"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Profesör çiftin otizmli çocuğu spor salonundan nasıl kovuldu

Otizmli çocukların okullara alınmaması, dışlanması, diğer aileler tarafından ‘hastalıklı’ gibi görünmesi konularında çok yazı yazdım...

9 yaşındaki Ozan Sanlısoy’un okula alınmaması üzerine annesi Sedef Erken’in AİHM’ye açtığı dava sürerken, bu sefer de ünlü bir profesör çiftin otizmli çocuklarının başına benzer bir olay geldi...
Prof. Dr. Hülya Güngör ve Prof. Dr. Ahmet Fırat Güngör, 12 yaşındaki otizmli çocukları Deniz’le birlikte adını aşağıda vereceğim ünlü bir otelin spor salonuna üye oldular...
Küçük Deniz’in eğitmeni ve spor hocasının parasını da ödeyerek kaydını yaptırdılar...
Yaklaşık bir ay salona devam ettikten sonra otel yöneticileri tarafından çocuklarının hasta olması sebebiyle salona alınmayacakları söylenerek ailenin üyeliği iptal edildi.
Üstelik paralarının iade edilmeyeceği söylenerek...
Tüm bunların üzerine, otel avukatının gönderdiği ihtarnamede, “Bu salon bir rehabilitasyon merkezi ve tedavi ünitesi değildir... Buraya giremezsiniz” ibarelerinin yer alması aile için bardağı taşıran son damla oldu...
Tıp profesörü anne-baba, aşağılandıkları ve paralarının iade edilmediği gerekçesiyle Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundular ve tazminat davası açtılar...
Bu davanın sonucunun ne olacağını hep birlikte göreceğiz...
Çünkü bir süre önce Türk Ceza Kanunu’na engellilerin toplumda aşağılanmalarına engel olmak amacıyla nefret suçu kondu...
“Engellilikten kaynaklanan nefret nedeniyle engellinin etkinlikte bulunmasını engelleyenler için 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası uygulanır” hükmü getirildi.
12 yaşındaki otizmli Deniz’e yapılan da bundan farklı bir şey değil...
Asıl şaşırdığım bunu Şişli’deki Radisson Blu Hotel’in yapması...
Yıllardır Çeşme Sheraton’u işleten, turizmde deneyimli Dilek Holding’e bağlı grubun bir otelinde bu ayrımcılığın yapılması beni şaşırttı...
Otizmli çocukları dışlayarak değil, eğiterek topluma kazandırabiliriz...

Cumhurbaşkanı’na mektup: Otizm Eylem Planı...

Spor salonundan kovulan otizmli Deniz ne ilk ne de son...
Otizmli çocuklarla ilgili benzer olayları geçmişte de yaşadık, eğer Otizm Eylem Planı hayata geçmezse yarın da yaşamaya devam edeceğiz...
Ozan Sanlısoy’un annesi Sedef Erken, Otizm Eylem Planı’nı hayata geçmesi için change.org’da bir kampanya başlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a iletilmek üzere yazdığı mektupta, “Otizmli çocukların eğitimi için Milli Eğitim Bakanlığı’nda gerekli düzenlemelerin yapılması” çağrısında bulundu...
3 yıl önce Başbakan olduğu dönemde Recep Tayyip Erdoğan’ın “Bu konuyu mutlaka çözeceğiz” dediğini hatırlatan Erken’in kampanyasına düne kadar imza atanların sayısı v253.559’du... 300 bine ulaştığında mektup Cumhurbaşkanı’na iletilecek...
Otizm Eylem Planı için harekete geçilir de okullardan, spor salonlarından atılan otizmi çocuklarla karşılaşmayız artık.

Kaplan da saldırır panter de ısırır...

Aralık ayında Darıca Hayvanat Bahçesi’ne gelen gergedanı görmek için gittiğimde parktaki ziyaretçi davranışlarını yazmıştım...
“Lütfen yiyecek vermeyin” yazıyor, kadınlar hayvanlara yemek uzatıyorlar...
“Lütfen dokunmayın” uyarısı var, babalar ellerini parmaklarını kafese sokuyorlar...
“Lütfen cama vurmayın” yazıyor, anneler-çocuklar hayvanlarını dikkatini çekmek için camı tekmeliyor... Türkleri tanımayan biri görse “Bunların hiçbiri okuma-yazma bilmiyor herhalde” der... Uyarı olarak ne yazıyorsa tam tersini yapıyor ziyaretçiler çünkü...
O derece vahimdi durum...
İşte Darıca’da kaplan saldırdı bir kadınla yeğenine...
Kadın çocuğu omuzuna almış ve geçilmemesi gereken noktayı geçerek hayvana çok yaklaşmış...
Orada “Lütfen yaklaşmayın” yazıyor ama takan yok...
Bu kadar vurdumduymazlığa kaplan bile şaşırmıştır!...

Atatürk Havalimanı neden büyüyor...

Vallahi ben bu işi anlamadım, üçüncü havalimanı açıldıktan sonra Atatürk Havalimanı’nın devreden çıkarılacağı söyleniyordu.
Geçen gün havalimanına indiğimde koca bir şantiyeyle karşılaştım, her yerde “Atatürk Havalimanı’nı büyütüyoruz” yazıları vardı...
Ek terminal yapılıyor...
İnşaatı süren ek terminal bittikten sonra Atatürk Havalimanı’nın kapasitesi yüzde 20 artacak, yolcu sayısı 70-75 milyona çıkacak... 26 olan uçak köprü sayısı 34’e çıkacak...
(Bu arada ‘körük’ değil, köprü... Geçen gün Uğur Cebeci’yle bir uçuştan dönerken, ‘körüğe yanaşıyoruz’ dedik... ‘Körük ne be, bridge (köprü) denir ona cahiller’ diye fırça yedik. Uğur Abi sayesinde ‘körük’e ‘köprü’ dendiğini öğrendik...)
Ek terminale 295 araçlık otopark yapılacak... Tüm bu inşaatın eylül ayına kadar yetişmesi planlanıyor...
Atatürk Havalimanı devreden çıkarılacaksa bu yatırım niye...
Yok çıkarılmayıp yatırım yapılacaksa, üçüncü havalimanından kim uçacak?
Dedim ya, ben bu işten bir şey anlamadım...

Keşke biraz da filme çalışsaydınız

Deliormanlı filmiyle ilgili aylardır çıkan haberleri eleştirmiş, ‘kasım ayından beri bitmeyen Deliormanlı haberlerine maruz kalıyoruz’ diye yazmıştım...
Sarp Levendoğlu’nun nasıl dövüştüğünü...
Yönetmenin selfie’lerini...
Röportajları, set haberlerini...
Okuduk da okuduk...
Bu filmin ne kadar gişe yapacağını çok merak ediyordum bu yüzden...
İlk hafta sonunda 51 bin kişi izlemiş filmi...
Bu kadar haber bombardımanına 51 bin kişi...
Demek ki neymiş?
Ne kadar haberini yaparsan yap, filmin gücü yoksa seyirciyle buluşması zor...
Keşke Deliormanlı ekibi, tanıtıma yordukları kadar biraz da filme kafa yorsaydı...

X