"Aygül Aydın" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Aygül Aydın" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Aygül Aydın

Güneşin sana gelmesini istiyorsan, gölgeden çık!

Günaydın herkese;2018 yılının son Cuma gününden hepinizi selamlıyorum. Bugünden sonraki yazı dizimizde günlük astrolojik tespit ve düşüncelerimi toparlıyor olacağım. Sizlere bu köşede okurken keyif alacağınız astrolojik sohbetler yazı dizimize devam edeceğim.

Bugünde şöyle bir şey geldi aklıma,

Huylu huyundan neden vazgeçmiyor?

Yaşantımızda bu gölge yönlerimizle neden başımız dertte?

Güneş bana da şöyle bir vursun gölgem biraz geride dursun diyor musunuz?

Ya da “ne gölgeymiş arkadaş bu” diyoruz neden çıkamıyoruz bu alandan. Şu gölge biraz rahat verse diyoruz bazen ama dönüp bakıyoruz gideceği yok. İşte tam orda bir aydınlanma geliyor. Biz o yönü bir şekilde aşmaya çalışacağız. Nasıl mı ?

O zaman burçlara göre kendimizi biraz çekiştirelim. Bakalım.

Her zamanki gibi koçlardan başlayalım. Tabi bende bir koç burcuyum hem de yükselen koç olarak şahsen gözlemlediğim bir şey var ki biz koçların içinde böyle bir hayatta kalmak için acayip bir savaş veriyoruz duygusu var. Hayır yani hayattasın sakin olmalısın öyle değil mi?

Yok, öyle değil sanki.

Enteresan bir mücadele ve yorucu bir hal. Bu da yetmiyor sanki birde çevreden insanları bulup onların hayatlarını kurtarma iç güdüsü var içimizde. Çünkü süper kahraman olmak ve kimsenin kurtaramadığını kurtarma duygumuz başa tam bela noktada. Birde hedefe gitme noktasında heyecanımızdan bahsetmeyeyim. Bir Koç’a gel koşuyoruz diye söyle ve sana vereceğe cevabı dinle. Hemen ayağa kalkar.

-Geliyorum harika bitireceğiz, yeneceğiz der.

Sonra bir bakmışsın sağdan 2 km sonra başka bir yere gitmiş.

Çünkü neden?

Çünkü siz bir koç burcuna hedef koymadınız. Ona demediniz ki 5 km koşacağız ve madalya alacağız. Ya da bir yere destek vereceğiz. Demezseniz eğer, size gereken coşku ve hevesi veren o kişiyi başka bir koşu başlatırken bulabilirsiniz. İşte şimdi bu mantığı manevi hayatlarında da uygularlar. Mutluluğu çabayla gelen bir şey zannettiklerinden sürekli meydan okuyarak, çok yorularak, sürekli çalışarak ve kendilerini hırpalayarak hareket ederler ve karşılığında mutlaka bir ödül beklentileri vardır. Ama tabi kimse bunları yaptıkları için onlara madalya takmaz. Bu hayal kırıklığı da zaten 40’lı yaşlarından sonra farkındalık olarak hayatlarında kalır. Koç kadınları içlerindeki tutku ve aşkı, anaçlığı kabul ettirmek için genelde kendilerini hayatlarının ilk 25’li yaşlarında zorlayıcı ve onları hiç anlamayan ilişkilere adarlar ve enteresan bir şekilde sonuna kadar gitme konusunda heveslidirler, ta ki madalya alamayacaklarını anladıkları zaman dönüş yaparlar. Harika bir viraj alıcıdırlar. Devrilmezler. Nerde vites düşüreceklerini ya da nerde vites yükselteceklerini iyi bilirler. Kendileri ile o kadar ilgilidirler ki bu yüzden dedikodu yapmak ya da arkadan konuşma gibi durumlarla uğraşmazlar. Onlar ancak bu tür olaylara çok kolay çekilirler. Çünkü hayır demeyi bilmezler. Öfkesiyle her yere bir aydınlık verebilirler. Bunu bir ayar vermek olaraktan düşünebilirsiniz.

 Öfkelenme sebepleri de sustukça insanların arsızlaşan yönlerine tahammül edemezler, ya da birine fazla değer vermiştir ve kişi karşısında onu değersizleştirmiştir işte tam bu noktada yaptıklarını yüzüne vurmadıkça insanların devam ettiğini düşünürler. Buda onları öfkelendirir. Bu huyları kesinlikle çok şeyi de mahvedebilir. Hayat onları her şeyi düzeltemeyeceklerini öğretir.

 Her şeyi hemen unuturlar ama siz o öfkeyi unutur musunuz onu pek bilemem. Tahammül seviyeleri azdır. Konuyu anlatırken böyle karşısında uzun uzadıya “kapıdan girdim 1.kapıda baktım adam yoktu sonra 2.kapıya geçtim ona da baktım yoktu” gibi bir anlatım tarzı onları bitirir. Her şeyi net, direk ve anlaşılır anlatmalısınız. Kapıdan girdiniz adam var mıydı yok muydu o bu kısımla ilgilenir. Çünkü adam orda yoksa o, o anda size başka ne alternatif bulabilir onu düşünür. Kafası bu şekilde çalışırken siz onu ilgisiz ve özensiz olduğu için eleştirirsiniz. Sevgisini, dostluğunu hak etmeyen, ya da onu istemediğini düşündüğü birini de tarihin tozlu raflarına bir güzel gömer. Çok eğlenceli ve sürprizlerle dolu bir partner, anne ve sevgili olabilir. Bir ilişkide İsviçre çakısı gibidir. Her şeyi yapar her şeyi yetişir. Her eksikliği kapatır ama bunları tam yapar mı o tartışılır. Ama ne önemi var o mutlaka sizin zor anınızda sizi geri çevirmez. Bundan daha tam ve muntazam hayatta ne olabilir ki.

 İş işten geçtikten sonra bir şeyler için sizi çabalarken görürse buna sadece gülerek tebessüm eder ve artık onun için bunun bir anlamı yoktur. Daha anlatılsa çok şey yazılabilir. Bunları inşallah ileride saklamanız için güzel bir kitap haline getireceğim.

 Neyse şimdi kızacaksınız. Aygül hanım yine koçlara torpil geçtiniz diye yok valla. Devam edeceğim sırayla bu bir seri gibi düşünün. Her yazıda birini anlatsam sizde çevrenizdeki dostlarınızı, aile üyelerini, çocuğunuzu, çalışanlarınızı veya partnerinizi tekrar başka bir bakış açısıyla değerlendirme fırsatı bulursunuz. Yarın ki yazıda Boğa burçları geliyor o zaman…

Sizlerde görüşlerinizi fikirlerinizi paylaşın. Sevdiğiniz koç burcu dostlarınıza bu yazıyı gönderebilirsiniz.

Oğuz Atay şu sözleri acaba koçlara yazmış olabilir mi:

 "Beni ya şımartın ya da kapı dışarı edin. Yarı içtenliğe dayanmam zor benim."

 Öyle işte…

 Gökyüzünde neler oluyor?

Alışkanlıklarınızı düzenleyin.

Ay başak burcunda ilerliyor. Bugün sizden saklanan bazı konular hiç ummadığınız bir anda karşınıza çıkabilir ve bunun üzerine sözlerinizi seçerken gerektiği kadar titiz olamayabilirsiniz. Ancak yine de tam olarak anlamanızı ve ondan sonra fikir yürütmenizi tavsiye edebiliriz. Ayrıca size hiçbir fayda sağlamayan bazı alışkanlıklarınızdan da kurtulma vaktinin geldiğini düşünüyor olabilirsiniz. Bunun için her ne gerekiyorsa elinizden gelen gayreti göstermelisiniz.

 

X