"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

450’nci yıla 450 etkinlik

MÜZİK dergisi Gramophone’da* çıkan bir yazı beni heyecanlandırdı.

Claudio Monteverdi’nin bu sene doğumunun 450’nci yıldönümü olduğundan her yerde besteleri icra ediliyor.

15 Mayıs 1567’de Cremona’da doğan Monteverdi; bütün ünlü bestecilerin, sanatçıların, edebiyatçıların başına gelen kaderi yaşadı. Ölümünden sonra unutuldu.

Tekrar müzik dünyasının gündemine gelmesi için 18’inci yüzyılı beklemek gerekecekti. 19’uncu yüzyılın başında bestelerinin modern bir basımı yapıldı.

1937 yılında Nadia Boulanger piyano uyarlamalarından bir plak yaptı.

Bu icralar arasında kurucusu olduğu Concentus Musicus Wien’i  Nicolaus Harnoncourt, bestecinin Venedik operalarını kaydetti.

Bazı altın dönemler vardır, dünyaya yön verenler aynı zamanda doğar. Bu da 1560-1570 zaman dilimini kapsıyor. Ünlü orkestra şefi John Eliot Gardiner’in ad listesi bu iddiayı doğruluyor: Galileo, Kepler, Francis Bacon, Monteverdi, Caravaggio, Rubens.

*

Dergide, Monteverdi’nin 2017’de 450 etkinlikle anılacağından söz ediliyor.

Ayrıca bestelerinin iyi icraları listelenmiş. Bir seçme yaptım:

‘Fourth and Fifth Books of Madrigals’ / Consort of Musike / Anthony Rooley,

‘Sols; English Baroque Soloists’ / Monteverdi Choir / John Eliot Gardiner,

‘Sixth Book of Madrigals’ / Concerto Italiano / Rinaldo  Alessandrini,

‘Selva morale e spirituale’ / Cantos Kölin / Concerto Palatino / Konrad  Junghanel.

Ben anmalara çok önem veririm, çünkü böyle değerlerin bütün kuşaklarca bilinmesi, öğrenilmesi gerekiyor.

Dünyada bu tür anmalarda konuşmalar yapılıyor, sempozyumlar düzenleniyor. CD’lerin yeni baskıları yapılıyor, yeni icra kayıtları yapılıyor.

Bizim müzikçilere verdiğimiz önemin derecesi tartışılır.

Türk Beşleri’nden ikisi dışında diğerleri için bir şey yapıldığını anımsamıyorum. İstanbul’da Cemal Reşit Rey adına İzmir’de ise Adnan Saygun adına birer salon var o kadar.

Salonlara, caddelere, sokaklara ad verilmesinin pek de bir anlamı yok, çünkü her iktidar veya belediye gönlünce bu ismi değiştirip duruyor.

Besteciler, müzisyenlerse haklarında biyografiler, kitaplar, araştırmalar kaleme alınmalı, yeni kayıtları yayınlanmalı.

Geçen yıllarda Tanburi Cemil Bey için bu çalışmalar yapıldı. Yıllar önce Itrî için de yapıldı. Ancak bu kadarla sınırlı kalmamalı kanaatindeyim.

Bestecilerimizin dünya düzeyinde yaygın olmadığı gerçeğini hatırlamak gerekir.

Bir liste çıkarın derdiğimde kaç kişi çıkarabiliriz? Uluslararası bir ad var mı? Türk Beşleri’nin dünyadaki dinleyicisi ne kadardır?

Sadece ‘etkinlik’ olsun diye anma yapılmamalı. Başta anmalar olmak üzere sempozyumları veya diğer faaliyetleri evrensel tanınma kriterlerine göre yapamayız. Ama ulusal bağlamda bunu gerçekleştirebiliriz.

Sözgelimi gerek Batı müziği bestecilerimizin gerek Türk bestecilerinin yuvarlak doğum ve ölüm yıllarında, konservatuvar öğrencilerinin okulları dolaşarak müzisyenlerimizi tanıtmaları mümkün olamaz mı?

Yazarlar için de okuma etkinlikleri düzenlenebilir elbette...

*

MÜZİK tarihinin önemli bestecilerinden birinin anması bize iyi bir örnek olacaktır.

 

(*) 450th anniversary Monteverdi, Gramopone, May.

X