"Kanat Atkaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Kanat Atkaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Kanat Atkaya

Esprinin de zeki, çevik ve ahlaklısı var

Dün Türkiye şampiyonluk yarışının final bölümünü konuşuyordu.

CHP’sel haberler, İran-Brezilya-Türkiye arası uranyum görüşmeleri, açıklanan işsizlik oranı vesaire arkadan geliyordu.

Yerinde olmak istemeyeceğim iki kişi belirledim Pazar gecesi. Birincisi Daum, ikincisi FBTV’de “Maçın Ardından” programını sunan arkadaş. Dünya yerinden oynamış, Fenerbahçeliler öfke ve üzüntü dolu içinde, spiker arkadaş ne anlatsın, ne söylesin? Ha, seyreden var mıydı? Onu pek sanmam, bende zap sırasında görüp “Yazık, yok muydu bant program?” deyip geçtim zaten.

Fenerbahçeli olmadıkları için “Ha ha ha, hi hi hi” diye arayan arkadaşlarıma “Bu acıyı hepimiz bir gün tadabiliriz! Gülme komşuna, aday olma kazaya!” demekle yetindim. Fenerbahçe taraftarı “2-2... 2-2...” abukluğu olmasaydı bu tepkiyi vermezdi. Bir Galatasaraylı olarak “kıh kıh” gülmeyi başaramadım, vicdanım o kadarına izin vermedi, kendimi bir şekilde o yıkılan Fenerlilerin yerine koydum ve atılan bu saçma kazığa sinirlendim.

Gazetelerde “internet geyikleri” başlığı altında sanal alemde dolaşan futbol esprilerini yayınlamak çok moda. Ancak ben esprinin “zeki, çevik ve ahlaklı” olanını severim. Bu kriterlere uyan en şahane espri Bursasporlu bir ufaklıktan geldi. Maç özetlerinde ikinci golden sonra Bursa tribünlerinde bir çocuk arkadaşına “Bak ne yapacağım” dirseği çaktıktan sonra Fenerbahçeli futbolcuların Ankaragücü’ne atılan golden sonra yaptıkları “Ağlayın, ağlayın...” işaretini taklit etti. Refleksi, tepki verme süresi ve o sevinç anında bunu hatırlayıp kameraya dönerek yapmasına 10 puan. Hap kadar çocuk sanal alemi, gerçek alemi katlamıştır gözümde.

Bursa’nın şampiyon olmasından çok Fenerbahçe’nin şampiyon olamamasına sevinilmesi açıklamaya ihtiyaç duyulan bir hal. Fenerbahçeli bazı yazarlar bu noktadan hareketle “Kına yakın”a getirdi işi. Bence doğru tavır “Niye böyle?” sorusunun gerçek cevabını bulmak. “Çok başarılıyız ondan düşman herkes bize” tavrı sonuç getirmiyor, dost uyarısı. Anonsçuya cezayı kesip anonsçuya yetki vereni sorgulamamak gibi oluyor “Kına yakın” tepkisi.

Her işte bir hayır vardır, Bursaspor’un şampiyonluğunda birden fazla hayır var. Mesela bu sayede “anonsçu” denilen çığrtkanlık müessesesinden böylece kurtuluruz. Hepimiz; Galatasaraylılar, Fenerbahçeliler, Beşiktaşlılar, Yozgatsporlular vesaire.

Pazar gecesinin izlenme oranlarını merak ediyorum. “Normal şartlar altında”, 3 Büyük’ten biri şampiyon olunca sadece onun taraftarı spor programı seyrederdi, diğerleri belgesel veya film dünyasında teselli arardı. Fenerbahçe’nin şampiyonluğu kaçırması gazete tirajlarını olumsuz etkilemiş olabilir ama spor programları -mesela geçen sene BJK’nin şampiyonluk gecesine göre- izlenme oranını artırmıştır sanki...

Bursaspor 34 maç oynadı, şampiyon oldu fakat Batalla’nın adını nasıl okursak doğru olur hâlâ bilmiyoruz: Bataya mı, Bataja mı, Bataşa mı? Spiker dünyasında rivayet muhtelif. 40 gün 40 gece sürecek şampiyonluk kutlamaları sırasında bir arkadaş mikrofon uzatıp “Adınız nedir?” diye sorarsa mutlu olacağım.

Zapo iki yılda ikinci şampiyonluğu gördü. Geçen sene Beşiktaş, bu sene Bursaspor. Transfer listelerinde hızlı yükselişe geçer bu istatistikle; her kulübe lazım.

Son söz Beş Büyükler’e...

Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş: 18 milyonluk takım havanızı söndürdüğü için bir Galatasaraylı olarak mutluyum.

Trabzonspor: Sezonu mutlu bitiren ikinci takım. Fener’in iki kupasına mani olmak kısmına takılmasınlar, asıl mutluluk kaynakları “Muhtaç oldukları kudretin” nerede olduğunu yeniden görmek olmalı.

Bursaspor: Ertuğrul Sağlam’a sıkı tutunun ve dağılmadan devam edin. Şampiyonluğunuz Türkiye’nin futboluna itibar kazandırmıştır; gururlanın, coşun, eğlenin...

X