"Bülent Katarcı" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Bülent Katarcı" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Bülent Katarcı

Hem sağlıkta hem hastalıkta yoga iyi fikir.

Son yıllarda doktorlar, modern tıbbi uygulamaların yanında hastalarına yoga yapmalarını öneriyor.

Yapılan araştırmalar, yoganın fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal sağlık üzerinde olumlu etkileri olduğunu kanıtlıyor. MS’ten kalp-damar rahatsızlıklarına, konsantrasyon bozukluklarından kaygıya, kas-iskeletten sinir sistemine onlarca hastalıkta yoganın iyileşme sürecini hızlandırdığı, artık bir sır değil.
Yoganın sağlık üzerine etkilerini konuşmak için İzmir’deki Alsancak Yoga’nın kurucusu, aynı zamanda Ege Yoga Derneği’nin kurucusu ve halen Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini sürdüren Gizem Gümüşay ile buluştum. Gümüşay, yoganın pek çok rahatsızlığın iyileşmesinde modern tıbba önemli katkılar sağladığının uzun yıllardır bilinen bir gerçek olduğunu ifade ederken, henüz bir sağlık sorunu olmayan bireylerin yaşamlarını hastalanmadan sürdürebilmeleri açısından da eşsiz olduğunun altını çizdi.

DOKTORLAR FAYDANIN FARKINDA

Şehir yaşamının getirdiği zorlukların, mesleki şartlar ve kaygıların, ekonomik koşulların ve hızlı sosyal değişimlerin insanların hem fiziksel hem de ruhsal sağlıklarını olumsuz yönde etkilediğini hatırlatan Gümüşay, tüm bunların sonucunda ciddi rahatsızlıkların ortaya çıktığını belirtti. Üstelik bu baskıdan kurtulabilmek için kişilerin alkol, sigara, uyuşturucu madde kullanmak gibi zararlı alışkanlıklara yöneldiğini belirterek, doktorların ve uzmanların bu durumlara düşülmemesi için de yogayı önerdiklerini anlattı.
Yoga için merkezine başvuran kişilerin son yıllarda doktorlar tarafından daha yoğun bir şekilde yönlendirildiğini dile getiren Gümüşay, “Çünkü doktorlarımız biliyor ve takip ediyorlar ki yoganın rahatsızlıklar üzerine olan etkileri, her geçen gün daha fazla bilimsel çalışmalarla destekleniyor” dedi. Bir yoga eğitmeni olarak pek çok kez gönüllü olarak bilimsel çalışmaların içinde yer aldığını ve etkilerini kendisinin de doğrudan gözlemlediğini kaydeden Gümüşay, şöyle devam etti:

DEÜ’NÜN MS VE YOGA ÇALIŞMASI

“Örneğin geçen yıl Dokuz Eylül Üniversitesi Nöroloji Ana Bilim Dalı ile MS hastaları üzerine altı ay süren bir çalışma yaptım. Ben ve ekibimizde kendisi de MS hastası olan yoga eğitmeni arkadaşım, doktorları tarafından gruplandırılmış MS hastaları ile haftada bir gün yoga seansları yaptık. Psikologların ve fizyoterapistlerin gözlemlediği ve takip ettiği bu çalışmalarımızın neticesi hem şaşırtıcı hem de harikaydı. Şaşırtıcıydı; çünkü, çalışmanın başında ve sonunda denge, yürüyüş, ağrı, yorgunluk, hareket korkusu ve depresyon değerlendirildi. 6. ayın sonunda hastaların yaşam kalitesinin zihinsel bileşeninde artış, depresyon ve yorgunluk seviyelerinde azalma ve yürüyüş değerlendirmesinde iyileşme görüldü. Harikaydı; çünkü, MS gibi ömür boyu süren bir hastalıkta sadece 6 ay gibi kısa sürede kişilerin yaşam kalitelerinde anlamlı ve olumlu etkiler görmek, açıkçası paha biçilemezdi. Yaptığımız çalışmaların benzerleri yurtdışında da pek çok hastalıkta yapılıyor. Örneğin Boston Üniversitesi’nden Chris Streeter ve arkadaşları, tüm majör beden fonksiyonlarını etkileyen vagus sinirinin uyarımının yoga ile düzenlenebildiğini ortaya koydu. Bu tür bilimsel çalışmalar, farklı hastalıklar için farklı yoga tekniklerinin insan fizyolojisini olumlu yönde nasıl etkilediğini gösteriyor. Hasta olanlar için bu olumlu etkiler varken, sağlıklıysak da sağlığımızı uzun vadede korumak ve dengede tutmak adına yogaya yaşamımızda yer açmak akıllıca bir yatırım gibi görünüyor. Yani yoga uygulamaları yapmak, daha iyi bir sağlığa, daha mutlu bir bireye ve topluma sahip olmak için doğru bir seçim.”

X