Bağışıklık nedir?

SALGINLA birlikte sağlıkta bir numaralı gündem maddesi “bağışıklık” konusu oldu. Peki nedir bu bağışıklık? EMOT Plus Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Muhteşem Gedizlioğlu “kısa ama öz” bir “bağışıklık” notu hazırladı.

Haberin Devamı

 

Bakın neler anlatıyor Gedizlioğlu...
“Bağışıklık sistemi, canlıların hastalıklara karşı korunmasını sağlayan, hastalık etmenlerini ve tümör hücrelerini tanıyıp onları yok eden işleyişlerin toplamıdır. Bağışıklık ‘immünite’, bağışıklık sistemi hastalıklarını inceleyen bilim dalı ise ‘immünoloji’ olarak bilinir. Sistem, canlının bedenine giren virüslerden bağırsak solucanlarına veya bedenle temasta bulunan her türlü yabancı maddeye kadar tarama yapar ve bunları, canlının sağlıklı beden hücrelerinden ve dokularından ayırt eder. Bağışıklık sistemi, benzer özellikte ancak çok minik farkları bulunan maddeleri bile birbirinden ayırabilir. Böylece bağışıklık sistemi beden yapılarına çok benzeyen hastalık etmenlerini bile tanıyıp zararsız hale getirebilir. Buna karşı hastalık etmenleri de bedenin savunma yöntemlerini aşmak için kendilerini değiştirebilir, bedenin savunma duvarlarını aşabilirler. Doğadaki tüm canlılar kendilerinden olmayan doku, hücre ve moleküllere karşı savunma sistemlerine sahiptirler. En gelişmiş savunma sistemleri omurgalılarda olmakla birlikte birçok canlı türünün bağışıklık sistemi benzeri sistemleri olduğu bilinmektedir. Hatta bakteriler gibi basit tek hücreli canlılarda da onları viral infeksiyonlara karşı koruyan enzim sistemleri bulunur.”

Haberin Devamı

İKİ BÖLÜM HALİNDE
* Doğal (doğuştan) bağışıklık: Doğuştan sahip olduğumuz bağışıklık. Kalıtsal öğeler içerir ve hemen ilk savunma hattını oluştururlar. Bütün bitki ve hayvan gruplarında bulunur.
* Edinilmiş (kazanılmış) bağışıklık: Bedenin belirli zararlı etmenleri hedef alacak özel madde ve hücreler üreterek belirli patojenlere karşı özel bir bağışıklık geliştirmesidir. Kazanılmış bağışıklık sistemi, bizi geçmiş deneyimleri temel alarak korur.

SİSTEMİN ELEMANLARI
Bedenimizde bağışıklıkla ilgili birçok hücre vardır. Bunlar çeşitli dokularda ve damarlarımızda dolaşan kanda bulunurlar. Kanda ve dokularımızda bulunan birçok hücre doğal bağışıklık sistemi ile ilgili iken, edinsel bağışıklığın gelişmesi daha karmaşıktır. Bağışıklık sistemimizle ilgili en önemli organımız timus adı verilen akciğerlerin arasında, göğüs kemiğinin arkasında yerleşik ve erişkin yaşta işlevini önemli ölçüde yitiren bir organdır. Kemik iliğinde üretilen ve işlevleri açısından çok özelleşmiş olmayan lenfositler (akyuvarların bir grubu) timusta olgunlaşırlar ve T hücreler, yardımcı T hücreler, B hücreler, Doğal öldürücü hücreler, Bellek B hücreleri gibi özel işlevleri olan hücrelere dönüşürler. Böylece bedenin pasif ve aktif bağışıklık bellekleri oluşur.

Haberin Devamı

BOZUKLUKLAR 3 GRUPTA
Bağışıklık siteminin temel işlevi canlının toksik, zararlı, hastalık yapıcı nedenlere karşı korunmasıdır. Ancak farklı nedenlerle savunma başarısız olabilir ve hastalık gelişebilir. Bağışıklık sistemi ile ilgili bozukluklar 3 grupta ele alınır:
* Bağışıklık yetmezliği: Bağışıklık sistemi bileşenlerinden bir ya da birkaçının çalışmaz duruma gelmesidir. İlerleyen yaşla birlikte bağışıklığın zayıfladığı bilinir. Bağışıklığı zayıflatan diğer durumlar obezite, alkolizm, uyuşturucu madde kullanımı, beslenme bozuklukları (protein, demir, bakır, çinko, selenyum, A, C, E, B6 vitaminleri, folik asit eksiklikleri), AIDS, bazı kanserler ve kanser tedavileri olarak sayılabilir. Bağışıklık sisteminin kendisinin de nedeni bilinemeyen şekilde eksiklikler gösterdiği durumlar olabilir. Yukarıda sayılan durumlardan bazıları bireyin o anki fizyolojik durumu (yaş, obezite gibi) ile az çok uyumlu, basit destekler ve dikkat ile baş edilebilir iken; bazıları (AIDS, kanserler, madde kullanımı) çok ciddi bir hastalık tablosu ile birlikte olabilir.
* Kendine bağışıklık yetmezliği: Bu durumlarda beden kendinden olan ve olmayanı ayırt etmede hata yapar ve kendi (self) olana karşı hücum başlatır. Böylece zararlanan organa ait bir hastalık tablosu ortaya çıkabilir. Bedenin kendisinin ürettiği zararlayıcı proteinlere otoantikor denir. Bazı otoimmün hastalıklar tek bir organ sistemini ilgilendirir. Örneğin merkezi sinir sistemi ve çevresel sinir sisteminin birçok hastalığı sinir sistemi dışındaki organları tutmazlar. Multipl skleroz ve myastenia gravis gibi. Bazı hastalıklar ise başlıca bir sistemi tutsalar da diğer organ ve dokularda da belirtiler verebilirler. Romatoid artrit, SLE, sedef hastalığı gibi.
* Aşırı duyarlılık: Bedenin kendi dokularına zarar veren bir bağışıklık yanıtıdır. Alerjik reaksiyonlar, anaflaksi denen çok ciddi alerjiler bunlar arasındadır.

Yazarın Tüm Yazıları