"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Ekrem İmamoğlu ile Muharrem İnce arasında kararsız kaldım

“CHP’nin İstanbul adayı Ekrem İmamoğlu olmalıdır” diyenler şunları söylüyorlar:

Yaşı genç, kirlenmemiş ve yepyeni bir isim...

Beylikdüzü’nü AK Parti’nin elinden alabilmesi önemli bir başarı.

Her kesime dokunuyor, dokunabiliyor, ideolojik bagajları yok.

Kampanya sürecini çok iyi değerlendirebilecek hazırlıkları var.

Ekrem İmamoğlu ile Muharrem İnce arasında kararsız kaldım


“CHP’nin İstanbul adayı Muharrem İnce olmalıdır”
diyenler şunları söylüyorlar:

Yapılan bütün araştırmalarda açık ara birinci çıkıyor.

Binali Yıldırım gibi bir siyasetçinin karşısına çıkabilecek ağırlıkta.

Tanınma, bilinme gibi bir sorunu yok.

Aday gösterilmesi, CHP’nin İstanbul’a verdiği önemin göstergesi olur.

Ekrem İmamoğlu ile ilgili söylenenleri dinleyince...

Ya çok doğru... Hakikaten de öyle” falan diyorum.

Muharrem İnce ile ilgili söylenenleri dinleyince...

“Tabii canım... Yani... Tabii ki öyle” falan diyorum.

Kısacası... Yetişin komşular! Kararsız kaldım.

Ekrem İmamoğlu ile Muharrem İnce arasında kararsız kaldım

KOCA MARMARA’NIN TEK KADIN BAŞKANI

MADDE BİR: Türkiye’de kadınlara mahalli yönetimlerde aday olma hakkı 1930 yılında verildi

MADDE İKİ: Dün “Dünya Kadın Hakları Günü” idi.

MADDE ÜÇ: Türkiye’nin en gelişmiş, en öncü, en eğitimli, en zengin bölgesi olan koca Marmara bölgesinde tek bir kadın belediye başkanı var.

Madem durum budur, o zaman hangi siyasi görüşe sahip olursak olalım Avcılar Belediye Başkanı Handan Toprak Benli’yi gözümüz gibi koruyalım, hatta azıcık kayıralım, hatta ve hatta kendisine açıktan torpil yapalım.

TIRAŞI KESELİM!

BİR kesimin tıraşı şu:

“Ne yani? Ergenekon diye bir şey yok muydu? Hepsi palavra mıydı? Bik bik de bik bik.”

Bir kesimin tıraşı ise şu:

“Ne yani? 17/25 Aralık’ta somut gerçekler ortaya çıkmamış mıydı? Bik bik de bik bik.”

Bu iki kesimden birincisine şunu söylemek isterim:

ERGENEKON...

Bazı gerçeklikleri sonuna kadar istismar eden FETÖ’cülerin planlı ve kapsamlı bir uydurmasıydı! İşin içinde bazı gerçekliklerin yer alması, Ergenekon denilen zıkkımın ta en baştan ta en sona kadar muazzam bir FETÖ kumpası ve tertibi olduğu gerçeğini zerre kadar etkilemez. 

Bu iki kesimden ikincisine şunu söylemek isterim:

17/25 ARALIK...

Bazı gerçeklikleri sonuna kadar istismar eden FETÖ’cülerin pusuya yatıp bekleyerek ve de biriktirerek yaptıkları planlı bir operasyondu! İşin içinde bazı somut gerçekliklerin olması, 17/25 Aralık’ın buz gibi bir FETÖ darbe girişimi olduğu gerçeğini zerre kadar etkilemez.

Ve şimdi de iki kesime birden dönerek şunu söylemek isterim:

Tıraşı keselim bi zahmet!
 

GEZİ’NİN FİTİLİNİ KİM Mİ ATEŞLEDİ?

GEZİ’nin fitilini ateşleyen ne Mehmet Ali Alabora’dır, ne bir sivil toplum örgütüdür, ne de herhangi bir örgütlü yapıdır.

Gezi’nin fitilini ateşleyenler...

Sabahın kör vakti eylemci çadırlarını yakma emrini verenlerdir!

Mehmet Ali Alabora, dernekler, sivil toplum kuruluşları, örgütlü yapılar falan... Hepsinin ama hepsinin yaptıkları, fitil ateşlendikten sonra kabaran dalgada sörf yapmaktan ibarettir.

BU DA BAŞKA TÜR SAPIKLIK

ÜÇ gündür piyasada dolaşan, dolaştırılan bir haber var.

Bu habere göre...

Güya Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden Prof. İbrahim Emiroğlu, “Laiklik tehlikelidir, komünizm tehlikelidir, kızların adet görmesi tedavi edilmesi gereken hastalıktır, kızlar erken yaşta evlendirilmelidir” falan demiş.

Ses kaydı? Yok. Haberin dayandığı güvenilir bir kaynak? Yok. Ya ne var? “İddia edildi” var. Başka da bir şey yok.
Nitekim Prof. Emiroğlu, Yavuz Oğhan’ın radyo programına çıkıp gayet aklı başında sözler söyleyerek haberi baştan sona yalanlamış durumda.
Emiroğlu’na atfedilen görüşler ne derece sapıkçaysa... Hiç söylenmemiş sözleri söylenmiş gibi yaymak da o denli sapıkçadır.

ÜÇ İSİM, ÜÇ TESPİT

ŞENOL GÜNEŞ: Ben Trabzonlu olsam... Hangi takımı çalıştırıyor olursa olsun... Hangi pençeyi çıkarıyor olursa olsun... Şenol Güneş denildiğinde sadece ve sadece gurur duyardım.

SELİN SAYEK BÖKE: Yükselişi de düşüşü de bayağı hızlı olmuştu Selin Sayek Böke’nin... İzmir’e belediye başkanı olursa... Toparlanması da bayağı hızlı olacak diye düşünüyorum.

ÖZGÜR DEMİRTAŞ: Ekonomi profesörü Özgür Demirtaş’ın bir konuşmasının videosuna denk geldim geçen gün... Bas bas bağırıyordu. “Vay arkadaş! En sonunda bu adamı da delirttiler” dedim ve sustum.

‘DELİLER’ FİLMİNE DAİR

BUGÜNLERDE vizyonda olan ‘Deliler-Fatih’in Fermanı’ filmiyle ilgili tek cümlelik yorumum:
“Etkileyici sahneleri ve muazzam görseli itibarıyla Cesur Yürek ayarında, öykünün işlenişi itibarıyla Malkoçoğlu’nun bile gerisinde.”

BUGÜNLERDE TİRYAKİSİ OLDUĞUM İKİ TÜRKÜ

BİR: “Düz dara yar düz dara/Yar zülüfün düz dara” diye başlayan bir Adıyaman türküsü var ya... İşte o!

İKİ: “Aman kız canım kız öldürdün beni/El ettin göz ettin mahvettin beni” diyen bir Diyarbakır türküsü var ya... İşte o!

X