Kayserili bir Akdenizlidir

Rifat Hisarcıklıoğlu TOBB Başkanlığı görevini üstlendiğinden bu yana müthiş bir performans sergiliyor.

Bunu sadece yönettiği büyük iş örgütünü çok farklı zirvelere taşımakta değil bedeni ve ruhuna da gösteriyor. Çok hareketli bir takvimi var. Ülkeyi bir ucundan bir ucuna dolaşıyor, Anadolu esnafının da, İstanbul sanayicisinin de sorunlarına çözüm bulmaya gayret ediyor. Ve bu arada çok iyi bir şey daha yapıyor: Sağlığını ihmal etmiyor! Rifat Bey’in düzenli bir sağlık planı var ve onu ısrarla uyguluyor.

BESLENME ALIŞKANLIĞI İYİ

Rifat Hisarcıklıoğlu öğünleri atlamaz, çalışma ortamında bile küçük ve sağlıklı atıştırmalar yapmayı bırakmaz ama özellikle seyahatlerde yiyecek tüketimini biraz azalttığı, yeme-içme dengesini korumada zorlandığı bilinir. Strese bağlı olarak fazla yiyecek tüketme eğilimi vardır. Bu nedenle sağlıklı kilosunu korumada zaman zaman zorlanır. Sağlıklı yiyecekleri seçmekte oldukça ustadır. Yiyip içtiklerini okuyunca bunu siz de göreceksiniz. Katıksız bir Kayserilidir ama Akdeniz mutfağından çok hoşlanır. Hisarcıklıoğlu’nun beslenme notunu yüksek tutuyorum: 8

Rifat Bey alkol kullanmaz ama sigarayı bir türlü bırakamamıştır. Beslenme alışkanlıkları, besin seçimleri ve zamanlaması konusunda kazandığı iyi notları sigara tiryakiliği nedeniyle cömertçe harcamaktadır. Başkan’ın egzersiz alışkanlığı da ne yazık ki yeterli değildir. Zaman zaman niyetlense de bu keyfi ve zindeliği beden ve ruhuna bir türlü verememiştir. Uzun süredir sadece bazı pazar sabahları yaptığı yürüyüşlerle yetinmekte düzenli aktivite planını sürekli ertelemektedir. Rifat Başkan’ın egzersiz alışkanlığı ve yaşam seçimleri notu bir hayli düşüktür: 6

GENETİK MİRASI KÖTÜ


Rifat Hisarcıklıoğlu’nun aile öyküsünde damar hastalıklarının oluşumunu kolaylaştıran risk faktörleri var. Hipertansiyon, şeker hastalığı ve kalp-damar hastalıklarına yakalananların sayısı bir hayli yüksek. Ortalama yaşam süresinin arzu edilen düzeye ulaşmasını engelleyen diğer sağlık sorunlarının da yoğunluğu fazla. Bütün bunlar onun ciddi bir sağlık riski yöneticisi olmasını gerektiriyor. Aileden kazanmış olabileceği olumsuz genetik eğilimleri azaltmak için daha fazla çaba göstermesi ve daha çok bilgi edinmesi gerekiyor. Başkan’ın bu konuda yeteri kadar duyarlı olduğunu çok iyi biliyorum. Rifat Bey’in genetik miras notu da iyinin altında: 6

İŞİNDEN KEYİF ALIYOR

Rifat Bey kendiyle barışık, işinden keyif alan, başarmaktan ve üretmekten zevk alan bir kişiliğe sahiptir. Sürekli yeni vizyonlar arar, inovasyonların peşinde koşar. Başarı odaklı çalışma tarzı Ona keyifli bir ruh dengesi sağlamaktadır. İlişkilerinde rahat, yardımsever, dostluklarında yakın bir arkadaştır. Sosyal bağları, aile ilişkileri ve inanç dünyası geniş, güçlü ve sağlamdır. Başkan’ın ruh-beden ilişkileri ve stres yönetimi notu oldukça iyi: 9

Rifat Bey zaman zaman uyku sorunları yaşar. Uyku problemini sık seyahat etmesine, oda, yatak, yastık ve ortam değiştirmesine, akşam yemeklerini bazen geciktirmesine bağlar. İş yoğunluğunun yüksekliği ve neredeyse uykuya kadar iş düşünmesinin de bunda etkisi olmalıdır. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun yeterli ve kaliteli bir uykusunun olduğunu söylemek zor. Bu önemli fizyolojik fonksiyondan yeterince faydalanamıyor. Notu biraz düşük: 7

KOLESTEROL SORUNU VAR

Rifat Hisarcıklıoğlu sağlık riski analizlerini düzenli yaptırır. Yaşadığı temel sorunlar LDL kolesterolü artışı -çok hafif düzeydedir-, HDL kolesterol azlığı ve Lipoprotein (a) -Lp(a)- yüksekliği ile sınırlıdır. HDL düşüklüğünü ve Lp(a) yüksekliğini Niasin kullanarak biraz iyileştirmiştir. Radyolojik incelemelerini (akciğer grafisi, ultrasonografik rutinler), endoskopik muayenelerini (kolonoskopi) düzenli aralıklarla yaptırır. Olumsuz sonuçları erkenden gidermek için önüne konulan tavsiyelere dikkatle uyar, gelişmeleri hassasiyetle izler. Rifat Başkan’ın iyi bir sağlık takipçisi olduğunu söyleyebiliriz. Önerilen ilaçları ve destekleri kullanırken de çok dikkatlidir. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun kişisel bakımına gösterdiği özen takdire değer. Notu bu nedenle oldukça yüksek: 9

BAŞARILI OLMAK HAYATI UZATIYOR

Ünlü epidemiyoloji uzmanı Michael Marmout meslek yaşamının önemli bir kısmını başarı-yaşam süresi ilişkisine adamıştır. Marmout’a göre başarılı biri olmak uzun yaşamın başlıca ilacıdır. Eğer uzun ve sağlıklı bir hayat sürmek istiyorsanız, zenginlikten çok sosyal açıdan başarılı olmaya odaklanmalısınız. Bütün mesele toplumsal hiyerarşideki konumunuzdadır. Daha uzun yaşamak istiyorsanız, içinde bulunduğunuz toplumsal kümenin zirvelerine tırmanmalısınız. Ünlü araştırmacıya göre; zirveye ne kadar yakınsanız ve zirvede ne kadar uzun süre kalırsanız, o kadar uzun süre yaşarsınız.

Michael Marmout’u doğrulayan pek çok gözlem var! Etrafınıza şöyle bir bakın: Yaşamını başarının zirvelerinde sürdürmüş ve en azından kendini buna inandırmış 80 yaşını geçmiş pek çok politikacı, cumhurbaşkanı, işadamı, bilim adamı ve sanatçı göreceksiniz. Geriye doğru düşünün: Yaşı 90’ları bulmuş ne kadar çok başarılı insan varmış diyeceksiniz.

Stres düzeyi yüksek bir yaşam sürmelerine rağmen devlet, parti, kurum, şirket yönetmiş, başarıyı iliklerine kadar hissetmiş, uzun yaşayan insanlardır bunlar. Bir araştırmada ünlü "Oscar Ödülü"nü kazanan sinema oyuncularının ortalama altı yıl daha uzun yaşadığı saptanmıştır. Profesör Marmout 40-64 yaş aralığında iken eğer toplumsal kümenin en alt bölümlerinde kalmışsanız, daha az yaşama olasılığınızın dört kat fazla olduğunu iddia ediyor.

AKLINIZDA OLSUN

LİPOPROTEİN A NEDİR ?

YÜKSEKLİĞİ TEHLİKELİ MİDİR?

Apoprotein (a) geni 6. kromozomda yerleşmiştir ve pıhtılaşma sisteminin ana oyuncularından plazminojen geniyle yakından bağlantılıdır. Bu genin ürettiği Lp(a) eğer fazlaysa, koroner kalp hastalığı riskinin artabileceği ileri sürülmektedir. Çalışmalar diyetteki yağ içeriğinin Lp(a) miktarını arttırabileceğini göstermiştir. Şeker hastalığı olanlarda, enfarktüs sorunu yaşayanlarda, kortizon kullananlarda, böbrek hastalığı bulunanlarda da yüksek olabilmektedir. Lp(a)’nın gerçek bir koroner risk faktörü olup olmadığı konusunda fikir birliği yoktur. Genel kanaat ciddi bir risk faktörü olmadığı yönündedir. Özellikle 100’ün altındaki değerleri önemsenmez. Yüksek Lp(a) seviyelerinin Niasin ile düşürülebileceğini gösteren çalışmalar vardır. Bazı uzmanlar eğer LDL kolesterol yüksekliği, HDL kolesterol düşüklüğü gibi diğer risk faktörüyle birlikteyse, Lp(a) yüksekliğini daha çok ciddiye almaktadır. Bizim görüşümüz Lp(a) yüksekliğinin önemini gösteren geniş ve çok merkezli yeni çalışmalara ihtiyaç olduğudur. En azından şimdilik yüksekliğinden korkmaya gerek yok.


NASIL

Rifat Hisarcıklıoğlu TOBB Başkanı (51)

Genel sağlık durumum gayet iyi, bildiğim bir hastalığım yok. Tek sorunum var: Yoğun iş temposundan dolayı bazen yorgunluk hissediyorum. Buna karşılık ailemde sağlık sorunları hep fazlaydı: Kalp hastalıkları, şeker hastalığı, kalp krizi, kanser, romatizma... Son derece hareketli bir günlük yaşamım var. Ancak, fiziksel faaliyetim fazla değil. Tabii, işim ve sorumluluklarım nedeniyle belli bir stresle yaşıyorum. Bu bende zaman zaman sabah yorgunluğuna yol açıyor. Belki stresle yeterince mücadele edemiyorum. Örneğin duygularını rahatça dışarıya vurabilen bir kişi değilim. Özel detoks kürleri de uygulayamıyorum.

Kiloma dikkat ediyorum. Öğün saatlerim düzenlidir. Hızlı yemek yemem, besin alerjim yok. Öğün arası atıştırırım, sosyal ortamlarda ve stresli dönemlerde yiyecek tüketimim artıyor. Günde bir bardak taze sıkılmış üzüm suyumu mutlaka içiyorum. Süt, peynir, meyve ve sebze yiyecek listemde mutlaka yer alıyor. Hamur işlerinden uzak duruyorum. Kırmızı et yerine hep balık ve tavuğu tercih ediyorum. Zeytinyağı varken hayvansal yağlara masamda yer yok. En çok sevdiğim üç yiyecek sırasıyla semizotu, makarna ve bamya çorbası. Alkol kullanmıyorum ama sigara içiyorum. Günde 10-15 adet. Günde ortalama 6 bardak çay ve kahve tüketiyorum.

Rifat Hisarcıklıoğlu’nun not ortalaması: 7,5
Yazarın Tüm Yazıları