"Deniz Gürel" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Gürel" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Gürel

Aktarmanın başkenti

“Türkiye” denince akıllara ilk gelen şehrin İstanbul olması, herkesin alıştığı bir konudur.

İstanbul her açıdan dünyanın sayılı şehirlerinden. Artık ülkelerin değil kentlerin yarıştığını düşünürsek “Türkiye” denince İstanbul’un akla gelmesi değil de İstanbul denince Türkiye’nin akla gelmesi bile kabul edilebilir bir durum.
* * *
İstanbul’un ardından “Türkiye” denince ikinci sırada akla gelen kent Antalya’dır. Antalya dünyanın sayılı tatil cennetlerinden birisi. Türkiye’nin turizm yükünü çeken Antalya’nın da bilinmesi gayet normal.
* * *
Sonrasında Ankara ve İzmir gelir. Kendine has özellikleriyle tatil amaçlı ülkemize gelenlerin -gitmese de- duyduğu bir kent olarak İzmir bilinir.
* * *
Gelelim asıl konumuz olan Başkent’e. Ankara’nın bilinirliğinin en önemli noktası kuşkusuz Başkent olması. Pek çoğumuz ‘Şu ülkenin başkenti neresi?’ diye alakasız ülkelere bile bakmışızdır çoğu sefer. Ankara’nın da bilinirliğinin en belirgin nedeni budur.
* * *
Yazının başında belirttiğim gibi kentlerin yarıştığı dünyada yabancıların Ankara’ya ilgi duymasını bekleyerek bir sonuç alamayacağımız ortada. Bir kente gelmek için illa deniz kum güneş üçlüsüne ihtiyaç yok. Devlet burada, kongreler kenti olmamamız için hiç bir sebep yok. Sağlık turizmi için termal kaynakların var ama tesisin yok. Bunlar üzerine çalışılabilir.
* * *
Hep yazıyoruz, söylüyoruz. Bu kente gelecek olan nasıl gelecek diye. Bir haftalık Ankara’dan uçuşlara baktık. Almanya’dan bir kaç şehre direkt uçuş var, bir de Avusturya’nın başkenti Viyana’ya uçuş var. Amerika zaten hayal, uzak doğuyu saymıyorum bile. Ankara’nın dünyayla bağlantısı İstanbul olursa dünyanın Ankara’yı bilmesini nasıl bekleyelim.

BİR ESENBOĞA MASALI

Yurtdışı uçuşlardaki eksikliğe değinmişken kent içinde de benzer sorunun yaşandığına değinmeden geçmeyelim.
Detaylarını Fatih Tekeci’nin köşesinde okuyacaksınız. Yarın başlayacak uygulamayla Sincan ve Batıkent’ten binen yolcular için Kızılay’a gitmek 2 ay boyunca çileye dönüşecek.
Olayı biraz daha renklendirelim.
Sincan’dan yola çıkıp toplu taşımayı kullanarak Esenboğa Havalimanı’na oradan da Madrid’e, Roma’ya ya da New York’a gidecek birinin yolculuk serüvenini düşünelim.
* Elde valizler, Törekent durağından metroya binilecek.
* Batıkent’te inip tekrar metroya binilecek.
* Akköprü’de inilecek, metroya binilecek, Kızılay’a gidilecek.
* Kızılay’da inip Belko Air’e binip havaalanına gidebilir.
Trafiğe girmeyeyim diyen için yol biraz daha uzayacak. Yukarıda saydığım yolculuğun üzerine AŞTİ’ye gitmek için tekrar ANKARAY’a binilecek ve HAVAŞ’la Esenboğa’ya ulaşılacak.
Sonuç olarak Sincan’dan ya da Eryaman’dan havaalanına gitmek isteyen kentli 4 kez aktarma yapacak.
Havaalanına ulaşması -şanslıyla- 1 buçuk 2 saatini alacak. En az bir saat öncesinde alanda bulunması gerekiyor. Yurtdışına gideceği için de 2 saat öncesinde İstanbul’daki havaalanında bulunması gerekiyor. Ankara’dan İstanbul’a gidecek uçağın İstanbul’dan yurtdışına gidecek uçakla arasında bekleme süresi de düşünüldüğünde...
Kafa karıştırıcı bu yolculuğun sonu şu. İstanbul’dan yurtdışında gidilecek şehre uçak havalanana kadar yarım gün gidiyor. Ankaralı bu çileyi hiç haketmiyor. Kent merkezinden havaalanına raylı sistem olmaması dev bir sorun olarak önümüzde duruyor.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI