"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Erdoğan ne yapar? İnce’nin durumu ne? Peki ya Akşener?

- TAYYİP ERDOĞAN: Taraftarının da, karşıtının da zihninin bir köşesinde yer alan “Bu zamana kadar hep o kazandı, yine o kazanır” cümlesi var ya... İşte bu cümle, en büyük gücü... 24 Haziran’a kadar bu algıyı diri tutmak zorunda. Bu algının yıkılmasına neden olmazsa... Yine başarabilir.

*

- MUHARREM İNCE: İyi başladı, iyi götürüyor. Meral Akşener lehine esen rüzgârı kendi lehine çevirmeyi başarmış gibi görünüyor. Mesajları net ve anlaşılır. İyi cevap veriyor. Basit, sade ve anlaşılır konuşuyor. İkinci tura kalabilir... Ama ikinci turda ne yapar, işte orasını bilemem.

*

- MERAL AKŞENER: Muharrem İnce’nin sahne almasıyla birlikte biraz geri plana düştü. Kendi adını ön plana çıkaracak bir çıkış yolu bulması şart. Dikkatleri üzerine toplaması gerekiyor. Özellikle İnce’nin etkileyemeyeceği sağ / muhafazakâr kesime yönelmek zorunda...

*

- SELAHATTİN DEMİRTAŞ: “Cezaevinden kampanya yürütmek” diye bir deneyimle hiç tanışmamıştık bugüne kadar. Bunu da göreceğiz. Cezaevini bir mağduriyete, mağduriyeti oya çevirmeye çalışacağı kesin... Başarır mı? Eğer son cumhurbaşkanlığı seçiminde aldığı oyu geçerse başarmış olacak.

*

- TEMEL KARAMOLLAOĞLU: Yüz bin imzayı rahatlıkta geçebilmiş olması bir avantaj... Başka bir avantajı da şu: Eli başka adaylara oy vermeye gitmeyecek olan muhafazakârlar için bir seçenek olması... En büyük dezavantajı: Partisinin bu zamana kadar aldığı oy oranları...

*

- DOĞU PERİNÇEK: Sonunda o da başardı! Yüz bin imzayı biraz zor da olsa son anda tamamlayabildi. İki yönlü etkisi olabilir bunun: Ya... “Biz yüz bin imzayı zor topladık, nasıl başaracağız” duygusuna kapılırlar. Ya da... Yüz bin imzayı toplamayı başarmış olmanın moraliyle işe asılırlar. Bakalım hangisi olacak?

 

‘TAMAM İNŞALLAH’ SLOGANI, ERDOĞAN’IN SLOGANIYDI

SENE 1994.

Tayyip Erdoğan, Refah Partisi’nden İstanbul’a belediye başkan adayı...

Kampanya şarkısı ne biliyor musunuz?

Erkin Koray’ın fıkır fıkır ‘Fesuphanallah’ şarkısı var ya...

İşte o şarkıdan uyarlanan bir şarkı.

Erdoğan’ın seçim şarkısı şöyle bir şeydi:

“Dertleri bitmez İstanbul’un bıktık illallah / Biri biterken öbürü de başlar vermesin Allah / Böyle gelmiş böyle gidecek korkarım vallah / Yok mu çaresi dostlar...”

İşte tam burada müzik duruyor ve gür bir seda ile şöyle sesleniyordu bir ses:

“Var! Recep Tayyip Erdoğan! Genç, dinamik!”

*

İçinde bol miktarda “fesuphanallah, maşallah, illallah, inşallah” geçen şarkıdan bir de slogan üretildi:

“Tamam inşallah!”

Seçime bir gün kala tüm İstanbul sokakları “Tamam inşallah” afişleriyle donatıldı.

Çok ama çok etkili bir kampanyaydı.

*

Bu arada bir not:

Erkin Koray’ın ‘Fesuphanallah’ şarkısının kullanılması ve “Tamam inşallah” sloganının bulunması falan...

Hepsinin altında Nabi Avcı’nın imzası vardı.

Erdoğan ne yapar İnce’nin durumu ne Peki ya Akşener

 

‘DEVAM’ İÇİN BİR ŞEY ‘TAMAM’ İÇİN BİR ŞEY

- “DEVAM” İÇİN: Bu zamana kadar gündemin seyrini yönlendirme inisiyatifi, hep iktidar cephesinin elindeydi. Fakat iktidar cephesi, muhalefetin başlattığı “Tamam” kampanyasına karşı başlattığı “Devam” kampanyasıyla bu algıyı yıktı. Yeni algı şu: İktidar muhalefeti peşinden sürüklemiyor, muhalefet iktidarı peşinden sürüklüyor!

*

- “TAMAM” İÇİN: Bu kampanya tuttu. Gerçekten de tuttu. Ve bu durum muhalefete büyük moral aşıladı. Muhalefet uçuyor, muhalefet uçuşta! Ama unutulmasın ki Türkiye, Twitter’dan ibaret değil. Hatta bazen Twitter, çok yanıltıcı bile olabiliyor. Yani tıklamak yetmez, emek harcamak şart. Yoksa hayal kırıklığı kaçınılmaz olur!

 

YAKIN TARİHTE GÖRDÜĞÜMÜZ EN AŞAĞILIK GAZETECİLİK

Erdoğan ne yapar İnce’nin durumu ne Peki ya Akşener

SALİH Mirzabeyoğlu, 28 Şubat sürecinde gözaltına alınmıştı.

Gözaltından çıktığında her tarafı yara bere içindeydi.

Belli ki gözaltında işkenceden geçirilmişti.

İşkenceden geçmiş Salih Mirzabeyoğlu’nun fotoğrafı, dönemin Star gazetesi tarafından işte böyle haberleştirildi.

Haberde işkence mağduruyla resmen alay ediliyor ve işkence resmen meşrulaştırılıyordu!

Bugünlerde Salih Mirzabeyoğlu’nun sağlık durumu nedeniyle yeniden hatırlandı bu aşağılık gazetecilik.

Ve ben bir kez daha tiksindim, bir kez daha iğrendim, bir kez daha lanet ettim.

 

MAGAZİN GAZETECİLERİ DERNEĞİ’NİN GECESİNDEYDİM

Erdoğan ne yapar İnce’nin durumu ne Peki ya Akşener

- Hayatımda ilk kez uzaktan Seren Serengil’i gördüm: Sempatik görünüyordu valla!

- Bergüzar Korel ile Halit Ergenç birkaç masa uzağımda oturuyorlardı. İçimden “Aynı Brad Pitt / Angelina Jolie çifti gibiler... Allah sonlarını benzetmesin” dedim.

- Derneğin yönetim kurulu üyesi, gazeteci arkadaşım Reşat Balcıoğlu’nun elinden ödül aldım. Reşat, şu yaşıma kadar gördüğüm en iyi ödül verici, net!

- Hande Yener beklediğimden daha agresif idi... Ceylan Ertem ise beklediğimden daha güzel şarkı söylüyordu...

- Resul Dindar... Karadeniz’in yeni sesi... Kendisinden “Gündüzüm Seninle Gecem Seninle”yi dinlemek bayağı iyi geldi.

- Orhan Baba gerçekten karizmatik, Emrah gerçekten fazla botokslu, Seda Bakan gerçekten fazla şirin, Doğa Rutkay gerçekten fazla sempatik idi.

 

X