"Aygül Aydın" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Aygül Aydın" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Aygül Aydın

Sevmek bazen vazgeçmektir. Kimine göre gidenden kimine göre kendinden.

Yılın son cumasından günaydın!

Geri sayım son 2 gün :)

Koskoca bir yılı geride bırakıyoruz. Acısıyla, tatlısıyla, ihanetiyle, sevgisiyle yanımıza ne kaldıysa yola devam ediyoruz.

Cuma günü boyunca Ay kararlı ve istikrarlı olan Boğa burcunda ilerliyor olacak. Ay-Jüpiter ve Mars Karşıtlığının güçlü ve zorlayıcı etkisi ile şartlarda ani bazı değişimler söz konusu olabilir. Öngörülemeyen ya da içsel anlamda bir duygunuzu ortaya sunmak için adeta gerilmiş gibi hissedebilirsiniz. Gün içinde muhtemelen bazı gelişen olaylara karşı ani tepki göstermek veya düşüncesizce risk alarak her zamankinden daha dürtüsel olmak durumunda kalabilirsiniz. Bu açının bir başka yansıması kendimizi kısıtlayıcı koşullardan kurtarmaya çalışmak için sebepsiz bir savunma göstermemizdir. Kendimize anlamsız bir cesaret sağlamış olabiliriz.

 

Bugün duygusal anlamda nereden başlayacağımızı ya da niyetlerimize gideceğimiz yolun ne olduğunu bilmediğimizi düşünerek hareket edebiliriz. Finansal anlamda bugün gelirleriniz ile ilgili güzel gelişmeler yaşanabilir. Kariyeriniz ile ilgili terfi, değişim söz konusu olabilir.

 

Eleştirilere üzülmeyin. Onlar değişim için bir fırsattır. Onu yakalamaya çalışın. Aynı hatayı bir daha tekrarlamayın. Kendinize ve insanlara gülümseyin. İnsanlar hata yapmadan tecrübe sahibi olamazlar… Önemli olan, her olaydan ders çıkartmak… Ve ne kendinize ne de başkalarını yıkıcı bir şekilde eleştirmeyin. Eğer bir insanı insafsızca eleştirdiğinizi fark ederseniz telafi edin ve ondan özür dileyin.

 

Gelelim günün tavsiyeli hikâyesine; 

Zamanın iyi ve üretken olarak kullanımı konusunda zaman zaman kurslar düzenleniyor. İşte bu kurslardan birinde zaman kullanma uzmanı öğretmen, çoğu hızlı mesleklerde çalışan öğrencilerine, "Haydi, küçük bir deney yapalım" demiş. Masanın üzerine kocaman bir kavanoz koymuş. Sonra bir torbadan irice kaya parçaları çıkarmış, dikkatle üst üste koyarak kavanozun içine yerleştirmiş. Kavanozda taş parçası için yer kalmayınca sormuş;

 "Kavanoz doldu mu?"

 Sınıftaki herkes, "Evet, doldu" yanıtını vermiş.

 "Demek doldu ha" demiş hoca.

 Hemen eğilip bir kova küçük çakıl taşı çıkartmış, kavanozun tepesine dökmüş. Kavanozu eline alıp sallamış, küçük parçalar büyük taşların sağına soluna yerleşmişler.

Yeniden sormuş öğrencilerine; "Kavanoz doldu mu?"

İşin sanıldığı kadar basit olmadığını sezmiş olan öğrenciler; "Hayır, tam da dolmuş sayılmaz" demişler. "Aferin" demiş zaman kullanım hocası.

 Masanın altından bu kez de bir kova dolusu kum çıkartmış. Kumu kaya parçaları ve küçük taşların arasındaki bölgeler tümüyle doluncaya kadar dökmüş.

 Ve sormuş yeniden; "Kavanoz doldu mu?" "Hayır, dolmadı" diye bağırmış öğrenciler.

Yine "Aferin" demiş hoca. Bir sürahi su çıkarıp kavanozun içine dökmeye başlamış.

Sormuş sonra; "Bu gördüklerinizden nasıl bir ders çıkardınız?"

Atılgan bir öğrenci hemen fırlamış; "Şu dersi çıkarttık. Günlük iş programınız kadar dolu olursa olsun, her zaman yeni işler için zaman bulabilirsiniz." "O da doğru ama" demiş zaman kullanma hocası; "Çıkartılması gereken asıl ders şu: eğer büyük taş parçalarını baştan kavanoza koymazsanız daha sonra asla koyamazsınız." Ve ardından herkesin kendi kendisine sorması gereken soruyu sormuş;

Hayatınızdaki büyük taş parçaları hangileri, onları ilk iş olarak kavanoza koyuyor musunuz? Yoksa kavanozu kumlarla ve suyla doldurup büyük parçaları dışarıda mı bırakıyorsunuz?

Mutlu günler ve iyi seneler…

 

X