Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ve Yalın patladı

İki hafta önceki yazımda patlamaya hazır olduğunu düşündüğüm bir isimden söz etmiştim.

Radyolar ‘Zalim’ adlı şarkısı için sürekli istek alıyordu. Aradan iki hafta geçti, albüm piyasaya çıktı.

Yanılmamıştık, şarkı ‘patladı’.

İstanbullular gayet iyi bilir, İstiklal Caddesi’ndeki müzik dükkanları bir pop müzik albümünün kaç satacağına ilişkin önemli bir kriterdir.

Hatta biz İstiklal gezginleri çoğu zaman bu tip şarkılar yüzünden mide fesadı geçiririz.

Öyle ya da böyle; bir şarkı, İstiklal’in gündemine girmişse, içinde bulunduğu albüm o sıralarda çok satıyor demektir.

Bir önemli husus da korsan kopyalarla ilgili. Her ne kadar, geçtiğimiz haftalarda korsanla ilgili ciddi yaptırımlar uygulamaya koyulmuş olsa da albümün piyasaya çıktığı gün üç tezgaha baktım, hepsinde Yalın’ın albümü vardı ve hızla satılıyordu. ‘İlk günden korsana düşmüş, demek ki çok satıyor’ diye de yorumlayabilirsiniz; ancak tabii gerçekten kaç satacağı, o tezgahlarda kaç satacağıyla ters orantılı.

Yeniden şarkıya dönelim. Albüm piyasaya çıkmadan önce en çok güvendiğiniz şarkıları radyolara gönderdiğinde, her tür korsan riskine karşın ciddi bir karşılık alabiliyorsunuz gördüğünüz üzere.

Çünkü iyi şarkıyı tüketici şıp diye tanıyıp kabulleniyor. Adı nedir; tipi, imajı nasıldır bilmeden seviyor.

Yapımcı şirketlerin, piyasa kötü, hiçbir iş satmıyor diye sızlanmaya başlamadan önce hangi şarkının doğru olduğunu teşhis etmekle ya da ellerine gelen işleri doğru yönlendirmekle ilgili sorunlarını çözmeleri gerekiyor. Bakınız, şarkı doğru, vokal doğru olunca ortada pek de bir sorun kalmıyor.

Gelelim albüme.

Kabul ediyorum, tüm şarkıların ‘Zalim’ kadar güçlü olmasını beklemiyordum. Ancak, aynı ağırlıkta bir ya da iki şarkı daha olmuş olsaydı, o zaman Yalın’ın bu ilk albümüyle ilgili daha ihtişamlı bir yazı yazabilirdim. Tüm söz ve müzikleri Yalın’a, düzenlemeleri Selim Öztürk’e ait olan albümün şarkılarının kötü, samimiyetsiz; düzenlemelerinin ilkel olduğunu söylemiyorum. Özetle meramım odur ki, eğer ‘Zalim’in arkasından o güçte bir lokomotif daha gelebilseydi işin çapı çok daha farklı olurdu. Yalın’ın çok güzel bir ses rengi var ve kötü de şarkı söylemiyor. Oturması, kalkması, konuşmasıyla da işine sahip, tutarlı bir müzisyen ve şarkı yazarı resmi çiziyor. Ancak önümüzdeki yıllarda deneyim kazandıkça üstesinden gelmek zorunda kalacağı kimi sorunları var. Öncelikle ses rengi Mirkelam’a çok benzediğinden; bazı düzenlemeleri Mirkelam sound’una bu denli yaklaştırmak ne derece doğru bir iş olmuş, bilemiyorum. Onun dışında şarkı yazarı olarak da yaklaşımı Kenan Doğulu’ya çok benziyor.

Bu da uzun vadede, Yalın’ın müzisyen duruşunda ciddi marazlar yaratabilir. Kendi şarkılarını yazan genç ve yetenekli bir müzisyenin, onun bunun taklidi olarak anılması hoş değil; bence bu noktaya da dikkat etmesi gerekiyor.

Albümde dikkatimi çeken diğer parçalar ise ‘Sonsuz Ol’, ‘Değmez’, ‘Sahte’, ‘Aşkta Telafi Olmaz’ ve ‘Son Aşkım’ oldu. İkinci klip için ‘Değmez’i çok fazla Mirkelam bulduğum için tavsiye etmiyorum.

İlla hareketli olsun diyorsanız ‘Aşkta Telafi Olmaz’ derim. Sonra da ‘Sonsuz ol.’ Yok damardan gideceksek, ki bence bu daha mantıklı, ‘Son Aşkım’ ya da ‘Sahte’.
X