"Abdulkadir Selvi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Abdulkadir Selvi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Abdulkadir Selvi

Erdoğan’ın vekillere talimatı ne oldu?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti milletvekilleriyle iftardan sonra yaptığı konuşmayı, “Hadi şimdi biraz da içeri geçelim, dertleşelim” diye bitirmişti. Toplantı salonuna geçildi ve milletvekillerinin söz alarak görüş açıkladığı, sorular sorduğu toplantı başladı. Toplantıda 20 milletvekili söz alıp İstanbul seçimlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunuyor, önerileri aktarıyor ve sorular soruyorlar.

Erdoğan iftardan sonra yaptığı konuşmada “AK Parti’yi kendi partisi olarak değil de heva ve heveslerine aracı olarak görenlerin bu çatı altında yeri yok” demişti. “Partisini zayıf düşürme pahasına kendi ajandalarını öne çıkaranlara izin vermeyeceğiz, vermemeliyiz” diye uyarmıştı. Erdoğan’ın bu sözlerinin adresinin 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile eski Başbakan Ahmet Davutoğlu olduğu açık. Erdoğan mesajını çok net bir şekilde verdiği için midir bilinmez ama AK Parti milletvekilleriyle ilgili toplantıda bu konu gündeme gelmiyor. Milletvekilleri Abdullah Gül ve Ahmet Davutoğlu hakkında soru sormuyorlar.

Erdoğan, MKYK toplantısında YSK’nın iptal kararını izah ederken, bir anekdot yaşanıyor. Seçim İşleri Başkanı Ali İhsan Yavuz, “Ölülere bile oy kullandırmışlar” deyince Erdoğan tebessüm ederek “Ali İhsan, ölüler oy kullanır mı?” diye takılıyor. Ardından da YSK’nın seçimleri sandık kurullarının teşekkülünden dolayı “tam kanunsuzluk”tan iptal ettiğini anlatıp “Bu işi seçmene doğru anlatmak lazım” diyor.

Milletvekilleriyle görüşmesinde de YSK kararının iyi anlatılması gerektiğinin altını çiziyor. Bir zarfta 4 oy varken neden sadece İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin iptal edildiği gibi sorulara doyurucu yanıtlar verilmesini istiyor. AK Parti milletvekillerinde Erdoğan’ın İstanbul seçimlerine hâkim olduğu izlenimi oluşuyor.

ÖNEMLİ MESAJLAR

Erdoğan’ın AK Parti milletvekilleriyle toplantıda verdiği mesajları şöyle sıralayabiliriz:

1- Seçimlerde çok çalışmamız lazım. Çalışırsak İstanbul seçimlerini kazanırız.

2- Kendimizi doğru anlatalım. Haksızlığa uğrayan, oyu çalınan biziz.

3- Şov yapmayalım, samimi olalım.

4- Eski kampanyalarımızda olduğu gibi, ruberu, yüz yüze iletişim kuralım. Gönüllere girelim.

5- Hemşeri dernekleri önemli. Öncelikle İstanbul’da çoğunlukta olan 20 il var. Hemşerilerinizle irtibat kurun, bu hafta sonundan itibaren sahaya inin.

Cumhurbaşkanı Erdoğan toplantının sonunda milletvekillerine işin ciddiyetini anlatmak adına “Allah bize bir imkân verdi. Onu değerlendirelim” diyor.

TRABZONLU SEÇMENLER

Peki kampanyanın dili, Kürtlere yönelik yaklaşım, Karadenizlilerle kurulacak irtibat... Bunlar gündeme geliyor mu? Milletvekilleri bu yönde değerlendirmeler yapıyor, sorular soruyorlar. Hemşericilik duygusuyla hareket eden bir grup Trabzonlunun Ekrem İmamoğlu’na oy verdiği gündeme geliyor. İstanbul’da seçim kampanyasını izlediğim sırada “İlçede reise, büyükşehirde bizim uşağa” sloganı benim de kulağıma gelmişti.

Erdoğan bu yöndeki değerlendirmeyi dinliyor, “Farkındayım” dercesine başıyla onaylıyor ama hiçbir açıklama yapmıyor.

MUHAFAZAKÂR KÜRTLER

Muhafazakâr Kürt seçmenlere yönelik özel bir strateji konuşulmuyor. Seçim stratejisi konusunda AK Parti Medya Tanıtım Başkanı Mahir Ünal başkanlığında bir çalışma yürütülüyor. Ancak konu gündeme gelince Erdoğan, “Bölgeyle ilgili her şeyi yaptık. Van’ı, Erciş’i neredeyse yeniden inşa ettik. Bölgeye hizmeti yine yapmaya devam edecek miyiz? Kimsenin şüphesi olmasın, edeceğiz” diyor.

Toplantıda seçim stratejisi konuşulmuyor ama kampanya başladığında yumuşak ve kucaklayıcı bir dilin hâkim olacağı kanaati oluşuyor. Yerel seçimler “beka” söylemi üzerine kurulmuş, “Yallah Kürdistan’a” dili tercih edilmişti. Onun zararı görüldü. Muhafazakâr Kürtler AK Parti’ye oy vermedi ama sandığa gidip CHP’ye oy vermeye de eli gitmedi. O nedenle gitmemeyi tercih etti. Bu kez muhafazakâr Kürtlerin kazanılması amaçlanıyor. Hemen çözüm süreci mi başlıyor denilmesin ama 8 yıl aradan sonra Öcalan’ın avukatlarıyla görüşmesinin başlaması, kardeşi Mehmet’in ziyaretine izin verilmesi bir ipucu olabilir. Aynı kucaklayıcı dil, “kırgın AK Partililer” için de geçerli olacak. AK Parti’nin sorunu geçmişte AK Parti’ye oy veren seçmenin kırgınlık ve küskünlükler nedeniyle oy vermemesi oldu. AK Parti şimdi kendi kayıplarını telafi etmenin peşinde.

BUNDAN BÖYLE CHP ADAYI DEYİN

Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının sonunda AK parti milletvekillerine Ekrem İmamoğlu’yla ilgili bir talimat veriyor. “İmamoğlu adını anmayın. CHP adayı deyin. İmamoğlu’nu değil, CHP’yi önplana çıkarın. CHP önplana çıktıkça oyları düşüyor” diyor. Aday olduğunda “kimsenin tanımadığı adam” deniliyordu Ekrem İmamoğlu’na, şimdi ismi CHP’nin önüne geçmiş durumda.

Erdoğan’ın milletvekilleriyle toplantısına “Bu seçim 31 Mart seçimlerinin bir tekrarı olmayacak. Bu yeni bir seçim. Bu seçime kendi parametreleriyle bakmamız lazım” bakışı hâkim oluyor.

Sadece yeni bir seçimin değil, yeni bir dönemin kapısındayız.

X