"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Yanı başımızda cihatçı bir kantona izin verecek miyiz

CUMHURBAŞKANI Erdoğan’ın bugüne kadar İdlib’de yürüttüğü diplomasi başarılıydı.

Bir Suriye saldırısının yol açacağı felaket önlendi.

*

Ama şunu iyi bilelim.

Türkiye açısından asıl sorun şimdi başlıyor.

Nedir bu sorun, alt alta ve en net şekilde listeleyelim.

*

- BİR: İdlib ve çevresinde 60 binden fazla silahlı militan var.

*

İKİ: Bunların büyük bölümü kendini ‘cihat’ta gören fanatik İslamcılar.

*

- ÜÇ: Bunların da önemli bölümü yabancı IŞİD’ci, El Kaideci.

*

- DÖRT: Bu ‘cihatçı’ fanatikler, bundan böyle Suriye’ye asla dönemez. Çin, Türkmenistan, Çeçenistan gibi ülkeler bunları asla sınırlarından sokmaz.

*

- BEŞ: Bunların gidebileceği tek ülke artık Türkiye’dir...

*

- ALTI: Soru şu: Bunları Türkiye’ye mi alacağız, yoksa sınırımızda “cihatçı bir kanton”un oluşmasına izin mi vereceğiz?

*

- YEDİ: En önemli soru: Sınırımızdaki cihatçı bir kanton, terör örgütü YPG’ninkinden daha mı az tehlikeli olacaktır?

*

-SEKİZ: Bu cihatçı kantonu önlemek için Esad’la işbirliği yapmak ve orada bir tür “Peşaver”in oluşmasını engellemek daha akılcı bir politika olmaz mı...

RABBİM BENİ ÇİĞKÖFTEDEN KORUMUŞ

FATİH Altaylı’nın durumunu görünce, “Rabbim beni uçakta çiğköfteden de korumuş” dedim.

*

Olay aynen şöyle gelişti...

Ben Mezopotamya gezisinin Şanlıurfa bölümünden sonra ayrılıp İstanbul’a döndüm.

Pegasus uçağımda bir kadeh viskimi aldım ve keyifle geldim. Ekibin geriye kalan kısmı oradan Gaziantep’e geçti...

Ne olduysa işte oradan dönüşte oldu.

*

Fatih’e bir kutuda Gaziantep kebabı vermişler.

O da çok acıktığı için uçakta açıp yemiş... Orada da kalmamış.

Bir de fotoğrafını çektirmiş.

Olay işte bu fotoğrafla patladı.

Fatih hiç kompleksi olmayan bir gazetecidir.

Anında bir yazı yazarak “Çevreye verdiğim zarardan dolayı özür dilerim” dedi ve mesele kapandı.

Hatta kendine “Ayı” bile dedi.

*

Dün bunu okurken sırtımdan soğuk terler döküldü...

Düşünebiliyor musunuz, ben Şanlıurfa’dan döndüm.

Maazallah birisi çıkıp bana bir kutuda çiğköfte ikram etseydi... Ben de uçakta bunu yemeye kalksaydım...

Bir de fotoğrafını çekseydim...

Arkadan çalınacak tenekeleri, yazılacak yazıları tahmin edebiliyor musunuz...

*

Rabbim beni bir çiğköfte faciasından da korumuş...

BAĞDAŞ KURARAK İÇLİKÖFTE YİYEMEYEN FATİH

FATİH Altaylı ile birlikte epey dış geziye gittik.

Şunu söyleyeyim.

Gustosu harika bir insandır.

Ayrıca çok iyi de bir şeftir...

O nedenle Şanlıurfa’da bizimle birlikte bağdaş kurup içliköfte yememesini yadırgamadım...

Ama uçakta kebap...

İşte o Fatih değil...

Ben kefilim...

Bu bir yol kazası...

Bir de gerçekten acıkmış...

BİR YERE ZEYTİN GİRDİ Mİ MODERNİTE DE GELİYOR

Yanı başımızda cihatçı bir kantona izin verecek miyiz

MARDİN’in Derik ilçesi bugünlerde zeytin hasadı yapıyor. İlçede bir de Zeytin Festivali düzenlenmiş...

Kaymakam Hakan Kafkas festivalin afişini göndermiş. Logoyu ve afişi çok sevdim.

Bir kere daha anladım ki...Bir coğrafyaya zeytin girdi mi, modernite de giriyor...

ON SEKİZ YAŞINDA BİR ERKEK CATHERİNE DENEUVE’E ÂŞIKSA

Yanı başımızda cihatçı bir kantona izin verecek miyiz

FRANSIZ şarkıcı Johnny Hallyday öldü... Cenazesine 1 milyon kişi katıldı.

Hâlâ o konuşuluyor.

Fransa’da yeni yayınlanan “Ni Dieu, Ni Diable” (Ne Tanrı, Ne Şeytan) adlı bir kitapta Johnny Hallyday’in 18 yaşındayken Catherine Deneuve’e deli gibi âşık olduğu anlatılıyor.

Charles Aznavour’un evinde bir partide tanışmışlar.

Ama Catherine Deneuve o sıralarda en iyi arkadaşlarından biri olan yönetmen Roger Vadim’le birlikteymiş.

Karşılıksız kalan bu aşk yüzünden bir gün Triumph marka spor arabasının direksiyonundan ellerini çekmiş ve gaza basarak intihara kalkışmış.

Ancak tam o sırada arabanın benzini bitince kurtulmuş.

Daha sonraları onun için yazdığı bir şarkıya onun için şu cümleyi de koymuş.

“Asla unutulamayacak bir kadın...”

BU KARE METOO’CULARIN İLK ZAFER FOTOĞRAFIDIR

Yanı başımızda cihatçı bir kantona izin verecek miyiz

BİR zamanlar Amerikan televizyon sanayisinin en büyük starı idi...

Parodileri, dizileri ile Amerikan ailesinin gözbebeğiydi...

Bill Cosby meğer tam bir kadın predatörüymüş (yok edici).

Onlarca kadına tecavüz veya taciz suçu işlemiş. Davası yıllardır sürüyordu.

Ama geçen yıl “MeToo” hareketi başlayınca, adalet de hızlandı ve önceki gün ilk suçundan hapse mahkûm oldu... Anında kelepçe takıldı... Anında cezaevine girdi.

Üstelik bir de sanki ibret olsun diye iki polisin arasında, elleri kelepçeli ağlarken çekilen bu fotoğrafa da izin verildi.

Bu fotoğraf kadının adalet mücadelesinde ilk büyük zaferinin sembolü olarak kalacak.

CENAZE TÖRENİNDE BÖYLE BİR ŞARKI MI

Yanı başımızda cihatçı bir kantona izin verecek miyiz

- Netflix dizisi “La Casa de las Flores”in cenaze sahnesinde Yuri’nin İspanyolca versiyonunu söylediği çok güzel bir şarkı var.

Adı “Maldita Primavera”...

Neşeli bir cenaze töreni olur mu... Olurmuş... Böyle bir şarkı çalınır mıymış... Çalınırmış ve çok da güzel olurmuş.

X