"Burak Küntay" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Burak Küntay" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Burak Küntay

Başkanlığa dair yanlış bildiklerimiz

Geçtiğimiz hafta iktidar ve muhalefet partileri arasında başkanlık sistemiyle ilgili yaşanan tartışma siyasi gündemi hareketlendirdi.

Bu tartışmanın boyutları ve içeriği öyle bir noktaya geldi ki Amerikan başkanlık sistemi Türkiye’ye adapte edilirse, Türkiye eyaletlere bölünecek gibi bir algı yaratıldı.

 

İnsan ister istemez Türkiye’nin istikbalini bu denli alakadar eden sistemsel bir mevzunun, bu kadar kesin hatlarla çizilmesine ve daha da vahimi bu hatların yanlış bilgiye dayanmasına üzülüyor. Diğer bir taraftan da bakıldığında, tartışma sebeplerinin neden bu noktaya geldiğini anlamak da mümkün. İç politikadaki kaygılar dikkate alındığında sistemin adına Amerikan başkanlık sistemi derseniz, “Vay bunlar Amerikancı!” diyecekler ya da Türk tipi derseniz de milli duracak. “Hükümet Amerikan sistemini getirmek istiyor ve burada eyaletler var, Türkiye bölünecek” derseniz de iç siyasete dönük kamuoyu ve bunun gibi daha birçok iç politikaya dönük yanlış algılar oluşturacaksınız.

 

Tekrar söylüyorum; Türkiye’nin istikbalini belirleyecek, nesillerden nesillere gitmesi mevzu bahis bir sistemden bahsediyoruz. Ancak içeriğinden ve işlevinden ziyade iç politikadaki algısı herkes için çok daha fazla şey ifade ediyor. Böylece bu sistemin neler kazandıracağından ziyade partilerin birbiri üzerinden nasıl oy alacağı ön plana çıkıyor.

 

Başkanlık sistemi bir sistemdir; ABD’deki uygulanışı, Amerika’nın kendi tarihi, kültürel ve sosyo-ekonomik şartlarına göre şekillenmiştir. Arjantin’deki başka, Brezilya’daki başka, Endonezya’daki de başkadır. Yarı Başkanlık mı?  Fransa’da tarihsel, kültürel ve yine sosyo-ekonomik olarak şekillenişi ayrı, Rusya’daki ayrı Portekiz’de ayrı Sri Lanka’da ayrıdır.

 

Bunların hepsi başkanlık sistemidir. Birinde tek meclis, birinde çift meclis vardır; birinde yürütme Başbakan ile paylaşılır, diğerinde ise tek kişide toplanır. Birinin seçim sistemi ayrıdır, diğerininki daha farklıdır.  Ancak sistemin ana teması; icracı bir Başkanın yönetimde en tepede olmasına dayanır. Sistemin işlevsel olması ve doğru işletmesi için geçtiğimiz haftalardaki yazılarımda da ifade ettiğim gibi kuvvetler ayrılığı, denge denetim sistemi ve dar bölge seçim sistemi olması gerekmektedir. Sanki “tip 1”, “tip 2” diyabet der gibi istiyoruz ki bununda bir adı olsun. Ancak olmaz; olamaz. Neden mi olamaz? Her ülkenin içinde bulunduğu şartları, tarihi, yapısı ve kurgulanışı ayrıdır. İşte bu yüzden olamaz.

 

Başkanlık sistemi gelirse çift meclis gelmeli diyenlere bir örnek vereyim; ABD’de çift meclis olmasının sebebi başkanlık sistemi değildir.

 

Düşünün ki, ülkenin kuruluş aşamasında eyaletler oturmuş ve bir yönetim sistemine karar veriyorlar.  En büyük ve güçlü eyaletlerin başında gelen Virginia, tarihe de Virginia Planı olarak anılan bir teklifle geliyor. Virginia diyor ki; yasama üyeleri eyaletlerin nüfus çoğunluğuna göre seçilsin.

 

Bunun karşısına, New Jersey gibi eyaletler çıkıyor. New Jersey gibi nüfus yoğunluğu az olan eyaletler haklarının yeneceğini ve bu sistemde güçsüz kalacaklarını düşünerek Virginia planına itiraz etmişlerdir. Diyorlar ki meclise her eyaletten eşit sayıda temsilci gitsin.

 

Bu sefer de North Carolina, South Carolina, Georgia ve Virginia gibi büyük eyaletler demografik ve ekonomik güce sahip oldukları için gücün küçük eyaletlerde tutulmasına itiraz ediyorlar. ABD neredeyse kurulmadan dağılma noktasına geliyor. Çünkü iki tarafın teklifi de bu noktada kabul edilemez.

 

O sırada, Roger Sherman isimli Connecticut delegesi, tarihe de Connecticut ya da Sherman Uzlaşması diye geçen formülü ortaya atıyor ve ABD’nin sorumluluğunun hem halka hem de eyaletlere yönelik olduğunu ifade ediyor. O yüzden biri nüfusa göre seçilen, diğeri ise eşit temsil ile yönetilen iki meclis olması gerektiğini söylüyor. Nitekim bugün, ABD’ de iki meclisin Temsilciler Meclisi kanadı eyaletlerin nüfus yoğunluğuna göre belirlenirken, Senato ise her eyaletin eşit bir şekilde temsiline dayanmaktadır. Örneğin en büyük eyaletlerden biri olan California’nın 53 Temsilciler Meclisi üyesi varken en küçük eyaletlerden biri olan Vermont Temsilciler Meclisi’nde 1 üye ile temsil edilmektedir. Ancak iki eyaletin de Senato’da toplam iki senatörü bulunmaktadır.

 

Kısacası, ABD’de bir ihtilaf olmuş ve bunun sonucunda Virginia planı ve New Jersey planı gibi iki önemli plan ortaya çıkmış. Bu ihtilafın sonlanması da Connecticut uzlaşması ile gerçekleşmiş. Tüm bu gelişmeler sonucunda 300 yıla yakın bir süredir devam eden ABD’deki sistem şekillenmiştir.

 

Türkiye’de de iki meclis olmalıdır tezini ortaya atanlara ve daha da önemlisi burada ABD’yi referans gösterenlere tek soru şu; “Nerde New Jersey?” “Nerde Sherman?” “Nerde Virginia?” Bizi ilgilendirecek ya da Türkiye’nin başkanlık sistemini benimsemesi durumunda, çift meclisli bir oluşumun gerçekleşmesinde tarihi bir olay veya bir zorunluluk var mıdır? Yok. Bu noktada büyük bir kriz var mı?  O da yok. O zaman neden iki meclis?

 

Gelelim geçen haftanın diğer tartışma noktasına. Geçtiğimiz hafta, “ABD’de başkanlık sistemi var; bu yüzden de eyaletler var” şeklinde yapılan ifadeler vardı. Ne ABD’de başkanlık sistemi olduğu için eyaletler var, ne de ABD’de eyaletler olduğu için başkanlık sistemi var.

 

ABD’nin federal olmasının tek bir sebebi vardır. Bu başkanlık sistemi değildir. Bunun yegane sebebi ABD’yi  kuran tek bir millet, tek bir otorite olmamasıdır. ABD’yi on üç farklı devlet kurmuştur. Bugün sayısı elliye çıkan, her birinin kanunları federal anayasayla çatışmadığı müddetçe ayrı, ceza yasaları ve vergi oranları birbirinden farklı olan bu eyaletler kuruluştan bugüne kadar birer devlet olarak yaşamıştır. Bayraklarıyla, yönetimleriyle, kanunlarıyla ayrı birer devlettirler. ABD’yi de kuran on üç devletin her biri ayrı birer otoritedir. Bu durumun, devlet sisteminin başkanlık olup olmamasıyla uzaktan yakından bir ilgisi bulunmamaktadır. Oysa Türkiye Cumhuriyeti üniter bir devlettir; kurulduğu günden bugüne kadar da tek bir devlet olmuştur. Milli mücadele vermiş bir toplum tarafından kurulmuş olan bu devlet, ABD’de olduğu gibi iki unsura değil sadece halkına karşı sorumludur. Üniter devletin özünde de bu vardır.

 

O yüzden Türkiye’de başkanlık sisteminin oluşmasıyla eyalet sisteminin hiçbir alakası olmadığı gibi gerekliliği de yoktur. 

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI