"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Üçüncü perde: Aralarından biri doğruyu söylemiyor

15 Temmuz öğleden sonra ve gecesi MİT binası giderek bir muamma haline geliyor.

Dün başlayan ve “House Of Cards” filmini andıran o gecenin hikâyesine devam ediyorum.

BAŞBAKAN 22.40’TA FİDAN’A NE SORMUŞTU

Önce bir hatırlatma:

Başbakan Binali Yıldırım, 15 Temmuz’un birinci yıldönümünden önce davet ettiği gazete genel yayın yönetmenlerine o geceyi anlatıyor.

Saat 22.40... Ülkenin Başbakanı, ülkenin istihbaratının başındaki kişiyi arıyor ve soruyor:

“Darbe oluyor ne yapıyorsunuz?”

MİT Müsteşarı cevap veriyor:

“Bir şey yok, normal. Biz çalışıyoruz.”

Konuştukları saati tekrar yazıyorum:

22.40...

SAAT 22.00’DE FİDAN’A GELEN ÜÇ NOT NEYDİ

Şimdi gelelim Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi’nin geçen ay Doğan Kitap’tan çıkan “Darbeye Geçit Yok” adlı kitabının MİT’teki o gece ile ilgili sayfalarına...

Kitaptan aynen aktarıyorum:

“Saat 22.00’ydi. Salonun kapısı hızla açıldı, telaşlı bir şekilde içeri giren görevli, Hakan Fidan’ın önüne bir not uzattı.

Bunu aynı anda üst üste konulan üç not takip etti.

İlk notta askerlerin Boğaz Köprüsü’ne çıktığı haberi yer alıyordu.

Fidan ‘Hemen Genelkurmay Başkanı’nı arayın’ dedi. Normal hattan bağlantı kuramadılar. 2’nci Başkanı aradı, telefonu çaldı ama açılmadı. ‘Başyaveri arayın’ dedi, ona da ulaşılamadı.”

Saati bir kenara not edin.

Tam 22.00...

SELVİ’YE GÖRE BAŞBAKAN SAAT TAM KAÇTA ARADI

Tam 20 dakika sonra Başbakan Binali Yıldırım arıyor ve “Hakan köprüye asker çıkmış” diyor.

Fidan bir çırpıda o gün yaşananları anlattı. “Sabah bir ihbar aldık, Genelkurmay’a ilettik. Şimdi arıyorum ne başkana ne de ikinci başkana ulaşabiliyorum.”

Selvi, Başbakan’ın bu konuşmayı saat 22.20’de yaptığını yazıyor.

Oysa Başbakan gazetecilere saat 22.40’ta konuştuğunu söylüyor...

ÜÇÜNCÜ PERDE SORULARI

- Başbakan Binali Yıldırım “Ben MİT Müsteşarı ile saat 22.40’ta konuştum” diyor...

Abdulkadir Selvi ise 22.20’de konuştuklarını yazıyor.

*

- Başbakan Binali Yıldırım “Müsteşar bana herhangi bir olay yok dedi” diyor.

Abdulkadir Selvi ise MİT Müsteşarı’nın, “O gün duyumlar aldıklarını” anlattığını yazıyor.

*

Başbakan mı konuştukları saati yanlış hatırlıyor? Abdulkadir Selvi’nin kaynağı mı yanlış bilgi veriyor?

 

KORUMA MÜDÜRÜ O KONUŞMAYI ERDOĞAN’A ANLATMADI MI

SELVİ’nin yazdığına göre, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, o gece saat 22.27’de Cumhurbaşkanı ile konuşmuş.

O konuşmada “O gün Binbaşı O.K.’nın gelip Kara Kuvvetleri’ndeki hareketliliği anlattığını” söylemiş.

Oysa daha önceden şunu biliyoruz.

MİT Müsteşarı 16 Temmuz günü akşamüzeri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın koruma müdürünü arayarak, iki defa “Bir saldırı olursa orayı koruyabilir misin” diye sormuş.

Ancak Selvi’nin kitabından aldığımız hava şu. Cumhurbaşkanı, sanki Binbaşı O.K.’nın getirdiği bilgiyi ilk defa duyuyormuş gibi bir havada.

Acaba koruma müdürü o saate kadar Cumhurbaşkanı’na Fidan’la yaptığı konuşmayı anlatmadı mı...

Kimse kusura bakmasın... Devletimize, Cumhurbaşkanımızın hayatına kasteden alçakça ve apaçık bir darbe söz konusu...

250 insanımız hayatını kaybetti.

O gün ve gecenin aydınlatılması artık şart oldu.

BİR LİDERE 40 YIL, DÖRT NESİL KALMA DERSLERİ

İLK “Star Wars” filmi 1977 yılında gösterime girdi.

Demek ki bu yıl bu kült filmlerin 40’ıncı yılı.

*

Torunum Sinan Ali tam bir “Star Wars” hastası.

Ben de öyleyim.

Acaba Sinan Ali, “Star Wars” filmlerini izleyen kaçıncı kuşaktır?

Kendi ailemi dikkate alırsam, bizim üçüncü kuşağımız oluyor.

“Nesil” kavramı ile ilgili yazıları araştırdım.

Bazılarına göre 25 yıl...

Ancak bazı tariflerde bu 25 yılın son 30 yılda 20 yıla düştüğünü belirtiyor.

Bazılarında ise bir nesil artık 10’ar yıllık dilimleri ifade ediyor.

*

Bu durumda “Star Wars” dördüncü nesle de azalan değil hatta artan bir tutkuyla hitap ediyor.

*

İşte bu çok az sayıda siyasetçi ve liderin ulaşabileceği bir başarı...

*

Demek ki kalıcı olabilmek için...

- BİR: Sağlam bir temelin olacak,

- İKİ: Evrensel bir duyguya hitap edeceksin...

- ÜÇ: Ve en önemlisi “Kötülüğe ve adaletsizliğe karşı savaşan bir yanın olacak...”

HİÇ DEĞİŞMEYEN BİR BAKIŞTAN FARKLI ŞAHSİYET ÇIKABİLİR Mİ

BU ay, Vanity Fair dergisi “Star Wars”un 40’ıncı yılı için özel bir sayı çıkardı.

Dünyaca ünlü fotoğrafçı Annie Leibovitz’i geçen yıl mayıs ayında İngiltere’ye göndererek filmin eski ve yeni kahramanlarını fotoğraflattırdı.

*

İngiltere’de çekilen sekizinci “Star Wars” filminin iki yeni karakteri var.

Laura Dern ve Benicio Del Toro...

*

Üçüncü perde: Aralarından biri doğruyu söylemiyor

Annie Leibovitz’in çektiği fotoğraflar içinde en çok Benicio Del Toro’nunkini sevdim.

Bu adam çok enteresan.

- Aslında yüzü, mimikleri dolayısıyla oynamaya hiç elverişli değil.

- Hep aynı duran kesinleşmiş asık hatlar.

- Çok sabit duran bakışlar...

- Gülmeye hiç uygun olmayan bir ağız yapısı...

Ama o sabitleşmiş ifadeden her filmde bambaşka bir kişilik çıkarmayı başarıyor.

40 YIL İKİ İNSANI NEREDEN NEREYE GETİRİYOR

ANNIE Lebovitz “Star Wars”un iki kahramanı “Princess Leia” rolünü oynayan Carrie Fisher ile “Luke Skywalker” rolünü oynayan Mark Hamill’in birlikte son fotoğrafını da çekmiş.

Üçüncü perde: Aralarından biri doğruyu söylemiyor

Bu fotoğrafı birlikte ilk filmlerinde çekilmiş olan bir fotoğraf ile yan yana koydum.

İşte 40 yılın bir kadın ve bir erkekten bıraktığı izler.

Tabii bir de şunu hatırlatayım.

Üçüncü perde: Aralarından biri doğruyu söylemiyor

Carrie Fisher bu fotoğrafın çekilmesinden sonra geçen aralık ayında öldü.

X