Hala “Mağdurum ne olacağım” diyen var

İMAR affı, barışıyla ilgili herhalde en fazla yazanlardan biriyim.

Haberin Devamı


Neyse o ağır eleştiriler, hakarete varan o binlerce mesaj azaldı.
Hala “Mağdurum ben ne olacağım” diyenler var.
Gerçekten yaşanan son depremden sonra bu yorumları nasıl yapabildiklerini de merak ediyorum.
Hiç mi ders almıyoruz, hiç mi özeleştiri yapmıyoruz.
İnanın bazen anlamıyorum.
Af ya da barış ne için yapılır?
Ortada bir eksik vardır, bir hata vardır.
Devlet de bunu biliyordur ve vatandaştan gelen bu talepleri de karşılıksız bırakmamak için böyle bir karar alır.
Benim gibi birçok kişi aslında o günlerde de buna itiraz etti, haklı eleştirilerini ortaya koydu.
Ama siyaset bazen sokağın beklentilerine hayır diyemiyor işte...
Ve sonuç ortada...
Bugün yaşananlardan ders almalıyız.
Bir daha af sözünü ben duymak istemiyorum.
Ve son imar affıyla ortaya çıkan bozuklukların, çevreye rahatsızlık veren ve güvenliği tehdit eden bütün imalatların yıkılmasını bekliyoruz.
Evet...
Belediye başkanlarına, ilgili bakanlıkların müdürlüklerine düşen şimdi budur.
Çevre ve şehircilik il müdürlüklerinde ve dolayısıyla belediyelerde bu yapıların raporları var.
Lütfen bunları eski haline getirin.
Kimse de bir daha eksik, yanlış yapmasın.

 

Haberin Devamı

İmar afları tarihe karışmalı

SADECE ben söylemiyorum.
Bakın Prof. Dr. İlber Ortaylı ne diyor; “Çok kötü bir imar düzeni var. Türk halkının ulaştığı uygarlık düzeyi, eğitim ve refah düzeyinin doğru yaşam hakkının çok gerisinde kalan bir inşaat düzeni var. Son zamanlarda en başta mimarların kendileri çok geride kaldı. Statik okumuyorlar artık. Beni statik okumayan bir mimar korkutur. Bunun için mimar olmama lüzum yok. Bizim mühendislerimiz iyi fakat bu müteahhit takımının mimar ve mühendis kullanma alışkanlığı yok.”
Başka ne diyor;
“İmar affı meselesi Türkiye’nin gündeminden çıkmalı. Cezaların da affa uğramaması gerekir. Bazı suçları af çıkardığımız zaman af kapsamı dışında bırakıyoruz. Bu da öyle olmalı. Bu feci manzarayı önleyecek kanuna ve örgütlenmeye girmeliyiz.”
Daha önce de yazdım.
İlber hocaya kesinlikle katılıyorum.
Bir daha teklif edilmemek üzere imar afları tarihe karışmalı.

Haberin Devamı


Özeleştiri yapması
gereken sektörler

DEPREMİN üzerinden günler geçmesine rağmen hala telefonlar deprem bölgesinde tam çalışmıyor.
Bölgedeki arkadaşlarımla konuşurken zorlanıyorum.
Bir de o ilk saatleri, günleri düşünün.
Kimse kimseye ulaşamadı.
Şimdi telefon operatörlerinin açıklamalarını okuyorum.
Depremin şiddetinden ve yıkımdan bahsediyorlar.
İyi de yakın bir zamana kadar reklam filmlerinde sizler değil miydiniz; “Kullanılmasını dilemeyiz ama biz her türlü duruma hazırız” diyen...
Demek ki değilmişsiniz.
Özeleştiri yapması gereken bir sektör de bence iletişim dünyası...


İzmir bunu yapar

PROF. Dr. Naci Görür hoca İzmir için “Bugün değilse yarın” deyince herkes daha da panikledi.
Ama bu sefer herkes ciddiye alsın.
Kontrollü stres iyidir.
Depremin ne zaman olacağını kimse bilmiyor; Naci hoca dahil...
Ama deprem araştırmalarında çok önemli adımlar atılıyor.
Yani 50 yıl öncesinden çok daha güncel bilgilere sahibiz.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “İzmir Afet Planı-Deprem Hazırlık ve Dirençlilik Çalışmaları” bence Türkiye’ye örnek olabilecek çalışmalar...
Konuyu bütünsel alan bu yaklaşım, bilimi de yanına alarak iyi bir model kurabilir.
Prof. Naci Görür, “İzmir bu çalışmasıyla Türkiye’de öne geçecek. Umarım ki bu büyük Maraş depreminden sonra bütün kentlerimiz İzmir’in yaptığı gibi benzer çalışmaları yapsın” demiş.
İzmir’in yaptığı nedir?
Sadece zemin olarak değil jeolojik ve jeofizik çalışmaları da yapılıyor. Kenti yönetenlerin önüne mikro bölgeleme verileri ortaya konuyor. Mikro bölgeleme dirençli kentler için çok önemli...
Bu veriler çıksın bir seferberlik gibi kentsel dönüşe odaklanalım.
İzmir bunu yapar...

Haberin Devamı


O şehir artık yok

ANTAKYALI arkadaşlarımla konuşuyorum; hıçkıra hıçkıra ağlıyorlar.
Biz de ağlıyoruz.
Çok defa gittiğimiz, beraber vakit geçirdiğimiz arkadaşlarımızın o şehri artık yok.
Gerçekten çok üzücü ve acıtıcı...
Bu insanlar nasıl bir daha toparlanacak, kendilerine gelecek merak ediyorum.
Evet, zaman her şeyin ilacı ama bu sefer çok ağır oldu.
O eski evlerle birlikte o eski anılar da enkazın altında kaldı.
Antakya yeniden yapılacak.
Lütfen o eski ruha göre yapalım.
Belki bu acılar biraz olsun hafifler.

Yazarın Tüm Yazıları