"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Sait Faik ve Haldun Taner edebiyat ödülleri genç kuşak öykücülerinin

<B>HALDUN TANER ÖYKÜ ÖDÜLÜ</B>'nü bu yıl genç kuşaktan üç öykücü kazandı.

Özen Yula birinci, Jale Sancak ikinci, Feridun Andaç üçüncü oldu.

Sait Faik Öykü Ödülü'nü de Aşk Mutfağından Yalnızlık Tarifleri ile Yekta Kopan aldı.

Behçet Necatigil Şiir Ödülü ise Nábiga ile Süreyya Berfe'nindi.

Özen Yula'nın (1965) birincilik ödülünü alan Mazi Taşıyan Trenler, yeni yayınlanan Arızalı Kalpler öykü kitabından.

Yula öykü kitabının başına Oğuz Atay'ın Korkuyu Beklerken'inden bir cümle almış:

‘‘... Neyse,ben gidecekmiş gibi hazırlanayım (nereye?): gitmezsem sevinirim...'

Bazı alıntılar çok iyi seçilmiştir, sonraki metinlere sizi hazırlar.

Ben de Özen Yula'nın öykülerini bu sözün örttüğü kanısındayım.

Tamamlama Rotasındaki Uçaklar'dan öykülerin okunmasında anahtar niteliği taşıyan bir bölümü aldım:

‘‘Benim arızalı bir kalbim var. Bunu kabul etmeliyim artık. Vicdan, doğduğum topraklara ait bir duygu. Başka bir yerde rastlamadım bu duyguya. Vicdanım rahat değil. Bu yüzden arızalı kalbim. Áşık olduğum için filan değil. Áşık olup da kalbimiz arızalı diye gezenler varsa, fuck them all!!! Áşık kalp hasta kalptir sadece: arızalı değil.’’

Ödül kazanan öyküsü Mazi Taşıyan Trenler, Özen Yula'nın öykü işçiliğini başardığını kanıtlıyor.

Hüzünle yaşama mecburiyetinin bir panoramasını veriyor.

Bir ölümün insana ve doğaya yansıyışını, gerçeklerle avutucu hayalleri bir arada birbirinin içinde eriterek anlatınca, ortaya iyi bir öykü çıkıyor. Özellikle Emre'nin kaçıp gittiğini, ölmediğini, uzaklarda mutlu yaşadığını anlatan bölüm, sanırım okurlarımca da beğenilecektir.

Bundan sonra öyküde Özen Yula adına dikkat edin.

(Arızalı Kalpler, Özen Yula, Doğan Kitap)

YEKTA KOPAN DA

GENÇ BİR ÖYKÜCÜ

YEKTA KOPAN
'ın (1968) Sait Faik Öykü Ödülü'nü kazanan Aşk Mutfağından Yalnızlık Tarifleri'nde kitaba adını veren öyküdeki ilk paragraf benim sevmem için yeterliydi:

‘‘Hiçbir gösterişi olmayan, ucuz tükenmez kalemi elimde çevirip duruyorum. Aslında yazacağım kalemin bir albenisinin olmasını isterim. Yanımdan genelde ayırmadığım dolmakalemime bağlılığım bu yüzdendir. Tasarımdaki incelik, ele oturuşuyla verdiği özgüven, haznesinden yavaşça akan mürekkebin káğıda büyüleyici bir şekilde yayılması... Ama şu anda elimde az önce havaalanının girişindeki ıvır zıvır satan dükkándan aldığım sıradan bir tükenmez kalem mi?’’

Duyarlı bir serüvene ironi katarak, zarif bir aşk öyküsü yazmış.

Yalın anlatımıyla, süslerden arınmış edebiyat anlayışıyla Yekta Kopan, hayatın birbirini götüren, besleyen çaprazlarını, hayatımızdaki boşlukları, hırçınlıkları, sevgileri öyküleştirmiş. Kopan öykü yazarken bir iç anlatıyla, yazmak üzerine de önemli şeyler söylüyor.

Yazarın yazma eylemi üzerine düşünmesi de beni ilgilendirdi. Düş Eş, Rakı, Su ve Buz, Mevsim Normalleri'ni okumanızı isterim.

Dili iyi kullanan, öyküyü bilen biri.

(Aşk Mutfağından Yalnızlık Tarifleri, Yekta Kopan, Can Yayınları)

BEHÇET NECATİGİL'İN ŞİİR ANLAYIŞINA YATKIN BİR ŞAİR: SÜREYYA BERFE

BEHÇET NECATİGİL ŞİİR ÖDÜLÜ'nü Süreyya Berfe
'nin Nábiga kitabıyla alması ayrı bir açıdan önemli. Ben çoğu zaman -her zaman mümkün olmuyor- ödül alanın, adına ödül düzenlenen kişiyle şiirinin, edebiyat anlayışının uygun olmasını arzuluyorum.

Süreyya Berfe'nin de şiiri yalın, insanı hemen şiirin eşsiz evrenine çağıran, zorlamadan şiirselliği yaratan bir şair.

Akımlar gelmiş, şairler değişmiş, o şiirini kendi kozası içinde bozmadan üretmiştir.

Başkasının şirine kapalı değildir ama her rüzgárın önünde de sürüklenmez. Kalabalıklar içinde yalnızlık, hep başkasını arayış ama bulamayışların ardından tekrar içe dönüş.

Berfe'nin arayan şiiri budur.

Bulmak için değil, teselli için hiç değil.

Gündelik yaşamın içine sızmayan şiir çoğunlukla etkilemiyor.

İşte Berfe şiirin bu altın kuralını unutmamış. Yıllardır şiir gergefinde dokuyor.

Hiçbir şiirinden güzel bir dörtlükle sonlandıralım Berfe yazısını:

‘‘Hepsini biliyorum, herşey aklımda/hepsi de hiç kımıldamayan bir duman gibi/gözümün önünde, senin gibi, burada./İkimiz de acemiyiz,haberimiz yok hasretten hálá’’




DOĞAN HIZLAN'IN SEÇTİKLERİ


Macbeth William Shakespeare İş

Kızıl Ejder Thomas Haris Altın

Ayçiçekleri Nalan Barbarosoğlu Can

Pişman Değilim Şen Sahir Sılan İletişim

Dünkü İstanbul İlhan Eksen Sel
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI