Siyah-beyaz günlerden muhteşem bir salona

Ankara 28 yıldır onu bekliyordu. Türkiye onu özlüyordu. Nihayet başlıyor...

Haberin Devamı

ANKARA’da Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası çok yakında programını açıklıyor. Hem de muhteşem yeni salonunda.

Bu haberi alınca nasıl mutlu oldum bilemezsiniz. Çünkü CSO, gençlik yıllarımızın, aşklarımızın, heyecanlarımızın çoksesli tarihidir.

Bunu en iyi kim bilir?

Mesela akşamları CSO’dan gelen sanatçılarla oturduğumuz Replik Bar’da Selçuk Yöntem bilir. Selçuk o zaman da sahiciydi şimdi de öyle. 

Siyah-beyaz günlerden muhteşem bir salona

O zaman da kahkahaları şahdamarından atardık. 

Sonra...

Tuna Ötenel’in efsane grubunda ara sıra istek üzerine çalan Bilgehan bilirdi... Bilgehan dinleyenlere kemanıyla cazın bütün loş koridorlarını gezdirirdi. Bilgehan kim anlatacağım... Ama şimdi önce yeni binasıyla CSO’ya hoş geldin diyorum... O günlerden hafızalarımıza adları birer nota gibi yazılanlar var.

Haberin Devamı

Hikmet Şimşek, Gürer Aykal ve Rengim Gökmen...

Şu siyah-beyaz fotoğrafa bakar mısınız?

Genç şef Hikmet Şimşek... Ve genç yetenek Suna Kan...

Siyah-beyaz günlerden muhteşem bir salona

Ne çok şey anlatıyor bu fotoğraf...

Ömürlerini çoksesli müziğe, klasik müziğe vermiş.. O müziği halka sevdirmek için inanılmaz enerji harcamış insanlar...

İlkokulda müzik dersinde bize ilk kez Saint Saens’in “Hayvanlar Karnavalı”nı dinleten Naciye İçelli hocamızı unutur muyum?

Belki de ilk kez kulağımıza çoksesli müzik tınısı giriyordu. Şimdi ilkokullarda böyle müzik dersleri var mı bilemiyorum.

HER CUMARTESİ SAAT 11.00

CSO’nun yeni binasında konserlere başlayacağını duyunca gençlik yıllarımıza gittim. Her cumartesi saat 11.00’de sevgili dostum Bülent Germen’le merdivenlerinde konser saatini beklediğimiz o CSO yılları... Bülent tam bir müzik tutkunudur.

Siyah-beyaz günlerden muhteşem bir salona

Az sonra Bülent’in bu tutkusunun Birgül’le birlikte nasıl güzel bir sonuca dönüştüğünü göreceğiz...

1828’DE KURULDUĞUNDA...

Cumhurbaşkanlığı o kadar güzel bir CSO sitesi hazırlamış ki...

Haberin Devamı

Üzerinde “1828’den beri” yazan bir CSO...

Sultan 2’nci Mahmud’un müzik tutkusuyla başlayan o yolculuk... Düşünün...

2’nci Mahmud 1826’da Yeniçeri Ocağı’nı lağvediyor.

Yerine işte ilk müzik okulu olan Musika-i Hümayûn’u kuruyor.

Şef olarak da İtalya’dan Giuseppe Donizetti’yi davet ediyor. 

Donizetti’ye öyle izzet ikram gösteriliyor ki, İtalyan şef İstanbul’a yerleşiyor.

RENGİM GÖKMEN’DEN YENİ SALON YORUMU

Siyah-beyaz günlerden muhteşem bir salona

CSO’nun yeni binasında konserlere başlayacağını duyunca hemen Rengim Gökmen’i aradım. Bu salonun yaratılması için en büyük mücadeleyi vermiş birkaç kişiden birisi olan Rengim aynen şöyle dedi: “Bir orkestra için, bir şef için salonun önemi nedir? Tek kelimeyle evinizdir... Bu yeni salon Avrupa çapında modern konser salonları arasında harika bir noktadır.”

Haberin Devamı

SALONUN İNŞASI 28 YIL SÜRDÜ

CSO’nun yeni binasının inşaatına 1995’te başlandı.

Düşünün 28 yıl boyunca inşaat bir türlü bitmedi.

Mimar Semra Uygur bu inanılmaz gecikmenin nedenini şöyle özetliyor: “Hep bürokrasiye takıldık. Muazzam yatırımlar yapıldı. Ama konser salonuna gelince öncelik alamadı.”

Semra Hanım’a sordum:

- Açılış konserine gittiğinizde ne hissettiniz. Sizin eseriniz bu...

Vallahi orasına burasına bakmaktan, eğrisini doğrusunu incelemekten konseri dinleyemedim.

Gerçekten de Semra Uygur’un, 35 yaşında başladığı proje 65 yaşına kadar bitmemiş.

Gülerek şöyle diyor: “Çocuklarımız bu projeyle büyüdü...”

Siyah-beyaz günlerden muhteşem bir salona

PEKİ NASIL HIZLANDI

Bu sorunun cevabını Rengim Gökmen şöyle veriyor:

Haberin Devamı

“Bir gün Külliye’de konser var. Ben yönetiyorum. Güher-Süher Pekinel’ler var. Konser bitti tam soyunma odasındayım. Haber geldi. ‘Sayın Cumhurbaşkanı sizi bekliyor...’

Hemen frakımı tekrar giydim. Gittim. Sayın Cumhurbaşkanı ‘Söylemek istediğiniz bir şey var mı’ diye sordu... 

Dedik ki: ‘Sayın Cumhurbaşkanım bir kadro sorunumuz var bir de bitmeyen konser salonu... Kültür Turizm Bakanımız da oradaydı. Cumhurbaşkanı o anda talimat verdi... Böylece çözüldü mesele...”

Kültür Turizm Bakanı Mehmet Ersoy da müthiş bir performans ortaya koymuş. Böylece tamamlanmış salon...

BİLGEHAN VE KUMSAL

Yazının başında iki isimden söz etmiştim... Bilgehan ve Bülent Germen... Bülent’le CSO konserlerine gittiğimiz günleri hatırlamıştım. Bilgehan’ın da zaman zaman Tuna’nın grubunda ısrar üzerine çaldığı keman... Evet arkadaşlar...  Gençlik yıllarımdan gelen bu iki isimden Bilgehan Erten... Bugün CSO’nun birinci kemanıdır...

Siyah-beyaz günlerden muhteşem bir salona

Haberin Devamı

Ve Kumsal...  Kumsal da CSO kadrosunda trombon çalıyor.. Kumsal ise gençlik yıllarımızda birlikte CSO konserlerine gittiğimiz müzik tutkunu arkadaşım Bülent Germen’in kızıdır...

İşte böyle arkadaşlar... Kuşaklardan kuşaklara, CSO’dan bir kısa tarih...

GENÇLER MUTLAKA GİDİN O KONSERLERE

Evet CSO muhteşem binasında konserlere başlıyor. İlk fırsatta o konserlere gideceğim. Ve gençlere ayrıca diyorum ki... Lütfen o konserlere gidin. Belki bizim gibi merdivenlerinde beklemezsiniz. Ama akustiği muhteşem bir salonda... Spotify olmadan da müziği dinlersiniz. 

Siyah-beyaz günlerden muhteşem bir salona

Muhteşem salonun tüm detaylarını “www.cso.gov.tr” adresinden bulabilirsiniz.

Yazarın Tüm Yazıları