"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

Annem internette biriyle mesajlaşıyor

Annemin internette biriyle mesajlaştığını fark edince ona çok kızdım. Ama o beni evden gitmekle, babamı yalnız bırakmakla tehdit etti.

Merhaba Güzin Abla, senden başka derdimi anlatacak kimse bulamadım. Ne olur bana bir akıl ver.
Küçüklüğümden beri hiçbir şey düzgün gitme di hayatımda. Aile içi şiddet de yaşadım. Tam her şey düzeldi derken, babam ciddi şekilde rahatsızlandı.
Ama beni asıl yıkan, annem dediğim insanın babama ihaneti oldu.
Annem internette biriyle mesajlaşıyor ama neticede bu da bir ihanet, değil mi?
Durumu fark edince ona çok kızdım, bağırıp çağırdım. O da beni evden gitmekle, babamı yalnız bırakmakla tehdit etti.
Babam üzülmesin diye sesimi çıkaramadım. Kendisine amacının ne olduğunu sordum; beni ilgilendirmediğini, bunun kendi hayatı olduğunu söyledi.
Ben şimdi ne yapayım ablacığım?

Rumuz: Eylül
Sevgili kızım, annenin bu davranışının nedenini tam olarak bilemeyiz.
Belki bunalıma girmiştir, belki babanın uzun süreli rahatsızlığı ve bakıma ihtiyaç duyması nedeniyle kendini bir şekilde oyalamak, kafasını dağıtmak istemiştir.
O nedenle sen bu işe karışma.
Annen, eğer bir yanlışı varsa, sonunda mutlaka bunun farkına varacaktır.
O koskoca bir kadın. Senin karşısına dikilip de ondan hesap sormandan hoşlanmamıştır elbette.
İnternette sanal arkadaşlıklar kurmak günümüzde sıradan bir alışkanlık haline geldi.
Ve bu yazışmalarda kişiler kendilerini genellikle sahte kimliklerle tanıtıyorlar.
Evli olduklarını sakladıkları gibi, kendilerini daha genç, daha farklı tanıtmayı seçiyor, bir tür oyun oynuyorlar.
Her iki taraf da bu durumu ciddiye almadığı sürece, belki de endişe edecek bir şey yok.
Bunu gerçek bir ihanet olarak görmemeli. Yeter ki bir yanlışa kapılıp bu sanal arkadaşlığı gerçeğe dönüştürmesinler. Benim korkum işte bu...

Kayınvalidem ameliyat olduğu günü ‘ikinci doğum günü’ sayıyor

Hemen hepimizde bir devlet hastanesi korkusu vardır. Aşırı yüklenmekten çaresiz kalan doktorlar, hastalarla yeterince ilgilenilmemesi, hemşirelerin tecrübesizliği, sedye üzerinde bekletilen kanamalı hastalar ve buna benzer olaylar hepimizin gözünü korkutmuştur.
Size umut vermek üzere, kendi başımızdan geçen hastane maceramızı buraya aktarmak istedim.
Benim kayınvalidem 91 yaşında. Bugüne kadar ne bir ameliyat geçirdi ne de herhangi bir rahatsızlığı için hastaneye yattı.
Ancak yaş ilerledikçe insanda beklenmedik sorunlar çıkıyor. Kayınvalidemin de bağırsakları 4 cm2’lik bir tümör nedeniyle tıkandı.
Doktorlar “ameliyat” dedi, hepimizi bir telaş aldı.
Bu yaşta ameliyatı nasıl kaldıracaktı?
Karşımıza, benim Allah’ın görevli olarak dünyaya gönderdiğine inandığım meleklerden biri çıktı; Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Bölüm Şefi Prof. Dr. Cumhur Yeğen...
Ömrüm boyunca birbirinden değerli doktorlar tanımışımdır, sadece uzmanlıklarıyla değil, insanlıklarıyla da yüreğimde taht kurmuşlardır. Bu Allah’ın bana bir lütfu sanki.
Hastane henüz tam kapasiteyle çalışmıyor, açılışı bile yapılmamış. Ancak o görkemli binadaki uzmanlar ve diğer çalışanlar, bakım ve ilgileriyle beni şaşırttı.
Prof. Cumhur Yeğen ve ekibi (Genel cerrahi asistanları Dr. Tolga Özmen, Dr. Sina Makhtare, Dr. Haluk Javadov) bir mucize yarattı.
91 yaşındaki kayınvalidemi bu çok zor ameliyattan 2,5 saatte sağ salim çıkarmayı başardılar. Yoğun bakıma bile ihtiyaç kalmadan, dört gün sonra da evine gönderdiler.
Şimdi kayınvalidem (kendisini gerçekten çok severim) Cahide Algan, “Ameliyat olduğum gün, benim ikinci doğum günüm” diyor. Ve kendisine yeniden hayat veren doktoruna, asistanlarına, tüm cerrahi bölümü hemşire ve bakıcılarına buradan teşekkür etmemi istiyor. Ben de ona verdiğim sözü tutuyorum.
Anadolu yakası, donanımı ve değerli uzmanlarıyla Avrupa düzeyinde bir devlet hastanesine kavuşmuş. Emeği geçen herkesi kutlamak isterim.

Feyza Algan

X