"Gila Benmayor" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Gila Benmayor" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Gila Benmayor

Haydi Peru’ya

Peru, son yıllarda turizmini oldukça hızlı büyütüyor. İstanbul’daki Peru Ticaret Ofisi’nin davetiyle gittiğim Peru’da beni Atatürk büstü ve Türk lokantaları karşıladı. Peru’nun 12 yıldan beri her yıl Lima’da düzenlediği uluslararası Mistura Yemek Festivali’ni 500 binden fazla kişi ziyaret ediyor. Bize örnek olmalı!

BAYRAMI  İstanbul’da geçireceklere bir önerim var:

Gelin birlikte Peru’ya kadar kadar uzanalım.

İstanbul’daki Peru Ticaret Ofisi’nden Ticari Ataşe Fernando Albareda’nın uluslararası turizmin ve özellikle gastronominin parlayan yıldızı Peru’yu keşfetme önerisini hiç nazlanmadan kabul ettim. Hem turizmde, hem gastronomide bir başarı hikayesi doğrusu ilgi çekici geldi. İki meslektaş ile birlikte Peru Turizm Tanıtım Ajansı PromPeru’nun hazırladığı özenli ve yoğun program sayesinde bir hafta zarfında ünlü Machu Picchu’yu da Titicaca Gölü’nü görmeyi başardık.

Haydi Peru’ya

Aydınlık Yol adındaki Maocu terör örgütünden yıllarca çok çekmiş olan Peru’da turizmin sadece 20 yıllık bir geçmişi var.

Bugün 1 milyonu Machu Picchu olmak üzere 31 milyon nüfusu olan ülkeyi yılda 4 milyon turist ziyaret ediyor.

Turizm her yıl istikrarlı bir şekilde yüzde 12 büyüyor.

2011 yılında Futurebrand adındaki bir şirkete şahane bir Peru logosu yaptırılmış.

Kırmızı, basit, ülkenin yüklü tarihi ve kültürel mirasına atıfta bulunan ve her yerde karşınıza çıkan bir logo. Havaalanlarında, tanıtım broşürlerinde, tişörtlerde, çantalarda.

LİMA’DA ATATÜRK BÜSTÜ

Haydi Peru’ya

Hemen bir soru? Türkiye’nin logosu kimin aklında ve nerede kullanılıyor?

Peru gezisi boyunca böyle karşılaştırmalar gayri ihtiyari aklımıza hep düştü.

Machu Picchu örneğin 1 milyon turist çekerken, Göreme Açık Hava Müzesi 2016 yılında sadece 510 bin turist çekmiş.

Oysa Kapadokya başlı başına büyük bir değer ve günlerce gezebilirsiniz. Öte yandan pek memleket hasreti çekmedik zira ilk günden itibaren Türkiye bir şekilde karşımıza çıktı. İlk sürprizi başkent Lima’ya vardıktan birkaç saat sonra otelimize doğru yol alırken yaşadık.

Okyanus kıyısındaki küçük bir parkta Atatürk’ün büstü karşımıza çıkıverdi.

Atatürk heykellerinin saldırıya uğradığı günlere denk gelen bu güzel karşılaşmayı Türkiye’nin ilk Lima Büyükelçisi Namık Güner Erpul’a borçlu olduğumuzu öğrendim. Lima’daki sevimli Türkiye Parkı ve üzerinde “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” sözlerinin yazılı olduğu Atatürk Büstü 2013 yılı 11 Kasım günü açılmış.

EL TURCO LOKANTASI

Haydi Peru’ya

Lima’dan sonra uçtuğumuz ülkenin ikinci büyük şehri Arequipa’nın sokaklarında dolaşırken karşımıza El Turco Lokantası çıktı.

Türk bayrağının asılı olduğu lokantanın hemen yanı başında ise İstanbul diye bir bar kafe olduğunu gördük. Arequipa’nın başka mahallelerinde de lokantaları olan kişinin başarılı bir Türk işadamı olduğunu ve evlilik dolayısıyla bu şehre yerleştiğini öğrendik.

Titicaca Gölü’nün kenarındaki Puno şehrinde ise turistlerin rağbet ettikleri bir kafedeki menüde “Türk Kahvesi”ni görünce gözlerimiz fal taşı gibi açıldı. Ne ki, Türk Kahvesi usulüne göre yapılmıyormuş, oysa İtalyan espresso kahvesi makinesi nedeniyle yapılıyor. Türk kahve makinesi işte bu yüzden önemli ve bunu imal edenlerin önünde çok uzun bir yol var.

İstanbul’dan ta Puno’ya kadar. Peru’da bir kez daha şunu fark ettim:

Türkiye tüm dünyanın bildiği çok değerli markalara sahip aslında. Un var, şeker var, helva yok misali bunları değerlendirecek strateji yok.

 

PERU MUTFAĞI DÜNYAYI NASIL FETHETTİ?

GASTRONOMİ ile ilgisi olanlar son yıllarda tüm dünyada müthiş bir Peru Mutfağı fırtınasının estiğinin farkındadır mutlaka.

2015 yılında “Dünya Seyahat Ödülleri” Peru’yu “Dünyanın Önde Gelen Gastronomi Destinasyonu” olarak seçmiş.

Ünlü şefimiz Mehmet Gürs’ün lokantası Mikla’nın 51. Sırada yer aldığı “Dünyanın en iyi 100 lokantası”  listesinde ilk 10’u arasında Lima’dan iki lokanta yer alıyor:

8.sırada Maido ile 5. sırada Central.

Peru’nun gastronomi serüveni, Türk mutfağının tanıtımı için yıllardır yazıp çizen bendeniz için gıptayla izlediğim bir başarı hikayesi.

Hikaye, Gaston Acurio adındaki bir şefin inisiyatifiyle 1990’lı yılların sonunda başlıyor.

Bugün yukarıdaki listede 33. sırada yer alan Gaston y Astrid lokantasının ve 40’a yakın işletmenin sahibi olan Gaston Acurio bir diplomatın entelektüel oğlu.

Fransa’da aşçılık eğitimi alarak geleneksel Peru mutfağına modern teknikleri uygulamaya başlamış.

Kinoanın 4 bin yıllık geçmişinin olduğu, patates çeşitlerinin ise 300’u bulduğu Peru, İspanyol ve Amazon lezzetlerinin yanı sıra,Afrika, Japonya ve Çin’den gelen göçler nedeniyle zengin bir mutfağa sahip.

Gaston Asurio, “Peru Mutfağı gururumuzdur” diye yola çıkmış, önce ülkede diğer şeflerle televizyon programlarına başlamış ardından mutfağın dünyaya açılması için kolları sıvamış.

Peru aynı zamanda göç veren bir ülke olduğu için dünyanın çeşitli yerlerinde Peru lokantaları açılmaya başlanmış.

Bugün ABD’den Avustralya’ya, Rusya’dan İskandinav  ülkelerine ve Çin’e 50 kadar ünlü Peru lokantası var.

Dünyada Türk Mutfağı’nın hakkıyla tanıtan kaç lokantayı isimleriyle biliyoruz?

12 yıldan beri her yıl Lima’da düzenlenen uluslararası Mistura Yemek Festivali’ni 500 binden fazla kişi ziyaret ediyor.

Peru, bizim mutfağın tanıtımına uğraşanlar için iyi bir örnek.

X