Yalçın Bayer: Depremle ilgili böyle soru olur mu hocam?






Yalçın BAYER
Haberin Devamı

SAKARYA Üniversitesi'nden bir grup öğretim üyesi yazıyor: ‘‘Üniversitemizin Edebiyat Fakültesi sosyoloji bölümü öğretim üyeleri Prof. Hacı Musa Taşdelen ile Yard. Doç. Mehmet Sait Doğan'ın artık aleni bir şekilde yürüttükleri irticai propaganda çalışmaları okulumuzda ciddi bir rahatsızlık konusu haline gelmiştir. Prof. Taşdelen, şeriatçı olduğunu her fırsatta tekrarlamakta, ders ve akademik çalışmalarını bu yönde sürdürmekte, Sakarya Valiliği'nin deprem sonrasında yaptırdığı sosyal yapı değişim projesini kendi şeriatçı yapısına göre yönlendirmeye çalışmaktadır.

Hazırladığı ankette sosyal yapı ve değişimi araştıracağına, depremin Allah'tan gelen ilahi bir ikaz olduğunu telkin etmeye yönelik sorulara yer vermektedir.

Örneğin, ankette yönelttiği 12. soruda vatandaşlardan aşağıdaki şıklardan hangisine inandığını sormaktadır. Şıklara bir bakın Allah aşkına:

a) Doğal afetler ilahi bir imtihandır, b) İlahi bir cezadır, c) İlahi bir lütuftur, d) İlahi bir ikazdır, E) İlahi bir tabiat olayıdır.

Başka bir örnek:

Soru: Depremden sonra ibadetlerinizde artış oldu mu?

a) Evet, b) Değişmedi, c) Azalma oldu, d) İbadet etmiyorum.

Yard. Doç. Doğan ise her vesileyle babasının Adıyaman'da tarikat şeyhi olduğunu, dedesinin Said-i Nursi'nin arkadaşı olduğunu söylemektedir. Diyanet İşleri Başkanlığı, müftüleri deprem konusunda halkı bilgilendirmek için Prof. Ahmet Mete Işıkara ile işbirliğine yönlendirirken, bir bilim kurumunda iki öğretim üyesinin yürüttüğü bu faaliyetlerin nesi bilimsellikle açıklanabilir?

Bu çağda bu kafa... Zaten bu üniversitede Süleymancısı da, Nakşisi de, Ömer Ongut Cemaati'nin de yandaşları da var.

Rektör Prof. Dr. İsmail Çallı... Durumun farkında mısınız?

Şerefli bir kalem

SULTANAHMET'te Nezih Demirkent'i son yolculuğuna uğurlarken başka acı ile karşılaştık. Bir hafta içinde basın camiasından altıncı kaybımız Hürriyet muhabiri Kemal Diyarbekir oldu.

Az ilerde 'Nezih Abi'nin tabutunu taşıyordu. Bir gece öncesinden yüreği ürpertmiş, yatağından uyanmıştı. Kendisini çok seven İstanbul eski Belediye Başkanı Prof. Nurettin Sözen ölümünden birkaç dakika önce kendisini uyararak ‘‘Kemal, kendine dikkat ediyor musun? Sen önemli bir kalp hastasısın, söylediğim doktora gidiyor musun?’’ diyordu. Ne yazık ki Diyarbekir, her zamanki mütevazı haliyle boynunu bükmüştü. Demek ki, titizlikle kendisine bakmıyor, tahlillerini yaptırmıyordu.

Büyükşehir Belediyesi'nin 'duayeni' idi. Onurlu, çalışkan ve saygılı bir kent ve yerel yönetim habercisiydi. Bedrettin Dalan, Nurettin Sözen, Recep Tayyip Erdoğan ve Ali Müfit Gürtuna'nın kim olup olmadıklarını, en iyi o bilirdi. Erdoğan'ın faaliyetleri ve konuşmalarını kitaplaştırmak istiyordu.

Onurlu bir kale daha düştü.

İki ihale ertelendi

Pazar günkü otoyolların kilitlenmesi ile ilgili yazımızın altına bir not düşmüştük: Karayolları Genel Müdürlüğü'nün pazartesi günü, otoyolun İstanbul ve İzmit kesimlerindeki 10 trilyonluk ihalelerinden ikisini Onur İnşaat ve Bülbüloğlu İnşaat firmaları kazanacak diye...

Dün öğrendik; Karayolları ihaleleri zarflar açılmadan ertelenmiş.

Karayolları Genel Müdürü Dinçer Yiğit'i aradık. Ancak cevaben aramadığı için kendisine, ‘‘kompresörü olmayan müteahhitlere iş verilip verilmediğini, müteahhitlerin partili olmasına göre bir tercih yapılıp yapılmadığını, arada dönen komisyonlardan haberi olup olmadığını’’ soracaktık. Bu ihalelere davet edilen Makimsan, Beta, Onur, Ener, Simge-Mat, Kisan Yapı, Ahmet Aydın, Eksen ve Cengiz İnşaat, Kayaoğlu, Bayram Halil, Şerefoğlu, Kolin, Aska, Cemal Aydın ve Bülbüloğlu İnşaat firmalarından başka yol müteahhitlik firması yok mudur? Varsa, bu ihaleler neden açık yapılmaz?

CHP'de isyanın adı: 'Demokrasi Hareketi'

CHP İstanbul örgütünde geçen pazar günkü gösteri neydi?

Bir grup partili, tepkilerin sokağa dökülmesini hoş karşılamıyor. İsyancılar ise 'Dışlandığınızda başka yapacak bir şey yok' diyorlar.

Gösteriye katıldığını söyleyen bir üyeye soruyoruz:

- Sokakta bağırarak particilik olur mu?

- Gerektiğinde olur... Sonuçta bu bir başkaldırıdır; 'Demokrasi Hareketi'dir. Partimiz yok ediliyor. Seçilmiş ilçe yöneticileri atılıyor. 32 ilçeden son olarak 12'si de görevden alındı. Yani sonuç olarak Kağıthane ve Kadıköy dışında bütün örgütler değişmiş oldu; hepsi Genel Merkez yanlılarından oluşturuldu. Bir tek Avcılar yerinde kaldı, ona bir gerekçe bulamadılar. Görevden alınan ilçelere bir yerde kayyum atamış oldular. Seçim takvimi başladığı için 1-1.5 ay içinde seçimler yapılacak. Amaçları, yeni yandaş üyelerle kongreleri yapmak.

- Üye yazımı...

- 7 bin naylon üye yazdıklarını duyuyoruz. Örneğin, Şişli'nin 500 üyesi varken, 1800'lere yükseltildi. Güya listeler askıya çıkartılmış ama bul da itiraz et!

- Sayın Baykal, partiye yeni bir model ve anlayış getiriyor. Siyaseti profesyonelleştirenlere karşı olduklarını söylüyor.

- Ama partimizde sol kimlik yok edilmek isteniyor. Hukukun yerini buyruk alıyor.

- Siz kendinizi ne sayıyorsunuz?

- Gerçek CHP'liler. CHP hepimizin partisidir.

- Ayrılacak mısınız?

- Hayır, partide kalarak mücadele edeceğiz.

- Eski İl Sekreteri Fuat Keskin'in durumu ne oldu?

- Bir yıl ihraç kararı verildi. Kendisine haksızlık ve hukuksuzluk yapıldı.

- Tepkiniz sürecek mi?

- Evet, bundan sonra Atatürk'e gidip genel merkez yanlılarını şikáyet edeceğiz.

'Para muamması'na çözüm için...

Enver ve Musa beyler konuşmalı

İSTANBUL'dan bir dostumuz, Türkeş'in banka hesapları üzerine anımsattı:

Para ilişkileri ile ilgili olarak bir filmciden söz ediliyor ama başka isimlerin de aydınlatıcı beyanlarına gerek var. Enver Altaylı ile ilgili olarak TEMPO'da ‘‘MİT'te çalıştı, CIA ile tanıştı’’ başlıklı bir yazı çıkmıştı. Özbekistan Devlet Başkanı Nazarbey ile olan ticari ilişkileri anlatılırken Altaylı'nın adı, MHP'nin Almanya'daki örgütlenmesinde parti müfettişi olan ve para trafiğini bilen bir kişi olarak öne çıkmıştı. Altaylı nerededir bilmiyoruz ama bu konuda bir açıklama yapması gerekmiyor mu?

Aynı şekilde bir dönem MHP'ye yakın olduktan sonra ayrılıp Türk-İslam Federasyonu kurucusu Musa Serdar Çelebi'nin de söyleyeceği bir şey olamaz mı?

Köşemiz kendilerine açıktır.

Yazarın Tüm Yazıları