Aspava derken, salgın pik yapıyor

Yeni bir yıla daha girdik. Dileyelim ki, geçtiÄŸimiz yıldan daha iyi olsun. Â

Haberin Devamı

İlk hafta enflasyon, doğalgaz ve elektrik zamı, TUİK verileri, işçi, memur ve emekli maaşlarındaki düzenlemeler, ateşli açıklamalar ve biraz da tartışmalı geçti. Sıkıntılı başladık yani… 
Yaşanacaklar yaşanacaktır! Kaçış yok… 
Biz ‘Aspava’ diyelim o halde. 
*  
Yetmişli, seksenli yıllarda magazin dünyasında popüler hale gelen bu tanımın tabii ki bir hikayesi var.  
Aspava’yı ilk kez gazeteci, polisiye yazarı ve romancı Ümit Deniz 1959 ‘da yazdığı bir eserinde kullanmış ve roman kahramanına içki sofrasında ‘şerefe’ yerine ‘aspava’ diye kadeh kaldırtmış. 
* 
Aspava öyle tutmuş ki bir çok işyeri, özellikle yeme içme yerleri, lokantalar bu isimle dükkan açmaya başlamışlar. 
Hatta dilenciler aspava yazan pankartlar taşıyarak dolaşmışlar. 
* 
Peki neymiş bu ‘iyilik ve esenlik dileği’nin açılımı? 
ASPAVA; Allah Sağlık Para Aşk Versin Amin. 
Ne kadar zarif, güzel ve cıvıl cıvıl bir dilekmiş böyle, değil mi? 
* 
Okuyuculardan bu isme aşina olanlar vardır, özellikle Ankara’ya sık gidenler… 
Önemli ve yaygın lezzet duraklarından biri haline gelen aspava artık markadır, kebap ve dürümdür. 
Benim gibi Bursa kebabı, İskender sever biri Ankara’ya gittiğinde aspava yemeden geri dönmez elbet.  
Bu arada Ankaralı, aspava’yı düzenlemiş; Allah Sağlık Para AFİYET Versin Amin’e dönüştürmüş.  
* 
Tüm yıllarınız Aspava olsun... 

Haberin Devamı

SALGIN PİK YAPIYOR 

Aspava derken, salgın pik yapıyor

Hafife alındı, kurallar esnetildi. Yeterli denetim yapılmadı, yaptırımlar uygulanmadı.  
‘Yeni normal’ alelade normale döndü... 
* 
Sağlık Bakanlığı 4 Ocak günü Koronavirüs verilerini açıkladı; 
382 bin test yapılmış,  
54 bin 724 kişi hastalıklı/PCR pozitif çıkmış,  
137 kişi hayatını kaybetmiş. 
Düne kadar ülkemizde toplam 82.894 kişi hayatını kaybetmiş, 9 milyon 654 bin 496 kişiye tanı konulmuş. 
* 
Dünyada ise 5 milyon 500 bin kişi yaşamını yitirmiş, 290 milyon kişiye tanı konulmuş.  
Gözlemlerle söylemeliyim ki bu rakamlar gerçeğin altındalar… Gerçeği anlamak için açıklanan sayıları ikiyle, üçle çarpmalıyız. 

Haberin Devamı

DALGA DEĞİL TSUNAMİ 

Son hafta içerisinde ‘beklenen’ tırmanış yaşandı. 
Vaka sayısı 50 binleri de aşmış. Bu gidişle vaka sayısı kısa sürede 100 bine dayanır. 
Önlem alınmalı... 
* 
Omikron’un, Delta varyantına göre dört kat daha hızlı bulaştığı biliniyor. Ve eğer doğru önlemler alınamazsa iki hafta içerisinde bugünkü sayıların iki katına ulaşılabileceği tehlikesiyle karşı karşıyayız. 
Dalga malga değil, dev bir tsunami olabilir bu…  
Salgın asla kendi haline bırakılmamalı. 
Salgın bilgileri açık biçimde hekimlerle ve halkla paylaşılmalı.  
Aman dikkat! 
* 
Her şey yolundaymış gibi yaşıyoruz. 
Önlemleri ihmal ediyoruz. 
Ekonomik kriz yaşamı zorlayınca; geçim için para, para için çalışmak gerekiyor. O zaman da kurallar esniyor... 
İkilem yaşanıyor. 

Haberin Devamı

ÖNLEM ÖNLEM ÖNLEM 

Omikron; burun akıntısı, boğaz ağrısı ve hapşırık gibi, üst solunum yoluna yönelik bazı şikayetlerle kendini gösteriyor. Daha kolay ve hızlı yayılıyor. 
Hastalık geçirmiş ve aşılanmış kişiler daha hafif atlatıyorlar. 
Ancak aşılanmamış, hatırlatma dozu yapılmamış, kronik hastalıkları olanların hasta olma ve bulaştırma potansiyeli yüksek durumda. 
* 
Daha dün bir arkadaşımızın 6 aylık bebeğinin Covid 19 olduğu bilgisi geldi... 
Büyüğü küçüğü, yaşlısı genci yok… 
Hastalığın da şakası yok! 
*  
Önlem, önlem, önlem diyoruz.  
Bireysel, kurumsal ve toplumsal korunma önlemlerini ısrarla, dikkatle sürdürmeliyiz. 
Başka bir yolu yok... 

HERKES COVİD-19 İLE KARŞILAŞABİLİR 

Haberin Devamı

Bir biçimde virüsle yüzleşilecek… 
Yüzleşildiğinde, alınacak virüs yükü düşük olmalı. Bunun için de; 
Ev dışında kesinlikle maske kullanılmalı.  
Bilmediğiniz kişilerle görüşmemeli. Görüşülecekse de mesafe oluşturulmalı, süreyi 15 dakikadan az tutmalı.  
Maskesiz kişilerle görüşmemeli. 
Tanımadık kişilerle aynı araçta bulunmamalı, uzun seyahatlerden kaçınmalı. 
Otomobillere mümkünse iki kişi binilmeli.  
Yemekhane, lokanta ve kafe gibi kapalı yerlerde 15-20 dakikadan fazla kalmamalı. Önlemler alınmış yerler tercih edilmeli. Seyreltilmiş masalar kullanılmalı. Açık mekanlar tercih edilmeli.  
Cemiyetler düzenlenmemeli, eğlence, düğün, nişan ve kutlamalara katılmamalı.  
Alışveriş yerleri, AVM, çarşı ve marketlerde 15 dakika kuralı benimsenmeli. 
Misafirlik, ziyaretler bir süre daha askıya alınmalı. 
Yoğun kalabalık içeren pazaryerlerini çok kısa sürede terk etmeli.  
Toplu taşıma araçlarının bulaşı riski yüksek alanlar olduğu unutulmamalı, önlem almadan binilmemeli. 
Ağız ve burun temizliğine özen göstermeli, günde birkaç kez gargara ve sümkürme yapılmalı. 
Kişisel temizlik ve bakıma önem verilmeli, mümkünse günlük banyo yapılmalı. 
Bağışıklığı düşüren, enfeksiyonlara ve kanserlere kapı aralayan, alkol, uyuşturucu, sigara ve tütün mamulleri içilmemeli, kullanılmamalı. 
Düzenli uyumalı. 
Sağlıklı ve dengeli beslenmeli.  
Spor yapmalı. 
Mevsim sebze ve meyveleri tüketilmeli.  
Olumlu düşünmeli, yüksek moralli olmalı.  

Haberin Devamı

ÜLKELER TEDBİR ALIYOR 

Ülke olarak işi daha sıkı tutmalıyız. 
Hastane ve sağlık kapasitemizi, organizasyonumuzu güçlendirmeliyiz.  
Covid-19 ‘un bu son atağının 1. ve 2. dalgadan daha ölümcül olduğunu gören, ölüm ve hastalık sayıları artan Kanada, İngiltere (Birleşik Krallık), Almanya, Fransa, Suudi, Arabistan, Brezilya, İspanya, Tanzanya, İtalya ve birçok ülkenin yeni tedbirler aldıklarını biliyoruz; 
Kimi giriş çıkışı kapattı, kimi olağanüstü hali uzattı, kimi de sokağa çıkma yasağı ilan etti… 

HEKİMLERİMİZİ KÜSTÜRMEYELİM 

Bugüne kadar alınan tedbirler, uyarılar, bilgilendirmeler, ilaçlar, sağlık hizmetlerinin gücü ve yaygınlığı, hastane kapasiteleri, hekimler ve sağlık çalışanlarının fedakarlıklarıyla bu salgın, ‘1918-1920 İspanyol gribi’nde olduğu gibi 100 milyona yakın insanın ölümüne neden olmadı. 
Büyük bir belayla yüzleşmemek için; 
Aşıları yaptıralım ve yaz mevsimine kadar ‘Maske + Mesafe + Temizlik’ kuralına özen gösterelim. 
* 
Bu arada moral bozukluğu içerisinde olan hekimlerimizin beklentilerini karşılayalım, onlara yönelen şiddeti önleyelim, ekonomik beklentilerini karşılayalım, istifa ve emeklilik talepleriyle yurtdışına gidişlerini durduralım!.. 
Sağlık sistemimizin bir hekim bile kaybedecek lüksü yoktur!..

Yazarın Tüm Yazıları