"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

Patronumun tuzağına düşmekten kurtuldum

Sevgili Güzin Abla yazılarınızı her gün okuyorum. Genellikle ibret dolu. Allah’ıma binlerce şükürler olsun ki, benim çok sevdiğim bir eşim var ve çok da mutluyum.

Size yıllar önce yaşadığım bir olayı anlatmak istiyorum. Umarım genç okurlarınıza ders olur.

Bekârken bir fabrikada sekreter olarak işe başladım. Patronum ilk günden hemen ilgisini belli etti. Israrla yemeğe çıkmak istedi ancak ben reddettim. Birkaç hafta sonra, “fabrikanın ihtiyaçları için alışverişe gidelim” dedi.
Ben de kabul ettim.
Alışveriş sonrası yemek yiyelim diye tutturdu. Bu sefer ısrarına dayanamadım.
Çok lüks bir yere yemeğe gittik. Orada beni çok beğendiğini söyledi.
Başından geçen evlilikleri ve iki çocuğunu anlattı. Ben yine çekimser kaldım.
Benden hem yaşça büyük hem de iki kez evlenip ayrılmış, çocukları vardı.
Korktum açıkçası...
Bu arada fabrika numarasından onu ha bire bir kadın arıyordu.
Dayanamayıp “o kim” diye sordum, “eski bir işçi” dedi.
Şüphelendim, “Niye arıyor” diye sordum. “Kovdum da ondan” dedi.
Ama sonunda döküldü, “Fabrikada çalışan bir genç hanımla bir ilişki yaşadık.
Ama kız hamile kaldı, evlenmek istedi.
Ayrıca bana geldiğinde dul olduğunu söylemişti” dedi.
Anlattığına göre, kız oğlan kız istermiş.
Bu kızı dul, diye istememiş, bebeği de aldırtıp işten kovmuş.
Bana “bakire misin?” diye sordu. Çok utanarak, bakire olduğumu söyledim.
O günden sonra bana daha da bağlandı. Evlenme teklif etti.
Geldi ailemle tanıştı.
Bir akşam yine yemeğe gittik, dönüşte de bana evini göstermek istedi, “işte burada yaşayacağız” dedi.
Gayet lüks bir ev, o arada bayağı alkol aldı.
Ben korktum, çekindim.
“Beni eve bırak geç oldu” dedim. Bu arada televizyonda bir dizi oynuyordu, bana döndü ve öfkeyle dedi ki, “sen de diğer kadınlar gibi aşık mısın bu herife?..”
Şaşırdım, “hepiniz aynısınız zaten” dedi. “Yakışıklı diye hemen bunlara bayılırsınız, sonra da evdeki kocayı beğenmezsiniz” diye bağırmaya başladı.
Çantamı alıp kapıya gittim. Kolumdan çekip kapıyı kilitledi.
“Otur, ben git demeden gidemezsin” dedi.
Ağlamaya başladım. Yalvardım beni bıraksın diye.
Sonunda razı oldu, beni arabayla bıraktı eve.
Ben “bitti bu iş” deyip kapıyı çarpıp indim aşağıya.
İşi de bıraktım tabii...
Daha sonra gazetede fabrikaya ait “sekreter aranıyor” diye ilan gördüm.
İşte bu adam böyle, yani hasta, işe aldığı her kadına aynı şekilde yaklaşıyor. Evlenelim diyor sonra da bahaneyle ayrılıyor.
Aynı işyerinde çalışan bir arkadaşım anlattı, bu adam namlıymış bu konuda.
Ben ucuz kurtulmuşum.
Rumuz: Sekreter aranıyor


Sevgili kızım, bu tipleri bilmez miyim, bana yazan yüzlerce çalışan kızımızın yaşadıklarına bir örnek daha, işte.
Bazı erkekler, çalışan kadını hemen “kolay kadın” olarak görme eğilimindeler hâlâ...
Tabii dediğin gibi, normal insanlar değil bunlar. Senin kabahatin, adamın; “Kız dulmuş, ben de çocuğu aldırttım ve onu kovdum” şeklindeki konuşmasından sonra onun nasıl biri olduğunu anlayamamış olman ve buna rağmen evlenmeyi kabul etmen...
Neyse gençlik tecrübesizliği bu. Dediğin gibi, gerçekten ucuz kurtulmuşsun.

X