"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

Bizim de sorma hakkımız var

Bazen gerçekten anlamıyorum.

Anlayamıyorum.

Şimdi de Körfez Geçiş Projesi’ne iki ayrı dava açılmış.
Elbette açılabilir, elbette eleştirilebilir.
Ama...
İtirazım var.
Bu itirazlar sistematik hale geldiyse, ne yapılırsa yapılsın dava açılırsa, ne söylenirse söylensin “Olmaz...” deniyorsa; buna itirazım var.
Çok uzun zamandır bu kentin, İzmir’in benzer olaylarla, davalarla gündemi hep farklı noktalara çekildi.
Ve biz; dışarıdan, yani İzmir dışından çok farklı algılanır hale geldik.
Gerçi son dönemde bu algının değiştiğini görüyorum ama yine de benzer olaylar önüme gelince yazmadan edemiyorum.
Örneğin itiraz edenlerin; kentin neredeyse yüzde 50’sine yakınının gecekondulardan olduğundan haberi var mı?
Eğer varsa; hangi dönem ve hangi itirazlarla kamuoyunun önüne çıkmışlar.
Geceden sabaha, dereler tepeler yağmalanırken, siyaset kurumu bunları seçim öncelerinde affederken acaba itiraz edip ayağa kalkmışlar mıydı?
Kentin geleceğine ipotek konulurken; acaba neredeydiler?
Bizi soruyorsanız; biz buralardaydık.
Her seferinde itiraz ediyor ve bu yapılanların kenti tıkadığını, kenti bunalttığını ve çirkinleştirdiğini söylüyorduk.
İmar aflarına karşı olduğumuzu her fırsatta dile getiriyorduk.
Ama söyleyeyim.
Kentin geleceğini ilgilendiren, önemli projelere de hep destek verdik.
Nasıl Kordon’dan otoyol geçmemesi gerektiğini yazıp söylediysek; Körfez Geçiş gibi projelerin dünyada birçok örnekte olduğu gibi İzmir için önemli bir yatırım olduğunu da vurguladık.
Tekrarlıyorum.
Eleştirilir, itiraz da edilir.
Ancak son 25 yılda itiraz edilmeyen, dava açılmayan bir tek proje bile kalmadıysa; o zaman bu soruyu da sormak bizim hakkımız.
“Sizler neyi desteklersiniz ve hangi alternatifleri çözüm olarak ortaya koyarsınız?”


Gülüp geçmek istiyorum ama yapamıyorum

Aslında tek satır bile yazmak istemiyorum.
Ama bazen kendimi tutamıyorum.
Daha doğrusu çok üzülüyorum.
Çünkü Atatürk denince gözleri dolan bir ailede büyüdüm.
Çok başucu kitabım var ama Nutuk’un yeri hep ayrı oldu.
Türkiye’de doğmaktan, Türkiye’de yaşamaktan hep gurur duydum.
Bu coğrafyanın çok kıymetli ve değerli olduğunu kendime hep hatırlattım.
Cumhuriyetimizin bir şans olduğunu, herkese fırsat eşitliği tanıdığını yaşayarak öğrendim.
İslam dünyası için Türkiye’nin örnek ve rol model olduğuna inandım.


Keşfetmek mi, doyamamak mı?

Türkiye’de birçok kenti yeniden keşfediyoruz.
Keşfetmek güzeldir.
Hatta bazı yerlerin popüler olması, konuşuluyor olması boşuna da değil.
Ama İzmir, öyle keşfedilecek yerlerden biri değil.
Çünkü İzmir’i bilen zaten biliyor.
O yüzden İzmir Tanıtım Vakfı’nın geçen yıldan bu yana sürdürdüğü kampanyayı ve kullandığı sloganı çok beğeniyorum.
“İzmir’e doyamazsınız...”
Gerçekten de öyle İzmir’e doyamazsınız.


Haydi büyük Altay

Pazar günü çok önemli bir maç var Antalya’da...
Altay finalde Kocaeli’yle oynayacak.
Ne Altay’ın, ne Göztepe’nin, ne Karşıyaka’nın yeri bulunduğu yerler değil.
Bence hepsinin yeri Süper Lig’dir.
Ve mutlaka hak ettikleri yerlerde olmalılar.
Göztepe ve Altay için önemli bir fırsat var; Altınordu’nun da büyük şansı var.
Umudumu sonuna kadar korumak istiyorum.
Altay’ı bu pazar yalnız bırakmayalım.
Bence İzmir’deki her kurum birer otobüsle çalışanlarını maça gitmek için teşvik etmeli.
Belediyeler destek vermeli.
Ve sahadan mutlu sonla ayrılan mutlaka Altay olmalı.

X