"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Hadi gelin başkanın sarayına işeyen köpeğin videosunu seyredelim mi

PAZAR gününe gülerek başlayalım.

Videoyu birlikte seyredeceğiz ama önce size o sahneyi anlatayım.

***

Olay geçen ekim ayının sonunda patlıyor.

Yer Elysee Sarayı...

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ekonomi ve maliye bakanı Benjamin Griveaux’nun da aralarında bulunduğu 3 bakanla memleket meselelerini konuşuyor...

Konu Fransa’da yeni yatırımlar...

***

Toplantının en yoğun anında, birden salonda bir şırıltı sesi duyuluyor...

Başkan ve adamları sesin geldiği tarafa bakıyorlar...

Ama o ne...

Siyah bir köpek, tek bacağını salondaki şöminenin kenarına kaldırmış resmen işiyor...

Hadi gelin başkanın sarayına işeyen köpeğin videosunu seyredelim mi

***

Peki ne oluyor...

İçeri görevliler mi doluyor, “garde de securite” köpeği alıp götürüyor mu...

***

Yok...

Salonda sadece bir kahkaha patlıyor...

Başkanınki...

Sonra ötekiler de ona katılıyor...

***

Siyah köpek ise hiçbirini umursamadan işini bitiriyor ve tekrar salonda dolaşmaya devam ediyor...

***

Köpeğin adı Nemo...

Hani şu Pixar filmindeki şirin balığın adını vermişler.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve eşi Brigitte Macron bir SPA’dayken almışlar...

Aslında bir sokak köpeği...

***

Fransa geçen aydan beri kahkahalarla bu videoyu seyrediyor... Neredeyse bütün gazeteler, internet siteleri bu videoyu yayınladı.

Ben de yazımın altında linkini veriyorum...

Siz de seyredin...

***

Ha bu arada Fransa Cumhurbaşkanı’nın ağzından çıkan tek cümle şu oluyor: “Hayret hiç de alışılmış bir davranış değil...”

 

Saraya işeyen köpek videosunu seyretmek için:
https://www.youtube.com/watch?v=DJ2j7_LVAwE

 

Hadi gelin başkanın sarayına işeyen köpeğin videosunu seyredelim miCİNAYET

BU DA MUTLU BİR EVDEN HÜZÜNLÜ BİR KÖPEK HİKÂYESİ

İKİNCİ köpek hikâyesi, birincisini gibi neşeli değil...

Bir dram...

***

Televizyoncu Tanem Sivar evlenip Bozburun’a yerleşti...

Bir çocukları oldu...

İki de köpekleri...

***

Biri beyaz... Adı Pamuk... Dokuz yaşında... Akbaşla golden kırması bir sokak köpeği...

Barınaktan alınan bir köpek.

Kayınpederinden yadigâr kalmış...

Oğulları Süleyman doğduğundan beri, hep onun kapısında yatıp bekliyormuş.

Öteki Django... Dört yaşında bir labrador...

***

Deniz kenarında mutlu bir ev...

Mutlu insanlar...

Mutlu hayvanlar..

***

Sonra bir gece hayvanlarının inlemeleriyle uyanırlar...

Kim olduğunu bilmedikleri biri bahçelerine tavuk eti atarak iki köpeği de zehirlemiştir...

Pamuk ve Django, kucaklarında can çekişerek ölür...

***

Biri Fransa’dan saray manzarası...

Öteki memleketimden insan manzarası...

 

Hadi gelin başkanın sarayına işeyen köpeğin videosunu seyredelim mi

KAÇIRMAYIN

BUGÜN VİZYONA GİREN HÜRRİYET YAPIMI FİLMİN İLK CÜMLESİ

EVET büyük gün geldi...

Meksika’da “Ölüler Günü”nü anlattığım “Dünyaya dönen ölülerle 3 gece” yazımı bugün Hürriyet Seyahat ekinde okuyabilirsiniz.

Bunun bir de filmi var ve o da bugün Hürriyet Web’de vizyona giriyor.

Ben anlattım, sanatçı Ahmet Güneştekin çekti...

Size bir de tüyo vereyim.

Film bir Kızılderili atasözü ile başlıyor:

“Doğduğunda sen ağlamıştın, herkes bayram etmişti...

Öyle bir hayatın olsun ki...

Öldüğünde herkes ağlasın, sen bayram et...”

 

İYİ GELDİ

PELİN Esmer’in son filmi “İşe Yarar Bir Şey”i çok sevdim...

- Önce filmin adını sevdim.

- Hasta yatağındaki genç adamın, “Bana hemşire yerine şair yollamış” cümlesini çok sevdim.

- Basit olayların, günlük konuşmaların, çevremizde gördüğümüz insanların çok basit cümlelerle bize huzur verebileceğini gördüğüm için çok sevdim.

- Çello sesinin güzel görüntülere ne kadar güzel gittiğini gördüğüm için sevdim.

- Bir de “Hepimiz güzel yaşlanmayı istiyoruz” cümlesini...

İşte onu çok sevdim...

Bu film bana çok iyi geldi...

Popülizmin çevremdeki güzel insanları itibarsızlaştırmaya, zarafeti aşağılayıp, hırboluğu yüceltmeye çalıştığı ve ne yazık ki başardığı şu günlerde, farklı bir estetiği görmek bana biraz umut da verdi...

Dedim ki...

“Boş ver... Hâlâ sığınabileceğimiz küçük gettolarımız var...”

Teşekkürler Pelin Esmer...

Gettomdan sana kucak dolusu sevgiler...

 

TEBRİK

193∞’LE TANIŞALI 10 YIL OLMUŞ

KOÇ Grubu’nun her 10 Kasım günü verdiği Atatürk ilanları bu yıl 11 yaşına girdi.

Grup bu ilanlara ilk defa 2006 yılında başladı.

2007 yılında ise hepimizi etkileyen o harika mottoyu buldular.

Atatürk’ün ölüm yılı olan 1938’in sonunda 8 rakamını yatay olarak yazıp sonsuzluğu anlattılar. O işaret her geçen yıl daha da yerleşiyor içimize.

Grup bu yıl da farklı bir şey yaptı.

Atatürk’ü hiç göstermeden, toplumun her kesiminden insana gönlündeki Atatürk’ü anlattırdılar.

Bütün Koç ailesine ve bunu yapan kurumsal iletişimin başkanı Oya Ünlü ve ekibine tebrikler...

Tabii bu arada her yıl olduğu gibi bu yıl da Filli Boya’ya o harika Atatürk filmi için teşekkürler...

 

Hadi gelin başkanın sarayına işeyen köpeğin videosunu seyredelim mi

MERAK EDİYORUM

HELAL TURİZM YANINDA BU FİLM DE KONUŞULDU MU

AMERİKA tam bir “Şark Ekspresi’nde Cinayet” furyası yaşıyor. Kitapçıların vitrinleri Agatha Christie’nin bu klasik romanı ile dolu.

Fox’un yaptığı film bu hafta çok kuvvetli bir girişle gösterime çıktı.

Filmin kadrosu olağanüstü.

Johnie Depp, Penelope Cruz, Michelle Pfeiffer, Kenneth Branagh...

Bu efsane trenin adı Orient Ekspres... Yani bitiş istasyonu İstanbul...

Filmin reklamlarında harika bir Topkapı ve
İstanbul silueti var...

Merak ediyorum... Geçen haftaki turizm şûrasında bu filmden nasıl yararlanabiliriz konusu konuşuldu mu...

Mesela filmin gösterime girdiği günlerde Amerika’da, Avrupa’da ilanlar verildi mi...

Mesela İstanbul’da Pera Palas bunun için özel bir çalışma yaptı mı...

Bence Türkiye için bu filmde iyi malzeme var...

 

BU HAFTA TOP 5 YABANCI

- Möve, Alex Schulz Remix: “Skyline”

- DOLF, Yellow Claw, Caroline Pennell: “Vertigo”

- Kygo, Sasha Sloan: “This Town”

- Post Malone, 21 Savage: “Rockstar”

- Colonel Bagshot, Mahmut Orhan: “Six Days War”

 

KLASİK MÜZİK SEVENLERE YENİ BİR ALBÜM

SAINT-SAENS: “Works For Violin and Orchestra”, Tianwa Yang (violin), Gabriel Schwabe (çello), Malmö Senfoni Orkestrası.

Saien-Saens klasik müziğe yeni başlayanların da çok seveceği bir besteci. Albümdeki parçalar çok iyi seçilmiş ve icra edilmiş.

Pazar sabahı çok iyi gidiyor.

 

KEŞİF

KIRK YAŞ KADINININ EN GÜZEL ŞARKISINI DALİDA SÖYLEMİŞ

GEÇEN akşam Dalida filmini seyrederken, onun büyük Fransız şarkılarını yeniden yorumladığı bir albümünü de keşfettim.

O albüme baktığımda hiç bilmediğim bir yorumunu öğrendim. “Une Femme a Quarante Ans” (Kırk yaşında bir kadın).

Herhalde bugüne kadar kimse 40 yaş kadınının duygusunu bu kadar güzel anlatamamıştır.

Kırk yaş kadınını en iyi ben anlatırdım sanıyordum.

Kitabını bile yazmıştım.

Meğer kırk yaş kadınını en iyi yine bir kadın anlatabilirmiş.

Olaganüstü bir şarkı...

 

ERKEKLERİN AYAKKABI HARCAMASI KADINLARINKİNDEN FAZLA OLUR MU

BENCE haftanın en şaşırtıcı haberi bu...

Times gazetesinin dünkü haberine göre İngiltere’de, erkeklerin aylık harcaması içinde ayakkabıya ayırdığı para 47 paund’muş.

Yani 250 TL civarında.

Buna karşılık kadınların aylık ayakkabı harcaması ise 35 paund...

O da 178 TL...

Bizim evdeki duruma bakarsak, bir erkeğin ayakkabıya kadından fazla para harcaması pek akla yatkın değil...

Aklıma şeytan düştü...

Acaba, erkeğin gizli veya açık bir sevgiliye aldığı ayakkabı da onun bütçesinde mi görünüyor?

Buyurun pazar kahvaltısı yaparken tartışın bu konuyu...

Haa söylemeyi unuttum. Erkeklerin giysi ve güzellik ürünlerine harcadığı para da kadınınkini geçmiş...

X