"Kanat Atkaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Kanat Atkaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Kanat Atkaya

Borges’in mezarı Labarca’nın zırvası

GUARDIAN’daki haberi okumamıştım.<br><br>Bu haberin Cumhuriyet’in kültür sayfasına yansıyan halini de görmemiştim.

Dün Taraf’ta Elif Bereketli’nin yazdığı “Borges’in mezarına işemek” başlıklı yazıyı görünce haberim oldu hadiseden.
Nedir hadise?
Şilili yazar Eduardo Labarca “The Enigma of the Modules/ Modüllerin Muamması” adlı bir kitap yazmış.
Kitap neyle ilgili hiçbir bilgim yok. Zaten kitabın tartışılan tarafı içeriği değil kapağı.
Çünkü kapakta yazar Labarca’yı bir mezara işerken görüyoruz.
Mezara işemek zaten yeterince rahatsız edici bir görüntü.
Hele bir de bu mezar efsanevi bir edebiyat figürüne, Jorge Luis Borges’e aitse...
Kalemler açılsın, polemikler başlasın.

* * *

Labarca, bu sansasyonel fotoğrafı Borges ölmeden önce Şilili diktatör Pinochet ile buluşup görüştüğü için tepki olarak çektirdiğini söylüyor ve ekliyor: “Hem ben zaten işemedim, elimde gizlediğim bir su şişesi vardı...”
Borges’in memleketi Arjantin başta olmak üzere her yerde infial yaratan işeme eyleminin Türkiye’de yansıması ise tam bize özgü oldu.
Halihazırda Labarca kadar tepki gören kişi Cumhuriyet’in kültür sayfalarının editörü Celal Üster.
Türkiye’deki Borges hayranları yayınladıkları bildiriyle “Meczub Labarca tuvalete git!” çağrısında bulunurken Celal Üster’e de “Özensiz, dikkatsiz ve izansızsın, kınıyoruz!” mesajı yolladılar.
www.sabitfikir.com adlı edebiyat temalı web sayfasında bir de anket yapılmış bu konuda.
Ben bu yazıyı yazarken 77 kişi katılmıştı ankete.
Anketteki soru şu: “Şilili yazar Labarca ‘sanat uğruna’ Borges’in mezarına işedi. Bunu doğru buluyor musunuz?”
Oy kullananların 41’i “Hayır, doğru bulmuyorum. Anısına saygısızlıktır” şıkkını işaretlerken 36 kişi de “Yaratıcı, kavramsal bir süreç. Sanat ahlakla kısıtlanmamalı” demiş.

* * *

Elbette bana soran olmadı (!) ama görüşümü şöyle özetleyebilirim: “Çok yaşa Borges! Çişini tut Eduardo! Arada dayağı sen yemişsin, takma kafana Üster!”
Günümü şenlendiren bu absürd haberin ardından, Fatih Özgüven’in harikulade çevirisiyle Borges’in en sevdiğim kitaplarından “Yolları Çatallanan Bahçe”yi yeniden okuma kararı aldım.
Yani vardığım neticeye bakılırsa Eduardo Labarca’nın absürd eylemi hayırlara vesile oldu diye düşünebilirim!

Festus Okey adaleti

NİJERYALI göçmen Festus Okey, 20 Ağustos 2007’de, Beyoğlu Polis Merkezi’nde, polis silahından çıkan kurşunla kafasından vurularak öldü.
İstanbul’a futbolcu olmak hayaliyle gelmişti, karakola düştü ve öldü.
Polis, Festus Okey’in bir memurun belinden silahı almak isterken kendisini vurarak öldüğünü iddia etti!
Festus’un öldüğünde üzerinde olan gömlek bulunamadı!
Karakolun kameraları o saatte kayıtta değildi!
Festus Okey, üzerinde “Teşekkürler Türkiye” yazan bir tabutla döndü memleketine!
Irkçı değilsek, vicdansız değilsek, ilahi veya dünyevi herhangi bir adalete inanıyorsak Festus için o adaleti bulmalıyız.
Peki vardığımız nokta ne?
Hiç. Sıfır.
Hatta sıfırın altı.
Son olarak mahkeme heyeti müdahil olmak isteyen Çağdaş Hukukçular Derneği’ne bağlı avukatlara “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçundan dava açtı.
Sayın Başbakan, Adalet Bakanı, İçişleri Bakanı...
“Kardeşim” Festus Okey için adalet.
Lütfen.

Siyaset Sizsiniz Türkiye

VELEV ki yarışmamızın adı Siyaset Sizsiniz Türkiye...
Süheyl Batum zücaciye dükkanına dalan fil taklidiyle...
Bülent Arınç, lideri konuştuğunda otomatik olarak ağlayabilme yeteneğiyle...
Devlet Bahçeli aritmetik mucize formülleriyle...
Melih Gökçek şapkadan belediye aracı çıkartma numarasıyla...
‘Büyük Final’de kapışır.

X