"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Kayyım kısırdöngüsü

KAYYIM olayı bir kısırdöngüye dönmüş durumda.

Şöyle bir kısırdöngü:

*

Halk oyunu verir/HDP’liler başkan seçilir/Devlet görevden alır/Kayyımlar atanır/Halk oyunu verir/HDP’liler başkan seçilir/Devlet görevden alır/Kayyımlar atanır/Halk oyunu verir/HDP’liler başkan seçilir/Devlet görevden alır/Kayyımlar atanır...

*

Oysa... Oysa... Oysa...

Kendi kendini hapsetmektir kısırdöngü.

Nafile bir çemberin içinde debelenmektir kısırdöngü.

Amaca ulaştırmayan bir dairedir kısırdöngü.

Boşu boşuna bir dönüp durmadır kısırdöngü.

Hiçbir yararı olmayan bir tekrardır kısırdöngü.

*

Peki ne yapmalı? Peki nasıl yapmalı?

*

- Hem HDP’nin yapıp ettiklerine ve bağlantılarına acizce teslim olmamak...

- Hem de böylesi bir kısırdöngünün içine girmemek...

İktidarın görevi işte tam da budur!

 

KAYYIM SAFLAŞMASI

KAYYIMCILAR:

Uygulamaya imza atan parti olarak AK PARTİ.

Uygulamanın baş destekçisi olarak MHP.

Uygulamacılardan bile daha uygulamacı olarak VATAN PARTİSİ.

*

KAYYIM KARŞITLARI:

Uygulamanın hedefi olarak HDP.

En net ve en sert tepkiyi gösteren parti olarak CHP.

Uygulamaya karşı çıkarak SAADET PARTİSİ.

Uygulama karşıtı açıklama yaparak AHMET DAVUTOĞLU.

Babacan’ın arkasındaki isim olarak ABDULLAH GÜL.

*

KAYYIM SESSİZLERİ:

Uygulama hakkında pek bir şey söyleyememeye gayret eden olarak İYİ PARTİ.

*

BU SAFLAŞMANIN ACABALARI:

İYİ Parti, ‘millet ittifakı’nı terk edebilir mi acaba?

Babacan ve Davutoğlu, İYİ Parti’nin yerini alabilir mi acaba?

CHP’nin HDP konusundaki ürkekliği tamamen sona erer mi acaba?

CHP ve HDP arasında deklare edilmiş bir ittifak olur mu acaba?

 

İLAHİ ABDULLAH GÜL

Kayyım kısırdöngüsü

KAYYIM olayıyla ilgili olarak şöyle dedi Abdullah Gül:

“Daha yeni seçilmiş belediye başkanlarının ‘bu şekilde’ görevden alınmaları demokrasimiz için doğru olmamıştır”.

Soruyorum Gül’e:

*

Mesele daha yeni seçilmelerinde mi? Biraz zaman geçse de öyle mi görevden alsalardı?

*

“Bu şekilde” görevden alma doğru olmadıysa “Hangi şekilde” görevden alma doğru olabilirdi?

 

EKREM BEY TARAFTARLARINDA HAYALLER BİR BİR KIRILIRKEN

SEL felaketi olup bittikten sonra Bodrum’daki tatilini yarıda kesip İstanbul’a gelen ve üstüne giydiği afet yelekleriyle hızlı bir inceleme/araştırma gezisine çıkan Ekrem Bey’in yeniden Bodrum’daki tatiline döndüğünü işittiğimde...

Kayyım kısırdöngüsü

Yok canım... Yalan haberdir bu... Üfürmedir... O kadar da değildir... Palavradır... AK Partililerin uydurmasıdır... Trollerin kampanyasıdır...” falan dedim.

*

Fakat heyhat! Doğruymuş haber.

Palavra, üfürme falan değilmiş.

Gerçekten de Ekrem Bey, bir buçuk günlük İstanbul mesaisinin hemen ardından Bodrum’daki tatiline koşmuş.

*

Şöyle bir baktım tepkilere...

Umutlarını Ekrem Bey’e bağlamış olan, Ekrem Bey’e tek harf bile söylenmesi karşısında deliye dönen, Ekrem Bey’in gülüşüne bile kurban olacaklarını haykıran tipler bile...

“Biri Ekrem başkanımıza büyü mü yaptı acaba? Bu gidiş gidiş değil... Ekrem başkanımızın kendisine gelmesi şart... Bu ne tatil aşkı böyle... Madem Bodrum’a bu kadar meraklıydı Bodrum’a belediye başkanı olsaydı...” falan demeye başlamış durumdalar.

*

Size bir şey söyleyeyim mi? Bitirecekse işte bu hayal kırıklığı bitirecek Ekrem Bey’i.

 

BODRUM’DAKİ İNŞAATI YAPAN  NE DİYOR?

BODRUM’daki inşaatı yapan eski ATO Başkanı Salih Bezci diyor ki:

“Biz kaçak inşaat yapmadık. Bodrum Belediyesi’nden yapı ruhsatlarımızı aldık. İtirazlar üzerine konu yargıya taşındı, yargı lehimize karar verdi”.

*

Adam haklı. Ruhsatı veren belediye, lehte karar veren yargı olunca... Adam da tabii ki böyle der.

*

Bir de şöyle bir beyanı var Salih Bezci’nin:

“Kaba inşaat nedeniyle yapılaşma yoğun gibi görünüyor. Dört bir ağaç dikince, peyzaj düzenlemesi yapınca... Görüntü farklı olacak”.

*

O kaba mı kaba inşaatını kabalığını örtmeye dört bin ağaç, peyzaj falan yeter mi? Bilmiyorum, bilemiyorum.

 

YENİ BİR YERE GİTTİĞİMDE GEÇİRDİĞİM ÜÇ AŞAMA

- BİRİNCİ AŞAMA: “Ne yapacağım ben burada? Niye keyfimi bozup buraya geldim ki? Burada vakit geçer mi? Eyvah! Rutinim bozulacak! Keşke gelmeseydim” falan diyerek aşırı yadırgama aşaması...

- İKİNCİ AŞAMA: “Ne iyi yapmı??m da gelmi?im... Buras? ?ahane yahu! Rutinimi bozmak amma da iyi geldi ha! Ben buraya yerle?irim abi... Dur, gidip arazi bakay?m buralarda? falan diyerek şım da gelmişim... Burası şahane yahu! Rutinimi bozmak amma da iyi geldi ha! Ben buraya yerleşirim abi... Dur, gidip arazi bakayım buralarda” falan diyerek aşırı benimseme aşaması...

- ÜÇÜNCÜ AŞAMA: “Yeter... Ben sıkıldım buradan... Bunaldım... Kuş sesleri, dalga sesleri bile basmaya başladı... Benim hemen eve dönmem lazım... Kaç Ahmet kaç... Kaç oğlum” falan diyerek vınlama arzusuyla dolma aşaması...

X