"Fatih Çekirge" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Fatih Çekirge" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Fatih Çekirge

Kararsızlar anketçilerin son dakika sigortası mıdır?

O bir türlü cevaplanamayan soru önümüzde: Anket firması rapor yazıyor...

Kararsızların oranı yüzde 5-10 civarında”.

“Falanca ilde kararsızlar dağıtılmadan sonuçlar...”

“Bilmem ne ilinde falanca aday 3 puan önde. Ama kararsızlar...”

Benim anlamadığım da şu:

Arkadaş, yüzde 5-10 civarında kararsızlar oyu dağıldığında zaten sonucu da belirlemiyor mu?

Yani anket sonuçlarını 3-5 puan farkla verirsen...

Yüzde 5 civarında da “kararsızlar” koyarsan...

Neyi bilmiş oluyorsun ki...

İşte o nedenle bu soru geliyor aklıma:

Anket firmalarının kararsız oranları aslında son dakika sigortası mıdır?”

Yani “Kararsızlar dağıldı, böyle oldu” gibi...

Bu kadar keskin bir ayrımda... 

İttifakların bu derece keskinleştiği bir ortamda...

Abartılı “kararsız” oranları bende böyle bir kuşku yaratıyor...

Zaten anketlere hiç inanmamıştım.

Tecrübeli bir siyasetçi dostumun dediği gibi: “Seçimdir bu. Anketlere inanma. Ama anketsiz de kalma...”

 

ÇAĞLAR: ‘ÇOK ŞÜKÜR, BİR TEK ALLAH’A CAN BORCUM KALDI’

TMSF resmen açıkladı ya... Cavit Çağlar, 837 milyon dolarlık borcunu “başarıyla ödedi”...

Dün Çağlar’la ilgili bir yazı yazdım. 

O kadar tebrik aldım ki... Seveni de çokmuş...

Kolay değildi. Bir işadamı, kaçmamış, kaçırmamış... Yüzlerce milyon dolarlık borcunu kuruşu kuruşuna alnının akıyla ödemiş...

Dün Cavit Bey aradı. 

Çok duygusal bir konuşma oldu. 

Teşekkür ederken aynen şöyle dedi:

837 milyon dolar borcumu ödedim. Çok şükür. 300 milyon dolar da işçilerimin tazminatlarını ödedim.”

Doğrusu ben bu 300 milyon dolarlık işçi tazminatını atlamışım. 

25 bin işçisinin hakkını da sonuna kadar ödeyip helalleşmiş.

Bu durumda Cavit Çağlar 1 milyar 100 milyon dolar borç ödemiş oluyor. 

Helal olsun... 

Ve tabii şu sözleri: “Ne bir bankaya 1 kuruş borcum var, ne de 1 kuruş vergi borcum var. Bir tek Allah’ıma can borcum kaldı. Memlekete hizmete devam. Sanayiciliği de Şenol’a bıraktım. Artık yeni limanlara yelken açma zamanıdır.”

Evet, Cavit Abi, “alnının akıyla açtığın yelkenlere” özgürlük rüzgârları dolsun.

Tabii Cavit Çağlar gibi bir enerji boş durmaz. Onun yeni liman dediği mutlaka yine yatırımdır... 

 

ÇOK KIZDIRACAK BİR ÖNERİ: ‘KAZI ALANLARI ÖZELLEŞTİRİLSE...’

DÜN Turizm Bakanı Mehmet Ersoy’la sohbetimizin son bölümünde arkeolojik kazılar üzerine konuşmuştuk.

Türkiye, insanlık tarihinin “medeniyet müzesi”dir... Ama nedense yeraltındaki bu zenginlikler bir türlü hak ettiği noktaya gelemiyor. Önceki gün bu konuyu araştırırken bir haber gördüm.  

Muğla Valiliği’nin web sitesinden: “Kaunos antik kent kazısı 50. yılına ulaştı.”

50 yıllık kazı bir başarı gibi görünebilir...

Elbette oradaki ekip de olanakları doğrultusunda elinden geleni yapıyordur.

Ama baktım, 50 yılda ne yapılmış... Eğer giderseniz siz karar verin... 

Arkeologlar genellikle “ödenek yokluğu”ndan ve bürokrasiden dert yanıyor ya...

“Acaba” diyorum ki...

Bu kazı bölgeleri özelleştirilse... Yap-işlet-devret formülü gelse...

Tamam... “Oraları peşkeş çektirmeyiz” sesleri çıkabilir. 

Sanıyorum İngiltere’de bunun örneği var. Bakanlık bir standart getirse... Arkeologlar Birliği ya da derneği denetleyici olsa... 

Özel sektör kazı için gerekli harcamayı yapsa ve karşılığında işletme için yatırım/yıl/gelir olarak teklif verse...

İşletmeci firma uluslararası sergi organizasyonları yapsa...

Aslında özel sektörün müdahil olduğu durumlar var. 

Örneğin Bakü-Tiflis-Ceyhan ham petrol boru hattı projesinde görev alan arkeolog Yücel Şenyurt’un anlattıkları...

Boru hattını yapan şirket büyük hassasiyet gösteriyor” sözü...

Yani özel sektörden korkmamak lazım. O bölgedeki turizm işletmeleri, o kazı yerlerinin işletmelerini alıp tanıtsalar “tarih ve kültür turizmi” hızlanmaz mı?

Benimki yalnızca bir öneri... Ne dersiniz? 

 

X