"Kanat Atkaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Kanat Atkaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Kanat Atkaya

Benden duymuş olun

ŞİMDİ asabı bozulmuş vatandaş tonundan sesleneceğim. Aslında düşündüm de, bu noktada ‘Hangi asap? Kalmış mıydı sizde ondan kuzum?’ diyenler de haklı olacaktır...

Sahte rakı haberlerini hep beraber takip ediyoruz. Ölenler, kör olanlar, hálá hastanede yatanlar derken bir anda yetkililer ayaklandı ve baskın üstüne baskın yapmaya başladı.

Çok iyi, yapsınlar tabii, suçluları bulsunlar, sahte rakı imalathanelerini kapatsınlar, ele geçirilen rakıyı imha etsinler. Yapılması gerekeni, yani görevlerini yapsınlar.

Ama bir kişi çıkıp da ‘Günaydın usta’ demiyor ya, buna çıldırıyorum. Yani adam baba mesleğini sürdürerek sahte rakı üretimini aile şirketine çevirmiş. Bir kişi bile haberdar olmamış mı bundan bu kadar zaman?

Binlerce şişe rakı bulunmaya başlıyor bir anda. Daha önce nasıl bir sırdı ki bu kimse hiçbir şey duymamıştı bu konuda.

***

Meselem sahte rakı meselesi değil. Devlete emanet edilmiş çocuklara cinsel tacizde bulunulduğu ortaya çıkıyor, hurraaa hemen bütün çocuk köyleri, yurtlar, koruma evleri araştırılıyor ve ortaya acayip bir manzara çıkıyor.

Herkes yıllardır sistematik olarak çarpılıyor, soyuluyor, gasp ediliyor; basın olayın üstüne biraz ciddi gidince ‘Yeni polis alalım, şebekeleri çökertelim! Kararlıyız biz tamam mı?’ noktasına geliniyor.

Basın yazmasa kimse işini yapmayacakmış hissi doğuyor insanda o zaman. ‘Hoş, yazmak da basının işi, siz neredeydiniz bu kadar zaman’ diyenlere de bir şey deme hakkım yok.

***

Benim yapabileceğim, birtakım küçük, minicik uyarılarda bulunmak olabilir. Bu noktadan itibaren yetkililer ilk kez duymuş gibi yapıp ‘Essah mı gonuşuyooooon? A-aaaaa! Bir yaşıma daha girdim... Oooooğha flaaan oldum yaaaağni!’ tepkisi verebilir. Yetkisizler (Yani kurbanlar) sakin olsun yeter.

Otopark mafyası, kağıt mendil mafyası gibi bazı şeyler var biliyor musunuz. Mesela otomobilini gösterdiği yere pak etmedi veya evinin önüne park edip, değnekçiye para vermedi diye dayak yiyen insanlar yaşıyor memlekette. Efendim?..

Haksız kazanç, vergilendirilmemiş kazanç, kayıtdışı ekonomi gibi kavramlar size bir şey hatırlatıyor mu? Şöyle söyleyeyim, yıllardır gitiğim ve para basan bir büfeden daha fazla vergi ödüyorum ben. Lobotomi geçirmiş gibi duvarda okuyacak bir şey bakınırken vergi levhalarını gördüm; o günden beri kendimi fena hissediyorum.

Çok klasik gelecek (Belki bu yüzden kimse ilgilenmiyor artık, sistemin bir parçası oldu) ama bazı işler hálá rüşvetle yürüyor. Hiiii, duymamıştınız tabii; ne acayip değil mi!

Turistlerin yoğun oldukları bölgelerdeki esnaf, özellikle taksiciler çok kazıkçı! Kazık yemeden memleketten ayrılan turist yok gibi bir şey. Bunu da bilmiyorsunuz tabii, ah bilseniz zaten üstüne gitmez misiniz? O İngiliz gazetecinin pavyonda kazıklanmasına şaşırılmasına, o vaziyette (Şaşırmış ve korkmuş) en az beş turiste bizzat yardım ettiğim için ben şaşırıyorum.

Bir de tabii kesin bilmediğinizden ve iyi niyetinizden emin olduğum için net adres vererek söylüyorum: Fenerbahçe Stadı’nın lise tarafındaki tribünün çıkışında çarpılmayan taraftar neredeyse kalmadı. Hoş bütün stat çıkışlarında oluyor, bunun ötesinde yurt çapında çarpılıyoruz ama Fenerli arkadaşlarım artık bıkmış vaziyette rica ettiler; siz benden duymuş olun.
X