"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Müzik sözün önüne geçiyor

GEREK bir operayı gerek sözlü bir parçayı dinlerken müziğe odaklanırız, söz yazarına dikkat etmeyiz.

Operaları birkaç kez dinleyenlere, librettoyu yazan kim diye sorsam çok azından doğru bir yanıt alabilirim.

Oysa birçok bestenin esin kaynağı sözlerdir. Onlar olmasa o besteler yapılamazdı. Ne yazık ki müzik sözün önüne geçiyor. Hele halk türkülerinde ‘anonim’ çok kullanılan kelimelerden biri.

Operaya gitmeden önce librettoyu okuma gereğini kaç kişi duyar?

Notasından vazgeçtim metinlerden söz ediyorum.

Lied’ler, Türk müziğinin bestelerinin güftelerini yazanlar da pek bilinmez. Oysa çoğu zaman besteci o şiiri okumuş sonra da ondan esinlenerek beste yapmıştır.

Bestelerin öyküleri konusunda bazı kitaplar yayınlanmıştır, okuru az kitaplardandır.

Batının ve Doğu’nun iyi şairlerinin ürünleri bestelenmiştir.

Debussuy’nin “Bir Pan’ın Öğleden Sonrası” ilk aklıma gelendir.

Bizim bestecilerimiz de önemli şairlerin metinlerinden beste yapmışlardır.

İlhan Usmanbaş’ın Bakışsız Bir Kedi Kara, birçok kez yazdığım bir örnektir.

Opera librettolarını yazan başka kişiler de araştırılabilir.

Türkülerde, genellikle derleyen, besteleyen adlar öne çıktığı için söyleyenle birlikte adları anılır.

Bir Âşık Veysel ve onu izleyen âşıkların adları her icrada anılır. Son yıllarda Neşet Ertaş’ı anımsayacaksınız.

Türkülerin sözleri toplumun birçok kesimi tarafından anlaşıldığı için bir sözlüğe bakmak gereği duyulmaz ama Batı müziği için bu kaçınılmazdır.

Sadece müzik önemli diyenler de vardır, hatta bir örnek de verilebilir, Jean Cocteau bir opera metnini Latince yazmıştır, gerekçesi de önemli olan müzik yargısına varır.

Türk müziği için de bu iddia ortaya atılabilir mi?

Bir gün içeride bir Türk bestecisinin bir eserini dinlerken, grafiker arkadaşım geldi dedi ki, biz bunun sözlerini anlamıyoruz.

O da bir başka odada Carl Orff’un bir zamanlar moda olan Carmina Burana’sını dinliyordu, ondaki metinleri anlayıp anlamadığını sorduğumda hayır demişti.

Şimdi bizim dinleyiciler için de enstrümantal icralar yayınlanıyor. Bir şarkıyı sadece müziğini dinleyerek onu dinlemiş olur musunuz? Ben kesin bir yanıt veremeyeceğim.

Sadece melodisinin etkisi yaşanır.

*

BİZ de birçok şair şarkı güftesi yazmıştır. Divan şairlerinden başlayıp bugünün şairlerine kadar çok başarılı örnekler vardır.

Güfte ayrı bir anlayışla mı yazılır, yoksa bir şiirden bir beste olabilir mi?

Yapı Kredi Yayınları, şairlerin bestelenmiş şiirlerini bir konser dizisi olarak sunmuştu.

O şairlerin bu tür müziği tercih edip etmedikleri her zaman tartışma konusu olmuştur.

Ama şiirini şarkıya yansıması bence ona yeni bir zevk boyutu kazandırmıştır.

Yahya Kemal Beyatlı, Ümit Yaşar Oğuzcan, Fuat Edip Baksı arkalarında birçok bestelenmiş şiir bırakmıştır.

Daha önce de belirtmiştim Yahya Kemal Beyatlı, şiirin her zaman iyi bir beste için yeterli olmadığını söylemiştir.

Ona göre beğendiği tek güfte yazarı vardı Mustafa Nafiz Irmak.

Oysa şairin birçok şiirini Münir Nurettin Selçuk ustaca bestelemiştir.

Şairlerin bestelenmesine gelince.

Bu konuda Fazıl Say’ı yazmak gerekir, birçok ünlü şairin şiirlerini bestelemiştir.

Eğer o şarkı söylenecekse, kaydı yapılacaksa mutlaka güfte yazanın da adı konulmalıdır. Gerçi şimdi eski long play ya da CD’ler için güfteyi yazan da aranıyor, onunu da müsaadesi isteniyor.

Ne yazık ki besteci kolaylığında onlar bulunamıyor.

BU HAFTA NE DİNLEDİM?

Müzik sözün önüne geçiyor

- İki CD’den oluşan “Les musiques de Chagall”ı dinledim.

- Bir de Alamatra (Orkestra Karadeniz) CD’sini beğendim.

Sunum şöyle:

“Bu deniz ki asi gözü kara deli dolu ama diğer yandan bereketli, ağır başlı ve konuk sever.

Karadeniz binlerce yıllık tarihi, kültürü, doğası ile insanlığın tükenmeyen bir enerji kaynağıdır. Ve biz, Alamatra-Orkestra Karadeniz olarak bu toprakların sesini, dünde duyarak, günümüzde yaşayarak geleceğe taşımaya kararlıyız.

Alamatra yaylalardan, köylerden, kıyılardan tayfasını topladı. Alamatra demir aldı ve binlerce yıllık soluğunu, seslerini rüzgâra dönüştürüp yelkenlerini şişirdi. Şimdi limanlar bizi bekliyor.”

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI