"Fatih Çekirge" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Fatih Çekirge" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Fatih Çekirge

Demirtaş özerkliği böyle tanımlıyor

BARIŞ sürecinin belki de en kritik sorusu şudur:

HDP özerklikten ne anlıyor?
Görüşmelerdeki birçok konu gelip bu ‘özerklik’ kavramında düğümleniyor. Çünkü ‘özerklik’ sözü, birçok kişinin zihninde ‘bölücülük’ diye karşılık buluyor.
Ve Selahattin Demirtaş cevabı İzmir’den veriyor...
egedesonsoz.com’dan Gönül Soyoğul sormuş...
Demirtaş’ın uzun cevabından başlıklar şöyle:
Büyükşehir belediye meclisleri eğitim alanında yetkili olsa... Örneğin, okul açma, okul yaptırma, öğretmen atama, öğretmenin bütçesini verme ile birlikte bütçe devredilmiş olsa.
Diyelim ki Kadifekale’den 500 tane aile geldi, Meclis’e başvuru yaptı. Dedi ki biz çocuklarımıza Kürtçe eğitim verilmesini istiyoruz. Belediye meclisi bu dilekçileri alıp inceleyecek. Diyecek ki, bizim orada yaşayan insanlarımızın anadili Kürtçe. Orada belediyemiz ihtiyaca göre iki tane Kürtçe eğitim veren okul açsın. Kitabı biz basalım, öğretmeni atayalım, maaşını verelim. Yerel idare karar versin.


TÜRKÇE ORTAK DİL


Tabii burada klasik bir soru geliyor akla:
Herkes farklı dillerde eğitim alırsa, nasıl anlaşacaklar?
Cevap:
Kürtçe eğitim alan çocuklar, elbet Türkçeyi de öğrenecekler. İzmir’de yaşıyorlar, ortak dil Türkçe. Türkçeyi bilmeden nasıl yaşayacaklar? Ama kendi anadilini de unutmasın.”


BÖLÜCÜLÜK MÜ?


Demirtaş’ın Türkiye’nin en çok tartıştığı bu konuya İzmir’den cevap vermesi anlamlıdır. (Elbette röportajı yapan tecrübeli kalem Soyoğul’un yaptığı gazeteciliği de kutlamak gerekiyor, ki söyleşinin tamamını okumanızı tavsiye ederim.) Demirtaş’ın bu sözleri üzerine akla gelen diğer keskin soru ise şu:
Peki böyle bir özerklik bölücülüğü körüklemez mi?
Cevap:
İzmir’de yaşayan Kürt, kendini yabancı hissetmeyecek. Burası benim vatanım diyecek. Ben burada kendi anadilimde eğitim alıyorum. Burada yaşayan Türk, Kürt’ten korkmayacak, demeyecek ki (aman bu bize bir şey yapar mı?), ülkeyi böler mi korkusu olmayacak. Çünkü ülke zaten onun; rahat, huzurlu. Kendi anadilinde eğitim alıyor, senin benim gibi yaşıyor. Senin çocuğun Türkçe eğitim aldığında bu çocuk da Kürtçe eğitim alıyor. Ama ikisi anlaşırken Türkçe anlaşabiliyor. Birbiriyle anlaşıyorlar, yabancılaşmıyorlar. Şimdi o zaman İzmir’deki Kürt neden ülkeyi bölmek istesin?
Her şeyi var. Dili var, kültürü var, işi var, gücü var, inkâr edilmiyor, hor görülmüyor. Burada göçmen muamelesi görmüyor. Burası senin vatanındır diyor İzmirliler.
İşte yerel özerklik dediğimiz budur. Avrupa bunu uzun yıllardır uyguluyor. Ve böyle olduğu zaman Kayseri’de, Diyarbakır’da, İstanbul’da her yerden insanlar o vatanı, o bayrağı, o toprağı, o devleti kendine ait hissedecek. Aidiyet oluşacak. Bölünme ortadan kalmış olacak.”
Evet bu sözler önemlidir.
En azından uzunca bir süredir sorduğumuz bazı soruların cevabını buluyoruz. Kızan olacaktır. Karşı çıkan olacaktır. Farklı düşünen olacaktır. Ama sonuçta özgürce tartışılıyor. Türkiye bu görüşleri özgürce tartışamadığı için çok acı çekti.
Artık rahatça konuşulmalıdır.
Çünkü tek çözüm demokrasi içinde özgürce tartışabilmektir.

X