"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Ferai Abla Başbakan’a ‘Basına kırıcı olma’ dedi

BAŞBAKAN Erdoğan’ın, gazetemiz yazarlığından bir süre önce ayrılarak emekli olan Ferai Tınç’a ‘Ferai Abla’ dediği bilinir.

Hatta Tınç’a sorulduğunda “Çok aşina olduğum bir hitap tarzı değil ama bunu bir hoşluk olarak görüyorum. Yaşça da ablasıyım...” demişti.
Basında sansürün kaldırılışının 104. yılı nedeniyle TGC’nin verdiği 2012 Basın Özgürlüğü Ödülleri önceki akşam The Marmara Oteli’nde dağıtıldı.
Davete ilk kez İstanbul’un resmi erkânından ve milletvekillerinden kimse yoktu, hepsi iftar programlarından ötürü gelememişlerdi. Halbuki, The Marmara’da da iftar yemeği vardı. Yani 700 gazeteci, kendi sorunlarını bir arada tartıştılar.
TGC Başkanı Orhan Erinç artık ‘Basın Bayramı’ deyimini kullanmadıklarını belirterek, “Bizler 24 Temmuzları yasa maddelerine yerleştirilen sansürcü yaklaşımı ve baskılar yoluyla otosansürü körükleyen yaklaşımı gündeme getirerek, eleştirmenin özgün bir günü olarak değerlendiriyoruz” diye konuştu.
Seçici Kurul ‘kişi’ dalında, basın özgürlüğü konusunda yaptığı çalışmalar dolayısıyla gazeteci Ferai Tınç’ı, tutuklu gazeteciler adına da gazeteciler Bedri Adanır ve Zeynep Kuray’ı ödüle layık gördü. Adanır ve Kuray’ın cezaevinde olması nedeniyle ödüllerini kardeşleri Kadriye Adanır ve Sema Kuray aldı. ‘Kurum’ dalında ise Türkiye Yayıncılar Birliği (TYB) ödüle layık bulundu.
TYB’nin ödülünü Türkiye Yayıncılar Derneği Başkanı Metin Celâl Zeynioğlu, ödülü Ragıp Zarakolu ile birlikte aldı ve “Maalesef her yıl gittikçe daha zorlaşan bir düşünce özgürlüğü savaşımı var” dedi.
Daha sonra Ferai Tınç hüzünlü bir konuşma yaptı, bir ara da gözleri yaşardı.
Tınç, “Bir gazeteci bile yaptığı haber, yazdığı yazı, attığı manşet nedeniyle tutuklansa, bize göre orada basın özgürlüğü ihlali vardır” dedi. İçişleri Bakanı Şahin’in basın özgürlüğünden söz ederken “Ama güvenlik önce gelir” sözünü eleştiren Tınç, “Hayır arkadaşlar önce özgürlükler gelir” dedikten sonra şöyle devam etti:
“Gerçek demokrasilerde insanlar, hak ve özgürlüklerinin peşinde koştukları için ödüllendirilmezler. Bu doğaldır. Ne yazık ki, bu ödülü, gazete sahipleri köşeye sıkıştırılmış, yazarları baskı altında, muhabirleri susturulmuş derin bir otosansür ikliminde alıyorum. Bu durum sadece muhalefet değil ama iktidar açısından da bir felakettir.
Basın özgürlüğü ihlalleri arttığında toplumun gerçekle ilişkisi kesilir, çözülme ve çöküş başlar.”

BAŞBAKAN’A SESLENDİ

Tınç daha sonra Başbakan’a şöyle seslendi:
“Buradan, okuduğu bir şiir nedeniyle cezaevine giren, ifade özgürlüğünden yoksun bırakılmanın ne demek olduğunu iyi bilen Sayın Başbakan Erdoğan’a sesleniyorum.
Paketlerle, ağır aksak değil cesaretle basın özgürlüğünü tehdit eden maddeleri Ceza Yasası’ndan ve Basın Kanunu’ndan ayıklayın.
Terörle Mücadele Yasası’nı kaldırın. Var olan yasalarla teröre karşı ciddi önlemler alınabilir.
Medyaya karşı kırıcı, ayrıştırıcı, hedef gösterici üsluptan vazgeçin.
Cezaevlerindeki gazetecilerin özgürlüklerine kavuşmaları için gereken adımlara öncülük edin.
Bu adımlar atılmadan, böyle en değerli ödülleri alsak bile 24 Temmuzlarda biz hiç bayram yapamayacağız!”

GÜNÜN SÖZÜ

“Köprü son derece ilkel metotlarla onarılıyor. Böyle yerlerde üç şerit hiçbir şekilde kapatılmaz. İhale süresi uzun. Böylesi bir iş 1 ile 1.5 ayda tamamlanabilir. Yola dayalı, köprü yapmaya dayalı bir strateji çözüm olmaz. Boğaz’ın üzerini betonla kaplasak bile otomobile dayalı sistemle, İstanbul’un trafiğinin çözüme ulaşmasının mümkünü yok.”
(İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Cemal Gökçe)

Diyet gençleri özendirmemeli

OKUR Orhan Şatıroğlu, 17 yaşındaki kızını ve onun diyet tutkusunu anlatıyor: Her yıl baharda başlayıp yaz sonuna kadar televizyonlarda devam eden diyet programlarına hiç dikkat etmemiştim, ta ki benim de 17 yaşındaki kızım bulimia hastası oluncaya kadar... Şimdilerde anlıyorum ki bu programların çocuklarımızı ne kadar rehin aldığını. Kızım 6 ayda 8 kilo vermiş olup 46 kiloya düştü. Okul stresi deyip önemsemedim. Fakat sonunda gerçekle yüz yüze kaldım. Yediği bütün yiyeceklerdeki kaloriyi tek tek hesaplıyor. 50 kalori alması gerekiyorsa 51 kalorisi olan hiçbir şey yemiyor. Lise son sınıfa gitmesine rağmen cahil insanlar gibi ne yemesi gerektiğini değil ne yememesi gerektiğini uyguluyor. 6 aydır ekmek yediremiyoruz. Yanlışlıkla fazla bir şey yiyince ne yapacağını şaşırıyor, ağlıyor.
Özellikle genç kızlar arasında oldukça yaygın diyet uygulaması var. Yakın gelecekte bu gençlerimizin hasta olmasının önüne geçemeyeceğiz. Bu toplumsal soruna bir göz atarsanız, televizyonlardaki sorumsuzca yapılan diyet programlarına biraz daha hassas olmaları konusunda sizlerin yardımını istiyorum.

Kaçak kumar ve bahisçilik aldı başını gidiyor

CHP Mersin Milletvekili Vahap Seçer, yurtdışı kaynaklı bazı şirketler tarafından kurulan internet siteleri aracılığıyla kredi kartı ile para yatırılarak yasadışı kumar ve bahis oyunları oynatıldığına dikkat çekti.
Ancak kredi kartı hesap özetinde ise harcamanın müzik şirketlerinden CD, kitap, vb. ürünler alınmış gibi göründüğü, aynı şirketlerin para gönderirken de ‘iade’ adı altında para ödemesi yaptığını belirtti.
Seçer, Başbakan Erdoğan’a da şu soruyu yönelti:
“Son 3 yılda yasal olmayan sanal ortam oluşturulması ve bu ortamda kumar ve bahis oyunları oynatılmasına yönelik olarak Türkiye genelinde her yıl ve il ayrı ayrı gösterilmek üzere kaç denetim yapılmıştır? Alınması gereken tedbirler nelerdir?”

Atatürkçülük de bir vesayetmiş

ABD’deki ‘hizmet’çilerden yansıyan bilgilere göre, “asker ya da TSK ‘Kemalist’ ideolojinin sadık bekçisi... Öyle görüyorlar ve mutlaka yıkılması gereğine işaret ediyorlar. Türkiye’deki rejim Kemalist bir vesayet altında imiş, bu yapı tersyüz edilecekmiş.”
Evet bunun dışında Milliyet’te önemli bir haber...  1-4 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirilecek olan Yüksek Askeri Şûra (YAŞ) toplantısında geleceğin general ve amirallerini yetiştirecek Harp Akademileri sil baştan yenilenecekmiş!
Başbakan, ‘Başkanlık’a doğru yürürken, önünde saydığı ‘engelleri’ bir bir ‘ayıklıyor’...

X