"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Çocukları ‘iyi yazarlar’la tanıştırın

Çocuklara okuma zevkini aşılamak ve yetişkinliklerinde iyi birer okur olmalarını sağlamak için, onları iyi yazarlarla erken tanıştırmak gerekir. O lezzeti çocukluktan alan biri, iyi bir edebiyat okuru kişiliği kazanır. Bu hafta bunu yapmanız için güzel bir fırsatınız var...

Kendi kendimize soralım: Edebiyatımızın nitelikli isimlerini ne kadar tanıyoruz? Peki çocuk yaştakiler tanıyor mu? Mesela o usta yazarların çocuklukları nasıl geçmiş? Ana-baba ile ilişkilerini merak etmez miyiz? Çocukken neleri severlermiş?

 

Şimdi Türk edebiyatının bazı seçkin yazarları üzerine bir dizi kitap yayımlandı.

 

Kitapların özelliği, çocuklar için hazırlanmış olması. İnanıyorum ki çoğunuz bu isimleri tanıyorsunuz, biliyorsunuz. Ama çocuklarınız biliyor mu?

 

Oktay Rifat, Behçet Necatigil, Turgut Uyar, Edip Cansever, Tezer Özlü ve Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın anlatıldığı kitapları Emre Gül ve Öner Yetişen birlikte yazmış, Akif Kaynar da desenlemiş.

 

Sırasıyla adları şöyle: Küçük Oktay Rifat ve Yazdığı Şiir, Küçük Behçet Necatigil ve Yıldızı, Küçük Turgut Uyar ve Saati, Küçük Edip Cansever ve Çiçeği, Küçük Tezer Özlü ve Gece-Gündüz,Küçük Fazıl Hüsnü Dağlarca ve Köpeği.

 

Yazarların yaşamı, bazı simge eserleri üzerinden veya edebiyatındaki önemli semboller üzerinden anlatılıyor. Hepsinin ‘çocuklukları’ özgün birer öykü ekseninde yazılmış.

 

Bunlar, çocukların belleğinde iz bırakacak kitaplar. ‘Edip Cansever ve Çiçeği’nden bir bölümü okuyalım: “Sami Amca Edip’i çiçeklerin yanına götürecek.

 

Dün top atan çocuk, çiçeklerimizin dalını kırdı.

 

Sen düştüğünde canın nasıl acıdıysa, onların da canı acıyor, dedi. Edip’in çok üzüldüğünü gören Sami Amca: İstersen sana bir çiçek vereyim, senin olsun. Ama ona çok iyi bakacaksın.”

 

Tezer Özlü ve Gece – Gündüz’de ise şu satırlar yer alıyor:

 

“O gün ödevlerini erken bitirdikleri için anne ve babası Tezer’i, abisini ve ablasını dondurma yemeye götürmüşlerdi.

 

Sahile geldiklerinde bir an gözüne çarpan ay ışığının, denizin üzerindeki yansıması Tezer’in çok hoşuna gitmişti.

 

Abisine ay ışığını neden sadece geceleri görebiliyor olduğunu sordu. Abisi önce şaka yaparak, Güneş ve Ay’ın işbölümü yaptıklarını ve kurada Ay’a gecenin düştüğünü söyledi.”

 

Turgut Uyar ve Saati, şairin yapıtına işaret ediyor: “Turgut döndükçe yanındaki arkadaşları, ağaçları, gökyüzü, dünya da dönüyordu. Turgut çok mutluydu.

 

Başı iyice dönen Turgut, kendini çimlere bıraktı. Önce Cemal’e baktı. Cemal de: Hadi ikimiz de göğe bakalım dedi. Sonra göğe baktı. Hâlâ başı dönüyordu ve çok mutluydu.”

 

Çocuklara edebiyatla bezeli bir yaz geçirtecek kitaplar...

X