Doğa Can’dır

“Eğer bir gün yolunuzu kaybederseniz bir çocuğun gözlerinin içine bakın; çünkü bir çocuğun bir yetişkine öğretebileceği her zaman üç şey vardır: Nedensiz yere mutlu olmak, her zaman meşgul olabilecek bir şey bulmak ve elde etmek istediği şey için var gücüyle dayatmaktır.” (Paulo Coelho)

Haberin Devamı

Doğa Can’dır

Siz yetişkinler ne kadar rahatsınız... Üretmeden tüketiyorsunuz. Hava bedava, su bedava, güneş, gökyüzü bedava. Okyanuslar ve deniz bedava. Ormanlardaki huzur, kuşların cıvıltısı bedava. Ağaçtaki meyve, dalındaki çiçek ve o çiçekten topladığı özütleri bal yapan arı bedava. Sütünü içtiğiniz inek, yününü giydiğiniz koyun, tüylerini yastık yaptığınız kuşlar bedava. Oh yan gel yat, Öyle mi? Cidden bedava mı sanıyorsunuz? Aşk olsun! Kimin adına ağaç kesiyorsunuz? Kaynağında kuruttuğunuz sularımızı kimin adına har vurup harman savuruyorsunuz. Su kaynakları kuruduğu için binlerce hayvanın susuzluktan öldüğünü, belki de yüzlercesinin ilerde neslinin tükeneceğinin farkında mısınız? Sıra biz insanlara geldiğinde mi akıllanacaksınız? Doğaya attığınız plastiklerle dünyamızı kimyasal çöplüğe çevirdiniz, neden? Ormanları yakarken düşünmediğiniz canların; sizinkinden önemsiz olduğunu mu sanıyorsunuz? Doğanın beleş nimetleri sayesinde yaşadığınızı unuttunuz mu? Düzelteyim, siz beleş sanıyorsunuz; hepsinin bedelini “biz” yani çocuklar, sizin çocuklarınız, bütün dünyanın çocukları ile birlikte ödeyeceğiz. Neden? Ağaç dikmek yerine kocaman binalar diktiniz; bizi göstermelik birkaç park alanına ve evimizin balkonlarındaki saksılara mahkûm ettiniz. Neden? Doğamızı, yani her şeyimizi tükettiniz de ondan. Yok öyle! Hesap ödemeden sıvışmak yok. Sizi dinlemiyoruz, siz bizi dinleyin artık. Ayağa kalkın ve bize yardım edin. Doğayı yeniden yeşerteceğiz.

CAN ATA O KADAR HAKLI Kİ

Can, birkaç ay sonra 10 yaşına girecek. Doğa ve sevgisi ile ilgili sohbet ederken sesindeki tını ve kurduğu sitemkâr cümlelerden küçük bedenindeki kocaman yüreğiyle; biz yetişkinlere vermek istediği mesajları yukarıdaki giriş yazımda tercüme etmeye çalıştım. O kadar haklıydı ki, konuştukça büyüyordu, telefonun diğer ucundaki ben küçülüyordum. Evinin balkonunda çimlendirdiği meyveleri ve yöntemlerini anlattığında çocuk aklından ziyade bir bilgenin derin izlerini taşıyordu. Ata tohumlarının öneminden bahsetti, çiftçilerimizin bilinçlendirilmesi ve desteklenmesine kadar vurgu yaptı. 5 yaşında kapıldığı doğa sevgisini borçlu olduğu TEMA gönüllüsü Tanfer Dinler’e buradan teşekkür etmemi istedi hem Can adına hem de kendi adıma teşekkür ediyorum.

Doğa Can’dır

BİTKİ TEMELLİ RESTORAN


Aylar önce eski Çevre sokak’taki Input’a gittiğimde restoranın vegan olduğunu sanıyordum. Sevgili Seda ile sohbetimizden sonra veganlıktan daha da öte bir tarzı olduğunu anladım. ‘Plant Base’ yani bitki temelli beslenmek için ille de vegan olmanız gerekmiyor; sağlıklı besleme bilincine sahip olmanız yetiyor. Doğanın nimetlerini herhangi bir kimyasal katkı olmadan, doğal halleriyle tüketmenin farklı yöntemlerini öğreten atölye çalışmaları ile bilinçli beslenmek isteyenlere de yol gösteriyor Input. Bu ayın 19’unda ‘sağlıklı tatlı atölyesi’ var ama kontenjan dolmuş. Bir sonraki eğitim Ekim’in 10’unda ‘vegan peynir atölyesi’nde kayıtlar sürüyor. Kendi mutfağınızda, kendinize sağlıklı yiyecekler hazırlamak, kullandığınız sebzeleri sıfır atıkla değerlendirmek için biçilmiş kaftan atölyelere her bilinçli bireyin ilgi göstermesi gerektiğini düşünüyorum. ‘Sıfır atık ve sıfır plastik’ hedefleyen Input; süt yapmak için kullandığı bademlerin posasından, badem unu ve mini baget’ler yapıyor. Sebze suyu elde etmek için haşladığı sebzeler sonrasında makarnaya sos oluyor.

Doğa Can’dır

SEBZELİ EKŞİLİ İÇLİ

Input’un geleneksel yemekleri ‘bitki temelli’ tasarlayarak sunmasına bayılıyorum. Unutmadan ‘acuka’ ve ‘acılı fıstık ezmesi’ efsaneleşmiş, bilginiz olun. Son gittiğimde tadına baktığım çoğunlukla orta Anadolu’ya has ‘içli’ye de bayıldım. Çavdar ve kara buğday unu ile hazırladığı dışını; nar ekşisi ve mevsim sebzeleri doldurup katlıyor, pişiriyor ve vegan peynirle servis ediyor, doyamıyorsunuz.

Doğa Can’dır

TATLIYA DOYUM ‘MISTACHIO’

‘Fıstıklı sarma’ya bayılırsınız değil mi? İçindeki yağ ve şeker oranından dolayı da yerken endişelenirsiniz, yediğiniz tatlı zehire dönüşmese de keyfiniz dönüşür. Kasmayın; taze Antep fıstığı, hurma suyu ve yulafın birlikteliğinde Input’un hazırladığı; ‘mistachio’ yerken endişeye yer yok, derin bir rahatlama ve tatlıya doyum var.

Doğa Can’dır

EŞSİZ BİR TAT ‘CHILI BERRY’

Acı biber, çilek ve elmadan elde edilen şekerle hazırlanan içeceği tattığımda; Ellili yılların unutulmaz gurubu ‘The Fleetwoods’un ‘come softly to me’ şarkısı çalıyordu. Şarkının ilan-ı aşk eden sözleri ile Chili Berry için düşündüklerim eşleşmişti. Nefisti ve biberin damağıma verdiği hafif acılığın çilekle armonisi fonda çalan müziği aratmıyordu. Input ekibinden sevgili ‘Damla Eken’in keşfettiği bu eşsiz tadı denemeniz gerek, şaşıracaksınız.

Yazarın Tüm Yazıları