Eğer öyleyse o insanlar niye hâlâ yargılanıyor

BAKIN, şu sözler bir hafta arayla iki kişi tarafından söylendi.

Haberin Devamı

*

İkincisinden başlayayım.

Başbakan Binali Yıldırım önceki gün şunu söyledi:

“Türk siyasi tarihine, bu örgütün (FETÖ) ortaya çıktığı 1966’dan beri bakın, bu örgütle mücadele eden 2 dönem vardır; birisi rahmetli Erbakan’dır, diğeri de AK Parti iktidarı, Recep Tayyip Erdoğan’dır.

Bunun dışındaki siyasi liderler, hep örgütle iyi geçinmişlerdir. Tarihi olaylara dönün bir bakın, bunu göreceksiniz.”

*

Dikkatle okudunuz mu?

Ben üç defa dikkatle okudum.

Tabii kendi kendime sordum.

“Erbakan FETÖ ile hangi mücadeleyi yapmış?”

Ve o hangi dönemdi?

*

Tabii ki Erbakan-Çiller koalisyonu...

Yani?

28 Şubat dönemi...

*

Hemen arkasından şu soru geldi:

Peki, neydi o dönemdeki mücadele?

Dınnnn!...

28 Şubat kararları değil mi?

Demek ki neymiş?

Erbakan’ın başbakan olarak imzaladığı 28 Şubat kararları, FETÖ’yle mücadele için alınmış.

Bu sözlerin anlamı şudur:

Haberin Devamı

28 Şubat davası siyaseten düşmüştür.

*

O zaman sormazlar mı...

İyi de o  28 Şubat davası niye hâlâ sürüyor?

Erbakan’ın verdiği mücadele haklıysa o insanlar niye hâlâ mahkemelerde sürünüyor?

*

Gelelim Başbakan’ın “FETÖ’yle mücadele yapıldığını” söylediği ikinci döneme...

Yani Tayyip Erdoğan’ın başbakan olduğu döneme...

O dönemin Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer geçen hafta bana gönderdiği mektupta ne demişti?

“Başbakan siyasi sorumluluğunu, ben hukuki sorumluluğunu aldık ve 2004 FETÖ’yle mücadele planını rafa kaldırdık...”

*

Aynı mektupta bir şey daha söylemişti:

“Zaten o dönemde 28 Şubat kararları uygulanıyordu...”

*

Ben 28 Şubat’tan yargılananların avukatlarının yerinde olsam bu iki açıklamayı hemen savcı ve hâkimlerin önüne koyardım.

*

Ve şunu derdim:

“O dönemde zaten biz de FETÖ’yle mücadele ediyorduk...”

KADINDA KAÇ YAŞINDA 20 YAŞ NOSTALJİSİ BAŞLAR

Eğer öyleyse o insanlar niye hâlâ yargılanıyor

FRANSA’nın eski Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin eşi Carla Bruni yeni bir albüm çıkardı...

Paris Match dergisine verdiği mülakatı okurken bir şey dikkatimi çekti.

*

Mülakatın 2 ayrı yerinde “50 yaşıma geldiğimden beri” anlamına gelen bir şeyler söylüyor.

Haberin Devamı

Bu sözler mülakatı yapan gazetecinin de dikkatini çekmiş ki şunu soruyor:

“Neden sık sık bunu dile getiriyorsunuz, 50 yaş çok mu zor bir şey?”

*

Cevabı şu:

“Önce siz bir genç kız olmanın ne olduğunu anlamaya çalışın,  sonra oturur ikimiz bu konuyu konuşuruz. Elli yaş, artık ‘orta yaş’ sayılır.”

*

Mülakatın bir başka yerinde ise kadınların 40’lı yaşlarında “20 yaş nostaljisine kapıldığını” söylüyor.

Çevremden yaptığım gözlem de şu:

Kadınlarda 40 yaşından sonra çok ciddi bir “yaşlanma telaşı” başlıyor.

Hayattan en büyük keyifi alacakları 40’lı yaşlarını işte bu duygu nedeniyle fena harcıyorlar.

Onlara söyleyeceğim şu:

Kızlar, hiç telaşa lüzum yok.

Cool...

İnanın 47 yaş hâlâ kadının zirvesi ve 50 yaşına kadar da hiç sorun yok...

*

Ya ondan sonrası?...

Haberin Devamı

Hele bir o yaşa gelin. Onu da konuşuruz.

SOY LUNA: 16 YAŞIN LA LA LAND’İ Mİ, YOKSA YENİ HİGH SCHOOL MUSİCAL MI

Eğer öyleyse o insanlar niye hâlâ yargılanıyor

DİYECEKSİNİZ ki, 14-16 yaşındaki çocuklara seslenen bir televizyon müzikali koskoca adama ne der?

Son günlerde Disney’in geçen yıl başlayan yeni televizyon dizisi “Soy Luna”ya takıldım.

Torunum Zeynep, Disney’in “High School Musical”i ile büyümüştü.

Şimdi “Soy Luna” başladı.

Dizinin YouTube’daki “Siempre Juntos” (Momento Musical) isimli videosunu lütfen seyredin.

Cıvıl cıvıl çocuklar.

La La Land’in girişindeki arabalı sahne gibi bir performans...

Hispanik gırtlağın getirdiği “West Side Story” nostaljisi...

Ve bayanlar baylar...

Karşınızda 21’inci yüzyılın High School Musical’i harika “Soy Luna”...

Haberin Devamı

İçiniz fena halde sıkılıyorsa,  kaçıp uzaklaşmak istiyorsanız...

Buyurun size harika bir destinasyon...

Yaşlı olsanız da bu genç enerji size umut verecektir.

5 ERKEĞİN TEKNE TARTIŞMASI FİKRET HAKAN YAKIŞIKLI MIYDI

Eğer öyleyse o insanlar niye hâlâ yargılanıyor

BİR teknedeyiz...

Beş erkeğiz...

En gencimiz 50, en büyüğümüz 80 yaşında...

Akşam yemeğimizin tartışma konusu şu:

Eğer öyleyse o insanlar niye hâlâ yargılanıyor

Fikret Hakan yakışıklı bir erkek miydi? Ben “Hayır, değildi” diyorum.

Mahallenin delikanlısıydı ve yakışıklı olmadığı halde kızların ilgisini çektiği için bana “Demek ki benim de kız arkadaşlarım olabilir” umuduna kapılıyordum.

Benim dışımdakilerin hepsine göre ise yakışıklı adamdı.

Bana sordular; “Senin için yakışıklı erkek kimdir?”

Haberin Devamı

Cevabım banko “Alain Delon” oldu. Grubun geri kalanının görüşü ise şuydu:

“Hayır, Alain Delon erkek güzeli...”

Cevabı kadın okurlarıma bırakıyorum.

OĞLUNUZ KOMÜNİST OLMAK  İSTERSE SİZ NE DÜŞÜNÜRSÜNÜZ

FRANSA’nın eski Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin 16 yaşındaki oğlu “Ben komünist bir dünya hayal ediyorum” demiş...

Düşünebiliyor musunuz?...

Baba Sarkozy gibi bir adam.

Muhafazakâr sağın otoriterlik sınırında bir şahsiyet...

Peki ailesi ne demiş bu duruma?

Annesi Carla Bruni, “Ben oğlumun böyle düşünmesinden çok memnunum” diyor ve devam ediyor:

“Bu fikirlere bugün sahip olmazsa ne zaman olacak?”

Acaba bizim muhafazakâr sağda bu düşünce nasıl karşılanır?

Mesela imam hatipten böyle bir düşünce çıkabilir mi?
Ben “Keşke” diyorum...

Ama tahminim “Asla”dır...

Yazarın Tüm Yazıları