"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Vay efendim, Akşener Külliye’ye nasıl gidermiş?

Artık şu beş noktada toplum olarak bir anlaşmaya varsak çok iyi olacak:

BİR: “Külliye” denilen bina, Tayyip Erdoğan’ın tapulu malı değildir. Beğen, beğenme... Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanlığı makamıdır... Artık “Külliye’ye gitti / Külliye’ye gitmedi” üzerinden siyaset yapmaya son vermek gerekir.

*

İKİ: “30 Ağustos Resepsiyonu” denilen tören, Tayyip Erdoğan’ın doğum günü kutlaması değildir. Bu milletin yeniden var oluşunun kutlanmasıdır. Resepsiyona katılmak ya da katılmamak üzerinden siyaset yapmaya da son verilmelidir.

Vay efendim, Akşener Külliye’ye nasıl gidermiş

ÜÇ: Muhalif bir parti liderinin 30 Ağustos Resepsiyonu’na katılması, o parti liderini muhaliflikten çıkarmaz. Bu nedenle “Meral Akşener Külliye’ye gitti, demek ki AK Parti’ye yanaşıyor” falan türü analizler kasmanın hiçbir karşılığı yoktur.

*

DÖRT: Hem Külliye’de düzenlenen 30 Ağustos Resepsiyonu’na katılmak, hem de iktidarın yanlışlarını en yüksek sesle haykırmak mümkündür... Akşener’in Külliye’ye gitmesi, Akşener’in bundan sonra muhalefet etmeyeceğinin kanıtı olamaz.

*

BEŞ: Birbirlerinin politikalarına kökten karşı olup birbirlerini çok sert eleştirmiş siyasetçiler, her zaman birbirleriyle insani teması sürdürmelidir. Siyasette oluşan “bahar havasından” rahatsız olmak, ancak ve ancak hastalıklı bir tutum olabilir.

CAMİDEKİ O GÖRÜNTÜYÜ GÖRÜNCE İÇİM DARALDI

30 Ağustos hutbesi okunuyor camilerimizden birinde...

Bazı vatandaşlar, “Hutbede Atatürk neden yok” diye ayağa kalkıp itiraz ediyorlar. Bazı vatandaşlar da ayağa kalkanlara itiraz ediyorlar. Bir itiş kakış, bir gürültü patırtı, bir tatsızlık...

Gördüğüm anda “eyvah” dedim. İçim daraldı... Üzüldüm, sarardım... Kahroldum...

*

Ne olur yapmayın, ne olur etmeyin!

Cami bir protesto mekânı değildir, camide kargaşa çıkarılmaz, camide meydan okunmaz, camide eylem konmaz, camide isyan edilmez, camide hareket çekilmez.

Vay efendim, Akşener Külliye’ye nasıl gidermiş

İMAMOĞLU’NUN DİYARBAKIR GEZİSİ: CESUR AMA TEMKİNLİ

EKREM İmamoğlu’nun...

Diyarbakır’a gitmesi... Görevden alınan başkanlarla buluşması... Bu başkanlara tam destek vermesi... Kayyım olayına itiraz etmesi falan...

Kabul edelim ki cesur hareket!

*

Ekrem İmamoğlu’nun...

“Batman’a bir düğüne gidiyorduk, giderken Diyarbakır’a da uğradık” diyerek işi hafifletmesi... Çerçevelettiği bir Atatürk posterini ortaya çıkarması... “Cumhuriyet değerleri” vurgusu yapması... Kabul edelim ki bunlar da...

Acayip temkinli olduğunun kanıtı!

KAPIMIZA DAYANANLAR MÜLTECİ FALAN DEĞİL

İDLİB’den Türkiye’ye doğru gelenlere bakıyorum:

Hepsi yetişkin erkek...

İçlerinde kadın yok... İçlerinde çocuk yok... İçlerinde yaşlı yok...

Yani yerini yurdunu bırakmak zorunda kalan, ölümden kaçan, sığınacak bir liman arayan insanlara benzemiyorlar.

Peki neye benziyorlar?

Polis kuşatmasını kırarak planladıkları korsan eylemi gerçekleştirmeye çalışan ateşli militanlara benziyorlar.

*

Velhasılı kelam: Bunlara “sığınmacı” muamelesi yapılamaz.

BU BİR CHP KLASİĞİDİR: İŞLER AZICIK DÜZELİNCE

CANAN Kaftancıoğlu Bursa’da partisinin bir toplantısına gitmiş... Partinin ileri gelenleri de toplantıda... Fakat o da ne? Partinin bir meclis üyesi, partinin il başkanına “namussuz” diyor... Sonra? Ortalık karışıyor. Sandalyeler havada uçuşmasa da yumruklar uçuşuyor.

*

Parti azıcık derlenip toparlanınca... Birazcık başarı elde edince... İşler bir parça yoluna konulunca... İlgi birazcık partiye kayınca... Bunu parti içinden dinamitlemeye kalkışmak!

Bu bir CHP klasiğidir, sanırım öyle olmaya da devam edecek!

Vay efendim, Akşener Külliye’ye nasıl gidermiş

BU NASIL OTURUŞ MUHTEREMLER

İŞTEN atılan belediye çalışanlarının temsilcileri olarak...

Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’yla makamında görüşmeye gitmişler.

Buraya kadar her şey normal...

Fakat bu muhteremler, görüşme sırasında öyle bir oturmuşlar ki...

Al bu oturuşun fotoğrafını, “Belediye otobüslerinde böyle oturulmaz” sloganlı posterlere koy... Hiç sorun olmaz!

*

Bu oturuşla...

Temsil ettikleri işten atılan arkadaşlarına büyük kötülük yapıyorlar, farkında değiller.

*

Bu oturuşla...

Seçilmiş temsilciye oy vermiş on binlere saygısızlık yapıyorlar, farkında değiller.

*

Bu oturuşla...

En başta ama en başta kendi davalarına zarar veriyorlar, farkında değiller.

DAVUTOĞLU’NUN HEP PEŞİNDEN GELECEK

DAVUTOĞLU, “Defterleri açarsam insan yüzüne bakamazlar” dedi ve bu cümlesinin altını dolduramadı, devamını getiremedi.

*

Ve böylece...

Lüzumsuz bir dikkat çekiş, acemice bir çıkış, manasız bir vuruş, içi boş bir atış yapmış oldu.

Korkarım ki...

Bu söz hep peşinden gelecek ya da getirilecek.

X