değilim. Genelde çıkışsız konular beni daha fazla cezbediyor. İki arada bir derede kaldığımız konulardan biri de “sahip olmak” meselesi. Eğer sahip olmazsanız, tutunacak hiç bir şeyiniz olmuyor. Sahip olursanız da, onlar sizi ele geçirebiliyorlar. Onlara tabi oluyorsunuz.

‘Kelimeler’de geçen ‘biliyorum, artık çok zor, çok/kuracak yeni bir hikâyem yok/yine de uğraşıyorum rasgele/bu eskimiş kelimelerle’ dörtlüğünden ötürü Teoman’ın şimdilerdeki hayata bakışını sormak isterim.

Yukarıda biraz açıkladım aslında ama daha belirginleştireyim. Benim çok sevdiğim, çok takdir ettiğim şarkı yazarları var. Ustalarım diyebileceğim kişiler onlar. Bir şey fark ediyorum onlarda, ne kadar başarılı olurlarsa olsunlar, benim daha önce bahsettiğim problemimi onlar da çekiyor. Şarkı yazamadıkları zaman aşağılık kompleksine giriyorlar. Başarılı kariyerlerde daha da öne çıkıyor bu. İşin tuhaf tarafı, herkes o kişileri çok başarılı olarak baş tacı etmiş oluyor ama bu, sanatçının kötü hissetmesine engel olmuyor.

Bir çelişki daha var; sanatçı ilk zamanların motivasyonlarını çoktan kaybetmiş oluyor, eski inancını, çalışkanlığını muhafaza edemiyor. Aynı zamanda da eskisi gibi tatmin almıyor işinden. Bir de tatmin olmayacağı bir şey için, çalışmadığı için kendini kötü hissediyor. İşin içinden çıkmak zor, ama ben kendimi geleceğe hazırlamak istiyorum. Üreticinin sürekli kendi kendine bir şeyler kanıtlamaya çalışması saçma bir şey. İnşallah hallederim bu problemi. hayatlarının sonuna kadar endişeleniyorlar şarkı yazarları, niye eskisi gibi değilim diye. Öyle olmak istemiyorum.

Teoman’dan arşivlik albüm: ‘Koyu Antoloji’

KOYU ANTOLOJİ’NİN TURNESİ

‘Koyu Antoloji’ için repertuar çalışması yaparken şarkıları seçmekte eminim zorlanmışsınızdır. Bu albümün yoğunluğunu ve verdiği duyguyu düşününce ‘O’ şarkısının da sanki bu albümde olmasını hayal ettim. Stüdyo aşamasında üzerinde çalışıp da albüme giremeyen şarkılarınız oldu mu?

Şarkıların bu albüme girmelerindeki kıstaslarımdan biri de; sadece söz ve müziğini kendi yazdığım şarkılardan olmaları zorunluluğuydu. Stüdyo aşamasında “rüzgar gülü” nü de çalıştık. Son anda girmemesine karar verdim. Düzenleme istediğimiz gibi olmamıştı, güzeldi, ama albümün havasına pek uymuyordu.

Sanırım ‘Koyu Antoloji’ albümü ile farklı ve yeni bir turne programınız var. Bu turne ile ilgili sizden biraz bilgi almak isteriz.

Benim şu anda iki tane ayrı projem var konser anlamında; birincisi, bildiğimiz, standart  “Rock and Roll” konserlerim. Kariyerimdeki tüm uğrak yerlerimden oluşan, görselliğe de önem veren, geniş kitleleri farklı açılardan tatmin eden bir şov yapmaya çalışıyorum,  o konser tarzımda.

İkincisi ise; “Yavaş Yavaş” akustik konserlerim; bunda akustik gitar, kontrbas, keman ve piyano ile sadece kendi yazdığım şarkıları söylüyorum. Davul yok ve şarkı sözlerinin daha ön planda olduğu, biraz mırıl mırıl bir set.

“Koyu Antoloji” ye gelirsek, onun işi biraz meşakkatli olacak. Çünkü sadece bir turnelik, en fazla 5-10 konserlik bir iş olacak bu. Prodüktörler çalışmaya başladılar üzerinde, bakalım yapabilecek miyiz? Teatral-sinematografik bir sahne şovu üzerinde sanat yönetmenleri seçmeye çalışıyoruz. Benim işimin bir zorluğu yok bu projede, ama konseri gerçekleştirecek prodüksiyon ekibi uzun aylar boyu çalışmak zorunda kalacak.

X