"Osman Müftüoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Osman Müftüoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Osman Müftüoğlu

Kansere çare önlemektir

Hayatımızdaki hemen her şey, tıka basa kanserojen maddelerle dolu.

Kısacası müthiş bir “kanserojen bombardımanı” ile karşı karşıyayız. Erken teşhis ve tedavide dev adımlar attık ama o adımlar sorunun büyüklüğünün yanında cüce kalıyor. Bu nedenle imkan, dikkat ve çabalarımızı erken teşhis ve tedavi kadar “önleme” yönünde de kullanmamız gerekiyor.

KANSERE yakalananların sayısında beklenenden daha hızlı bir artış var. Bu kötü gidiş, bilhassa belirli bazı kanserler için endişe verici boyutlarda. Bu durum biz hekimleri de ürkütüp, korkutuyor. Ürkütüyor çünkü, kanser bedensel olduğu kadar, “sosyal ve ekonomik maliyetler”i yüksek bir sağlık sorunu. Konunun “duygusal maliyet” kısmı ise çok daha önemli.
Korkutuyor, çünkü tedavide hala yeterince başarılı değiliz. Tedavilerin ciddi bedensel ve ekonomik maliyetleri var. Radyoterapi uygulamalarının çoğu yeme içme güçlükleri, ağrıları, sızılara yol açıyor. Kemoterapi uygulananlarda bulantı, kusma, saç dökülmesi, halsizlik yorgunluk neredeyse olağan kabul ediliyor. Kanser cerrahisi de en az bunlar kadar can sıkıcı gelişmelerle dolu bir alan. Ayrıca bunların tümü çok pahalı süreçler. Kısacası kanser sorunu hemen her alanda katlanması zor biri fatura koyuyor önümüze ve ağır fatura, “kanserojen kimyasallar” konusunda daha duyarlı olmamızı zorunlu kılıyor.
Modern tıp bir yandan kanserde yeni tedavi yöntemleri geliştirmeye çalışırken, diğer taraftan “Ne oldu da kanser konusu adeta patlama noktasına ulaştı?” sorusuna yanıt arıyor. Eldeki verilere göre suçlu ve şüphelilerin sayısı oldukça fazla, temel suçlular kanserojen maddeler!
Sorun neden büyüdü
İçtiğimiz su, yediğimiz ekmek, elimizi, evimizi, elbisemizi temizlediğimiz deterjan ve sabunlar, yattığımız yataklar, giydiğimiz elbiseler, bindiğimiz arabalar, içtiğimiz su, soluduğumuz hava, hatta sağlıklı olalım diye yediğimiz besinlerin çoğu tıka basa bu maddelerle dolu. Kısacası müthiş bir “kimyasal kirlenme” ve “kanserojen bombardımanı” ile karşı karşıyayız. Dahası, bir numaralı kanserojen olduğunu bile bile sigarayı hala içenlerimiz var! Alkol en az sigara kadar önemli bir kanserojen ama alkol tüketimi azalacağı yerde artıyor...
Önlenebilir kanserler
Üzülerek belirteyim ki erken teşhis araçlarının gelişmesine, tedavide kemoterapi, radyoterapi ve cerrahi alanlarında olağanüstü mesafeler alınmasına rağmen çoğu kanserin tedavisinde de başarılı olduğumuz söylenemez! Erken teşhis ve tedavide dev adımlar attık ama o adımlar sorunun büyüklüğü dikkate alınınca adeta cüce kalıyor.
Erken teşhis ve tedavi tabii ki çok önemli bir konular. Tabii ki vazgeçilemezler. Ama yeterli olamayabiliyorlar. Bu nedenle imkanlarımızı, dikkatlerimizi, çabalarımızı erken teşhis ve tedavi kadar “önleme” yönünde de kullanmamız gerekiyor. “Önlenebilir kanserler”i belirlememiz ve önerilen tedbirleri dikkatle uygulamamız lazım. Bunun ilk adımı ise “kimyasal kirlenmeye dur demek” yani bedenimizi kirleten binlerce kimyasalı hayatımızdan çıkarmakla olmalıdır.

NE YAPILABiLiR

KANSERİ önleme konusunda yapılabilecek pek çok şey, alınabilecek bir sürü önlem var. Mesela akciğer kanserinden korunmak istiyorsak sigara içmeyeceğiz, içenler varsa uyaracağız. “Dumanız hava sahası” oluşturma konusunda kararlı davranacağız. Hava kirliliği kadar evlerde kullandığımız kimyasal kirleticilerden, örneğin deodorantlardan, koku gideren spreylerden uzak duracağız. Mesela kolon kanserinden korunmak için salamdan, sosisten, kızarmış, yanmış etlerden ve aşırı miktarda et yemekten sakınacağız.
Sigara içmeyeceğiz
Yemek borusu ve mide kanserinden korunmak için çabuk yemeyeceğiz, iyice çiğnemeden yutmayacağız, çok sıcak yiyecek ve içeceklerden uzak duracağız, sıcak içeceklerle soğumalarını bekleyeceğiz. Meme kanserinden korunmak için paraben içeren deodorantları kullanmamaya, menopozda hormon desteği kullanma konusunda daha dikkatli ve hatta dirençli olmaya, lüzumsuz ve sık tekrarlanan mamografilerden vazgeçmeye özen göstereceğiz. Mesane kanserinden korunmak için kullandığımız ilaçlara, tatlandırıcılara, içme suyumuzdaki arsenik miktarına dikkat edeceğiz, sigara içmeyeceğiz. Bu örnekleri daha da çoğaltmamız mümkün...

Hepatit ve Herpes virüslerine dikkat!

DAHA güçlü bir korunma çemberi yapmak istiyorsanız, fiziksel olarak aktif biri olmaya özen gösterin. Bazı kanserlerin seksüel yolla bulaşan virüs ve bakterilerle ilişkili olabileceğini düşünerek (örneğin Hepatit B virüsü karaciğer kanseri, Herpes virüsü rahim ağzı kanseriyle ilişkili olabiliyor) güvenli seksten vazgeçmeyin. Güneşten kaçının ama D vitamininizi dikkatle izleyin, gerektiğinde D vitamini desteklerinden istifade etmeyi ihmal etmeyin. İyi, güzel, keyifli, manevi değerleri yüksek, huzurlu bir hayatın en güçlü kanser savaşçılarından biri olduğunu da bir kenara not etmenizi de tavsiye ederim.

Lüzumsuzsa kullanma

ÇOĞU zaman farkına varmadığınız ama son yıllarda nükleer facialar nedeniyle dikkatimizi çekmeye başlayan radyasyon konusunu ciddiye almak zorundayız. İyonize radyasyon bilinen en tehlikeli kanserojenlerden biri olarak kabul edilmeli. Bunu için sadece  nükleer karşıtı biri olmak yetmiyor! Gereksiz radyolojik incelemelerden uzak durmanız da şart.
Radon tehlikesi
Özellikle gereksiz yapılan (mesela tarama amaçlı tomografiler, kalp BT’leri, akciğer BT’leri) bilgisayar tomografi uygulamaları, mamografiler, çocuklara uygulanan gereksiz akciğer ve sinüs grafileri ve daha pek çok lüzumsuz radyolojik incelemede biriken iyonize radyasyon karşımıza bir gün lösemi, meme ya da akciğer kanseri olarak çıkabilir. İyonize radyasyonun bir başka formu olan radon gazına da dikkat etmenizde de fayda var. Radon gazı özellikle bazı binalarda yüksek rakamlara ulaşabiliyor ve akciğer kanserine sebep olabiliyor.

Hangi taramalar yapılabilir

RAHIM kanseri için 20’li yaşlar sonrasında “PAP Smear” testi, prostat kanseri için 40’lı yaşlar sonrasında PSA taramaları, akciğer kanseri için yıllık sağlık kontrollerinde akciğer grafisinden faydalanılabiliyor. Tiroit kanserinden kuşkulanıldığında ultrason önemli bir yol gösterici. Kalın bağırsak kanseri taramalarında kolonoskopik taramalar mükemmel bir yöntem olarak gösteriliyor, kolonoskopide polip yakalanırsa alınıyor. Yumurtalık kanseri için bir tümör işareti olan CA -125 taraması ultrasondan istifade etmek mümkün. Meme kanseri için mamografik taramalar ve meme ultrasonu, gerektiğinde de meme MR’ı devreye giriyor. Deri kanserleri için şüpheli cilt lezyonlarının özellikle benlerin takip edilmesi tavsiye ediliyor. Mide kanserlerinde rutin taramadan ziyade, kuşkulu durumlarda endoskopik inceleme öneriliyor. Mesane kanserleri için de benzer şekilde endoskopik değerlendirme öneriliyor.

Boyutu önemli işlevi önemsiz

SAĞLIK alanında büyük ilerleme kaydeden Küba’nın önde gelen bir seksologu, komünist ülkenin bedava sağlık hizmetlerinden yararlanıp penisini büyüttürmek isteyen ve sayıları giderek artan gençlere seslendi. Seksolog Ramiro Fragas, “Bir kadını tahrik etmek için penisin çok uzun olmasına gerek yok. Çünkü kadında çok sayıda erojen bölge var” açıklamasını yaptı. Kübalı doktor, gençlik gazetesi Juventud Rebelde’de yazdığı makalede, penis büyütme ameliyatlarına olağanüstü bir talep yaşandığını kaydederek, “Bu tür ameliyatların yararı sanılandan az. Penisi küçük olanlar bu kaygılarını özgüven ve bilgiyle giderebilir” dedi.

X