Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Din hokkabazlığıyla mücadele

ŞÖYLE bir gözlemim var; televizyonlarda konuşan eski FETÖ abileri kaş yapayım derken göz çıkarıyor.

İzleyicileri bu yapının içyüzü hakkında aydınlatayım derken daha beter kafa karıştırıyorlar.

 

Sayıca istatistiki bir değer ifade etmeyebilir, ankete çıkmadım sonuçta ama şurda burda temas ettiğim insanların soru ve tepkilerinden ölçüyorum.

 

Daha önce yapıdan kopmuş eski abilerin Gülen itirafları, zihinleri daha da bulandırıyor.

 

Başımızdan neler geçmiş, haberimiz yokken ne hokkabazlıklar atlatmışız şaşkınlığı görüyorum üzerlerinde.

 

***

 

İtirafçılar, ağızları açık bıraktırıyor.

 

Allah’ın ve peygamberin fütursuzca alet edildiği bol hurafeli, cinli, büyülü, aldatmacalı, ikiyüzlü, münafıkane, sahtekârane, takiyeli anekdotlar aktarıyorlar.

 

Gerçek din inancının açıkça batıl inanışlarla harmanlanıp pazarlanmasına ve müşteri bulmakta zorluk çekmemesine nasıl şaşmasın ki vatandaş!

 

Tarihte eşi nadir görülmüş bir din bezirgânlığı var meydanda.

 

Rahmetli Cemil Meriç, Batı’ya kıyasla doğunun mabede bezirgân sokmadığını yazar. Bu bezirgânlık nereden çıktı öyleyse?

 

Bezirgânı mabede sokan anlayışla yüzleşip hesaplaşmadan bu illetten kurtulamayız.

 

Sadece polis sorgularında, mahkeme salonlarında yürütülerek sonuç alınacak bir mücadele değil bizi bekleyen.

 

Diyanet İşleri Başkanlığı bir ucundan el attı meseleye. Din İşleri Yüksek Şûrası’nı özel gündemle topladı ve FETÖ sapkınlığını din dışı ilan etti.

 

Yeterli mi peki?

 

O sapkınlığın üzerinde yeşerdiği zemin ne olacak?

 

Bezirgânların istismarına açık din anlayışına neşter vurulmadan kapanır mı bu hesap?

 

***

 

Tek tek şarlatanları yakalayıp etkisiz hale getirmekle iş bitmiyor.

 

Şarlatanlığı ortaya çıkaran, şarlatanların sömürerek beslendiği açıkları bulup kapatmak şart.

 

Müslümanlık anlayışında bir silkinme ve yenilenme atağı başlatmalı Diyanet.

 

Gayrimeşru araç ve yöntemlerle ulvi amaçlara hizmet edilemeyeceği vaaz edilmeli.

 

Allah’ın yasakladığı günahlara bulaşarak, haramı helal kılarak ahiretin kazanılamayacağı kazınmalı zihinlere.

 

Müslümanca yaşamadan, doğruluktan ve iyilikten saparak iyi bir Müslüman olunamayacağı, Allah’ın rızasının tuzaklar kurarak elde edilemeyeceği gerekçeleriyle belletilmeli.

 

***

 

Sadece Diyanet’e mi düşüyor görev? Hayır.

 

Milli Eğitim Bakanlığı’na, ağacı yaşken eğecek din bilgisi öğretmenlerine...

 

Sadece okullara ve müfredata mı düşüyor görev? Hayır.

 

Yazarlara, çizerlere, medyaya, hikâyecilere, romancılara, dizicilere, sinemacılara...

 

Bir bilinçlendirme ve farkındalık kazandırma kampanyasına şiddetle ihtiyaç var.

 

Mabetlerimizden bezirgânlarla şarlatanları bir daha geri dönmemek üzere kovacaksak görev hepimizin.

 

***

 

Salt Diyanet, Milli Eğitim ve Kültür bakanlıklarının yanında TRT’nin de yardıma koşmasıyla başarabilir mi? Hayır.

 

Toplumun din algısı ve kültürünü oluşturan tüm mecralarda seferber olmalıyız.

 

Çocuk kitapları ve çizgi filmler, batıl itikatlarla mücadelede hayati önem taşıyor.

 

Hurafeleri hakikatlerden ayırmakta medyanın sorumluluğu muazzam. Daha dikkatli ve bilinçli içerik üretmeliyiz.

 

Roman, sinema ve dizi karakterleri olmadan kaparozcu şarlatanla hakiki dindarı ayırt etmek, yolunu bulmaya çalışan istismarcıyla samimi Müslüman’ı kafalarda yerli yerine oturtmak imkânsız.

 

Herkes bir ucundan tutmadan olmaz. Tek başına mahkemelere havale edilmeyecek kadar önemli bir sorunla karşı karşıyayız.

X