"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Alternatif bir pazardı nitekim

Pazar sıkıcıdır, ama şehir pazar günleri daha da sıkıcıdır. Çünkü hafta içi yoğun bir şekilde çalışıp posası çıkmış aileler, arabalarına atlayıp toplu halde dışarı çıkarlar.

Trafik tıkanır, herkes saatlerce yolda kalır, her şey/herkes üstüne üstüne gelir. Kalabalıktan bunalır, hafta içini mumla ararsın.
Hatta: Pazartesiye bu yüzden bayılmaya başlar, sendrom nehirlerinde boğulmaktan vazgeçersin.
Neyse ki bu pazar ortam değişikti. Alternatif şeyler oldu.
İşte o iki şeyden uzun uzun, hiçbir yerde okuyamayacağınız türden detay tünelleri ve de izlenim kuyuları:

ÖNCE LGBTT ONUR YÜRÜYÜŞÜ

- Lambdaistanbul’un bu yıl dokuzuncu kez düzenlediği, resmi adıyla LGBTT (Lezbiyen, Gay, Biseksüel, Travesti, Transseksüel) Onur yürüyüşü ya da küresel seslenişiyle “pride” kalabalığını Galatasaray civarında yakaladık.
Gerçekten inanılmaz kalabalıktı.
İlk senelerinde çok az sayıda kişinin katılımıyla gerçekleşen yürüyüşe bu yıl 10 bin kişinin iştirak ettiği söyleniyordu.
- Herkesin elinde gökkuşağı bayrakları ve şemsiyeleri vardı. Ve tabii çeşitli sloganlar yazılmış irili ufaklı dövizler.
En çok dikkat çeken slogan elbette şuydu: “Velev ki İbneyiz!”
- Yürüyüş yurtdışındaki benzerleri gibi karnaval havasındaydı. Trampet çalan bir grubun müziği eşliğinde kalabalık uzun uzun dans etti.
Dükkanlarından çıkan esnaflar da onları seyretti.
Hatta kalabalığın içinden geçip yürümek zorunda kalanlar da durup izlemeyi tercih ettiler yürüyüştekileri.
Kısacası ayıplayan, küçümseyen, korkan pek yoktu.
- Elindeki megafonla yürüyüştekileri organize etmeye çalışan bir ses vardı uzaktan duyduğumuz.
Şöyle diyordu:
“Abla, Tünel’e doğru ilerleyin, ön taraflar boş kaldı.”
- Yurtdışındaki onur yürüyüşlerinde ilginç/tuhaf kostümlerle geçit yapana sıkça rastlarsınız.
İstiklal’deki yürüyüşte onlardan çok az vardı.
İstiklal eşcinselleri olabildiğince yalındı, süsten püsten uzaktı.
Önümüzdeki yıl bu yürüyüşe katılıp destek vereceğini Twitter’dan muştulayan Deniz Berdan belki farklı kostümleriyle bu açığı kapatır, kim bilir?
- Esnafın yürüyüşü gülümseyerek seyretmesi olaydan bir şey anlamamasıyla mı ilgiliydi yoksa gerçekten eşcinsellere sempati duymasından mı kaynaklanıyordu? Çözülemedi.
- Kalabalığın gürültüsü, şamatası Tünel Meydanı’nda gece geç saatlere kadar devam etti.
Katılan katılmayan herkesin ortak fikri şuydu: Bu yürüyüşün sonunda bir parti olmalıydı.
Ya da yurtdışında olduğu gibi sadece trampetlerle değil, basbayağı elektronik müzikle ortalık daha da şenlendirilmeliydi.
Yine de, sadece barlara tıkılıp kalan eşcinsellerin böyle yüksek bir katılımla sokakta olması sevindiriciydi.

ŞİMDİ DE PEACE&LOVE PARTİSİ...

- Pride yürüyüşü sonrası soluğu Küçükçiftlik Lunaparkı’nda aldık. Çünkü burada da 46 dergisinin “Peace&Love” konseptli açıkhava partisi mevcuttu.
Aslında parti demek haksızlık olur. Olay butik bir festivaldi. Çünkü öğleden sonra başlayan “Peace&Love”, gece 23.00’e kadar aralıksız sürdü.
Ayrıca Özge Fışkın’dan Redd’e, Can Bonomo’dan Ogün Sanlısoy’a kadar birçok popüler rock isim sahne aldı.
- Ama bir isim vardı ki herkese sürpriz oldu: Selami Şahin!
Şahin sadece tek bir şarkıyı (Seninle Başım Dertte) rock versiyon söyleyip inecekti sahneden.
Ama olmadı, kalabalık öyle bir coştu ki arka arkaya hitlerini sıraladı Selami Şahin.
Şahin’in, Nilüfer’in yaptığına benzer bir rock albümle ortaya çıkması yakındır, şimdiden söyleyeyim...
- Ve Mehmet Turgut! Övgüyü hak ediyor gerçekten. Çünkü organizasyon yapmak, üstelik bu kadar sevilen bir iş çıkarmak zordur.
O gün orada olan herkes ziyadesiyle mutluydu.
Umarım seneye bir kez daha yapılır ve geleneksel hale gelir Peace&Love.

X